Pazar tezgahlarını ve market raflarını süsleyen kırmızı çilekler, kokularıyla herkesi cezbeder. Ancak her kırmızı meyve, ne yazık ki beklediğiniz o tatlı ve sulu aromayı sunmaya yetmiyor. Çileklerin dalından koparıldıktan sonra olgunlaşma sürecinin tamamen durduğunu bilmek, doğru ürünü seçerken en kritik adımlardan birini oluşturuyor. Birçok tüketici rengine kanıp satın aldığı çileklerin aslında tam olgunlaşmadan toplandığını ancak evde fark edebiliyor. Alışveriş sırasında sadece birkaç saniyenizi ayırarak uygulayacağınız özel test ile en lezzetli çilekleri kolayca ayırt edebilirsiniz.
Çilek satın alırken uygulamanız gereken ilk ve en önemli test, meyvenin renk dağılımını incelemektir. Çileğin en üst kısmında yer alan küçük yeşil yapraklı tacın (çanak yaprak) hemen altındaki bölgeye çok dikkatli bakın. Eğer bu tepe kısmı beyaza veya sarıya çalan açık renkliyse, bu meyve tam olarak olgunlaşmadan erken toplanmış demektir ve muhtemelen ekşi ya da sert çıkacaktır. Gerçekten tatlı, sulu ve olgunlaşmış bir çilek, o yeşil yaprakların tam altından başlayarak en uç noktasına kadar kesintisiz, canlı ve koyu bir kırmızı renge sahip olmalıdır. Kutudaki meyvelerin altını ve üstünü hızlıca süzerek bu renk bütünlüğünü aramak, yanlış alışveriş yapmanızı doğrudan engelleyen en büyük etkendir.
Alışveriş esnasında gözünüz kadar burnunuzu ve dokunma duyunuzu da devreye sokmanız gerekir. Kaliteli bir çileğin üzerindeki yapraklı saplar canlı, parlak yeşil ve taze görünmelidir; kurumuş, solmuş veya kararmış saplar meyvenin günlerdir beklediğini gösterir. İkinci olarak çilek kutusuna yaklaşarak derin bir nefes alın ve kokusunu içinize çekin. Gerçekten lezzetli ve olgunlaşmış bir çilek, dışarıya buram buram tatlı ve karakteristik bir çilek aroması yayacaktır. Eğer kokladığınızda hiçbir koku alamıyorsanız veya sadece plastik kokusu geliyorsa, o çilekler muhtemelen tatsız olacaktır.
Çilekleri seçip eve getirdikten sonra onları korumanın yolu doğru saklama koşullarından geçer. Çileklerin en büyük düşmanı nemdir ve fazla su onların çok hızlı bir şekilde küflenmesine yol açar. Bu nedenle çilekleri hemen tüketmeyecekseniz kesinlikle yıkamadan buzdolabına kaldırmanız büyük önem taşır. Meyveleri geniş, hava sirkülasyonu sağlayan delikli orijinal kaplarında ya da altını havlu kağıtla kapladığınız yayvan bir tabakta muhafaza etmelisiniz. Kağıt havlu, ortamdaki fazla nemi emerek çileklerin birbirine baskı uygulayıp ezilmesini önler ve ömürlerini uzatır.
Çilekleri sofraya getirmeden hemen önce temizlemek, meyvenin dokusunu koruması açısından hayati bir kuraldır. Sadece o an yiyeceğiniz miktar kadar çileği ayırın ve süzgeç yardımıyla soğuk su altında yaklaşık 15 saniye boyunca nazikçe yıkayın. Yıkama işlemini yapraklarını ve saplarını henüz koparmadan gerçekleştirmek, meyvenin içine su kaçıp tadının seyrekleşmesini önler. Yıkama işlemi bittikten sonra çilekleri temiz bir kağıt havlu yardımıyla hafif tampon hareketlerle kurulayabilirsiniz. Kurulama bittikten sonra küçük bir soyma bıçağı yardımıyla yeşil sap kısmını dairesel bir hareketle kesip çıkararak taze çileklerinizi yemeye hazır hale getirebilirsiniz.
Şunlara da göz atın:
Çilek Reçeli Kaç Dakika Kaynatılır?
Tane Tane Çilek Reçeli Yapmanın Püf Noktası Meğer Buymuş
Çilek Reçelinin Köpüğü Alınmazsa Ne Olur?