ANASAYFA SÖYLEŞİLER BATI TRAKYA'YA LEZZET YOLCULUĞU

BATI TRAKYA'YA LEZZET YOLCULUĞU

Öğretmenin Sesi dergisinin organize ettiği “Batı Trakya’da Geleneksel Türk Yemekleri Tanıtımı ve Yarışması”nda 650 yemek yarıştı.

Türk mutfağını araştırmak, tanıtmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla Batı Trakya’da yayınlanan Öğretmenin Sesi dergisinin organize ettiği “Batı Trakya’da Geleneksel Türk Yemekleri Tanıtımı ve Yarışması”nda 650 yemek yarıştı. Türk kadının marifetli ellerinden çıkan tatlar, insanımızın güler yüzü ve misafirperverliğiyle damaklarda ayrı bir lezzet bıraktı.

Gümülcine, Selanik, İskeçe… Bizim insanımızın yaşadığı Batı Trakya şehirleri. Gümülcine ise Türk nüfusunun en çok olduğu şehir. Nisan ayının son haftası, Gümülcine’de çıkan ve tüm Batı Trakya Türkleri’ne ulaşan Öğretmenin Sesi Dergisi tarafından organize edilen “Batı Trakya Geleneksel Türk Yemekleri Tanıtımı ve Yarışması” için, derginin İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni İlknur Halil’in davetlisi olarak Gümülcine’deydim. Türkiye’den gelen konuklar arasında Kaliteli Yaşam Koçu Haluk Saçaklı ve eşi ile diyet uzmanı Ender Saraç ve eşi de bulunuyordu. Altı saatlik bir otobüs yolculuğundan sonra vardığımız Gümülcine’nde İlknur Hanım’ın çalışma arkadaşları Sevil Hanım ve Taner Bey’in güler yüzlü karşılamasıyla Gümülcine gezimiz başladı. Gümülcine Anadolu kasabalarından birini andırıyor. Yolda, sokakta, tüm tabelalarda Rumca yazıların olmasına rağmen, nüfusunun % 50’sinden fazlasını Türkler oluşturuyor. Yapılar, çevre, yemeklerimiz birbirine çok benziyor. Tek ayrıldıkları nokta, insanımızın güler yüzlülüğü ve misafirperverliği. Sevil Hanım ile Taner Bey’in eşliğinde otelimize vardık. Bir iki saatlik dinlenme molası sonrasında İlknur Hanım ile eşi Rıdvan Bey’le bir araya gelerek, samimi bir tanışma sonrasında gidilen restoranda, T.C. Gümülcine Başkonsolosu Sayın Mustafa Sarnıç ile eşi Esin Sarnıç’ın da katılımıyla enfes bir balık ziyafeti ve keyifli bir sohbet ortamı vardı. -Her ne kadar iki uzman Haluk Saçaklı ile Ender Saraç’ın yanında yediklerimize dikkat etsek de...- Türk ve Yunan kültürüyle harmanlanmış salata çeşitleri, mezeler, ızgara balıklar, Ender Saraç ile Haluk Saçaklı’nın dahi asla ‘hayır’ diyemediği süzme yoğurtlu kayısı tatlısı gecenin finalinde ağızlarda bambaşka bir tat bıraktı.
~
Her şey kültürümüz için...

Ertesi gün yoğun bir tempo içinde olacaktık. Kültürümüzü yaşatmak ve genç nesillere aktarmak amacıyla düzenlenen ve bu yıl ikincisi gerçekleştirilecek “Batı Trakya Geleneksel Türk Yemekleri Tanıtımı ve Yarışması”nın ön elemesi, finali hepsi bir gün içerisinde gerçekleşecekti. Aldığımız ön bilgiye göre Batı Trakya’nın Karasu’dan Meriç’e uzanan Türk köylerinden yarışmaya yoğun bir ilgi vardı. Tam 650 yemek yarışacaktı. Yani, öncesinden bir ön eleme yapılmadığı için tam tamına 650 yemeğin tadına bakılacaktı. Lezzetli ve bir o kadar da zor dakikalar bizi bekliyordu. Otelde sabahın erken saatlerinde yoğun bir hazırlık başladı. Masalar hazırlandı. Köylerden otobüs dolusu, her birinin elinde bir tencere ya da bir tabak bulunan kadınlarımız geldi. Bir köşede Türk el sanatlarının ve mutfak araç gereçlerinin sergilendiği sergi standı hazırlandı. Yöresel kıyafetler içindeki genç kızlarımız konukları karşılamak için kapıda yerlerini aldılar. Her şey Türk kültürünü yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak için hazırdı. Yemekler kategorilerine göre masalara dizildi. Tadım ve işin en zor kısmı olan seçim öncesinde İlknur Halil, etkinliğe yönelik kısa bir konuşma yaptı. Başkonsolosumuz Mustafa Sarnıç’ın konuşmasının ardından Haluk Saçaklı ile Ender Saraç’ın sağlıklı beslenme ve kaliteli yaşam üzerine yaptıkları konuşmaların ardından sıra tadıma geldi. Benimle birlikte, T.C. Gümülcine Başkonsolosu Mustafa Bey’in eşi Esin Hanım, Haluk Saçaklı’nın eşi Canan Hanım, Ender Saraç’ın eşi Benan Hanım, İskeçe Seçilmiş Müft��sü Ahmet Mete’nin eşi Atike Hanım, Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif’in eşi Celile Hanım ve Erol Ahmet’ten oluşan jüri üyeleri kendi aramızda kategorileri paylaştık.
~
Zeytinyağlıdan tatlıya zor seçim…

Kategoriler; zeytinyağlılar/dolmalar/sarmalar, etli yemekler, pilavlar/börekler/pideler, turşular/ salatalar, tatlılar ve farklı lezzetler olmak üzere altı bölümden oluşuyordu. En tatlı kısım bana düştü diye düşünürken, son tadımlara doğru bir hayli zorlandığımı da itiraf etmeliyim. Tatlı kategorisinde çok benzer lezzetler, hatta farklı ellerden çıkan aynı tatlılar vardı. Gül tatlısından kabak tatlısına, keklerden baklavaya, irmikli tatlılardan hamur işi tatlılara hem göze hem de damağa hitap eden sayısız lezzet tatmam için beni bekliyordu. İlk lokma ve sonrasında diğerleri… Seçim yapmak çok zor. Her biri sevgiyle yapılmış birer el emeği… -İtiraf etmeliyim ki, on tatlı tadımından sonra diğer standlara geçip, tuzlu ya da zeytinyağlılardan kaçamaklar yaptım. Ve sonra tekrar görev başı yapıp, yeni tatlı çeşitlerinin tadına baktım.- Kabak tatlısı enfesti. İrmikli tatlılar çok hafif, ağızda yumuşacık bir tat bırakıyorlardı. Kekler ise, bir kek canavarı olarak benim için zaten vazgeçilmezdi. Baklavalar, gül tatlıları, hamurlu tatlılar, farklı tatlı denemeleri, her biri damağımda ayrı bir hoşluktu. Ama gel gelelim birini seçmek zorundaydım ve koca bir tepside “ben buradayım” diyen, hem göze hem damağa hitap eden baklava favorim oldu. Diğer kategorilerde de değerlendirmeler sonuçlandı. Her ne kadar tüm kategorilerden birer birinci seçilse de, etkinliğe katılan kadınlarımız, sevgilerini katarak hazırladıkları lezzetlerle yemek kültürümüze yaptıkları katkıdan dolayı gönüllerimizin birincisi oldu. İşin zor kısmını atlatmış, seçimi yapmıştık. Sırada Gümülcine turu ve İskeçe’ye yapacağımız gezi vardı. Gümülcine ve İskeçe’de Osmanlı’dan günümüze
tarihi mekanları gezdik. Gün boyu tadılan lezzetler, yenilen yemekler, dumanı tüten Türk kahvesi ve sonrası da nereye mi gittik dersiniz?

~
 
Saat gece yarısına doğru soluğu bir Türk restoranı olan ASBA’da aldık. ASBA Ayhan Bey’in işlettiği bir Türk restoranı. Ailesiyle birlikte işletiyor burayı. Tamamen Türk yemekleri var. Ama müşterileri sadece Türkler’den oluşmuyor. Rum müşterileri çoğunlukta. Bol zeytinyağlı bir salata, Ayhan Bey’in spesiyal mezeleri ve kuzu çevirmesine gecenin o saatinde dahi “hayır” diyemedik. Ertesi sabah Başkonsolosumuz Sayın Mustafa Sarnıç ve eşi Esin Hanım’ın konutlarındaki kahvaltı ile güne başladık. Mustafa Bey ile Esin Hanım Gümülcine halkı tarafından çok seviliyorlar. Herkese aynı şekilde, sıcak, samimi ve hoşgörülü yaklaşımlarıyla Türk halkı ile aralarında sıcak bir bağ kurulmuş. Her gittikleri yerde sevgiyle karşılanıyorlar. Tıpkı bizleri konutlarında karşıladıkları gibi. Esin Hanım ile Mustafa Bey, yüzlerinden hiç eksik olmayan gülümsemeleriyle bizleri samimi bir ortamda enfes bir kahvaltı ile ağırladılar. Kahvaltı sonrası Esin Hanım’ın da eşliğinde, İlknur Hanım ile Rıdvan Bey’in evsahipliğinde Kavala’ya doğru yola çıktık. Kavala güzel bir sahil kasabası. Burada Türkler yok. Ama Türk kahvesi var. Bir kahve molası ve sonrasında İlknur Hanım’ın annesi Sayime Teyze’nin Sirkeli köyündeki evinde harika bir sofra. Diyeceksiniz ki hep yemek, hep yemek. Gezilen görülen yerler benim olsun, size yediklerimi anlatayım. Efrahim Amca’nın zeytin ağaçlarından üretilen enfes zeytinyağlı bir salata, asla reddemeyeceğiniz yaprak sarma, tam kıvamında pişmiş kuzu kapama ve mis gibi tereyağı kokan pirinç pilavına kim hayır diyebilir ki? Ayran ve baklava ise anlatılmaz yenilip yutulur cinsten. Her şey çok güzel. Sayime Teyze ile Efrahim Amca’nın muhteşem bahçesinde güneş içimizi ısıtıyor, limon ağaçlarından mis gibi kokusu burnumuzu okşuyordu. Ama her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi Gümülcine gezimizin de bir sonu vardı. Şimdi yola çıkma zamanı. En yakın zamanda tekrar gelmenin sözünü vererek Gümülcine’den ayrılma vakti. Her dakikası dolu dolu, her dakikası ayrı bir lezzet durağı ve her dakikası sıcak sohbetlerle geçen Gümülcine’den tadı damağımızda kalarak ayrıldık. Türk kültürünü ve geleneklerini yaşatmak adına Batı Trakya Türkleri’ne her türlü desteği veren T.C. Gümülcine Başkonsolosu Mustafa Sarnıç ve eşi Esin Hanım’a, İlknur Halil ve eşi Rıdvan Kocamümin’e, Taner Bey’e, Sonnur Bey’e, Sevil Hanım’a ve eşlerine, bizi sevgiyle kucaklayan Sayime Teyze ile Efrahim Amca’ya ve tüm Gümülcine’de yaşayan Türk halkına bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum…


Dereceye giren yemekler
Etli Yemekler kategorisinde Mahlube ile Fatma Hacıhalil, Pilav/Börek/Pide kategorisinde Tavuk Etli Bulgur Pilavı ile Yeliz İsmail, Salata kategorisinde Patates Salatası ile Saliha Abdullah, Tatlı kategorisinde Güllü Baklava ile Ayşe Hasan, Farklı Lezzetler kategorisinde Kaşnika ile Fatma Ahmet birinciliği kazandılar.


Yeniliklerden haberdar olun!

Lezzet’ten sürekli haberdar olmak istiyorsanız e-posta adresinizi girerek kaydolun!