Bu akşam sofranızda hem geleneksel hem de modern dokunuşların harmanlandığı, iştah kabartan bir ziyafete yer açın. Güne içinizi ısıtacak ferah bir Yayla Çorbası ile başlayarak, damaklarınızı ana yemeğin zengin aromalarına hazırlayabilirsiniz. Ana rolde yer alan fırınlanmış İzmir Köfte, yanındaki tane tane dökülen şehriyeli pilavla buluşarak klasik bir lezzet şöleni sunuyor. Gavurdağı salatasının içindeki ceviz ve nar ekşisi, yemeğin her lokmasında tazeleyici bir çıtırlık katarak dengeyi sağlıyor. Finalde ise hafifliğiyle bilinen muzlu magnolia, tatlı bir kapanış yaparak akşamınızı keyifle noktalamaya aday.
Sofraya yumuşak bir geçiş yapmak için idealdir. Pirinçlerin iyice yumuşadığından emin olduktan sonra yoğurt, yumurta sarısı ve unla hazırladığın terbiyeyi ılıştırarak eklemelisin. Üzerine bol kuru naneyi tereyağında hafifçe yakıp gezdirirsen o karakteristik kokusu tüm evi sarar. Eğer biraz acı seversen içine çok az pul biber de ekleyebilirsin.
Patates ve köftenin muhteşem uyumu! Kızartma derdiyle uğraşmak istemezsen patatesleri ve köfteleri hafifçe yağlayıp fırında önden pişirebilir, ardından salçalı sosu dökerek domates ve biberle süsleyebilirsin. Hem daha hafif hem de çok lezzetli olur.
İzmir köftenin yanına en çok yakışan eşlikçi şüphesiz tane tane dökülen bir pirinç pilavıdır. Pirinçleri önceden sıcak tuzlu suda bekletirsen nişastasını atar ve o arzu ettiğin restoran usulü görünüme kavuşur. Tavuk suyu kullanmak lezzeti iki katına çıkaracaktır.
Ağır yemeklerin yanına sirke ve nar ekşisinin o ferahlatıcı dokunuşu çok yakışır. İnce kıyılmış domates, salatalık, yeşil biber ve bolca ceviz içiyle hazırlayacağın bu salata, sofranın yıldızı olabilir. Sumak eklemeyi ihmal etme!
Ağır bir ana yemekten sonra hafif, sütlü bir tatlı iyi gider. Bebe bisküvisi veya yulaflı bisküvi katmanları arasına hazırlayacağın muzlu muhallebi, mideyi yormadan tatlı ihtiyacını karşılayacaktır. Buzdolabında en az 2 saat dinlendirirsen kıvamı tam oturur.