Yılbaşı Hindisi, batı kültüründeki "Şükran Günü" ve "Noel" sofralarından dünyaya yayılan, ülkemizde ise yılbaşı akşamlarının (31 Aralık) simgesi haline gelmiş, fırında bütün olarak pişirilen ihtişamlı bir ana yemektir. Hindi etinin büyük ve bereketli olması, kalabalık aileleri tek bir yemekle doyurabilmesi onu özel günlerin vazgeçilmezi yapar. Türkiye'de genellikle nar gibi kızarmış derisi ve içindeki (veya yanındaki) baharatlı pilavıyla servis edilir.
Hindinin ayrılmaz parçasıdır. Klasik pirinç pilavından farklı olarak içine yenibahar, tarçın, karabiber, kuş üzümü, fıstık ve kestane eklenir. Baharatların sıcaklığı ve kestanenin tatlımsı dokusu, yavan olmaya meyilli hindi etiyle muazzam bir denge kurar.
Hindiyi fırına verirken tepsinin kenarına dizilen sebzelerdir. Bebek patates, havuç, arpacık soğan ve bürüksel lahanası; hindinin akan suyu ve yağıyla pişerek ekstra lezzetlenir. Hem sunumu zenginleştirir hem de etin yanında garnitür olur.
Türk sofrasının geleneksel dokunuşudur. Hindi ağır bir ana yemek olduğu için, yanına soğuk servis edilen zeytinyağlılar çok yakışır. Özellikle vişneli veya kuş üzümlü yaprak sarma, hindinin baharatlı dünyasına uyum sağlar.
Hindinin kurumasını engelleyen "sihirli" dokunuştur. Hindinin pişerken tepsiye bıraktığı lezzetli suyun, biraz un ve tereyağı ile kıvam aldırılmasıyla yapılır. Dilimlenen etlerin üzerine gezdirildiğinde eti yumuşatır ve lezzetini katlar.
Sofrayı ferahlatmak için gereklidir. Et ve pilav ikilisinin ağırlığını kırmak için asiditesi yüksek bir salata şarttır. Ceviz, nar ekşisi, tulum peyniri ve nar taneleriyle hazırlanan yeşil bir salata damağı temizler.
Ağır bir yemeğin üzerine en yakışan hafif tatlıdır. Yılbaşı kış mevsimine denk geldiği için mevsimin yıldızı balkabağıdır. Şerbetli hamur tatlıları yerine, bol ceviz ve tahinle sunulan kabak tatlısı geceyi baymadan bitirmenizi sağlar.
Şunlara da göz atın;