Simit, Türkiye’nin dört bir yanında sabah kahvaltılarının ve sokak kültürünün vazgeçilmez lezzetlerinden biridir. Dışı altın sarısı ve çıtır, içi ise hafif gözenekli ve tok olan iyi bir simidin sırrı yalnızca pekmez oranında ya da susam kalitesinde değildir. Asıl fark yaratan unsurlardan biri, hatta en önemlisi, simit yapımında kullanılan un türüdür. Yanlış un seçimi, simidin yumuşak, sönük ya da ekmek benzeri bir yapıya bürünmesine neden olabilir.
Simit yapımında en iyi sonucu veren un türü, yüksek protein oranına sahip ekmeklik buğday unudur. Genellikle Tip 650 veya Tip 700 olarak adlandırılan bu unlar, hamurun elastikiyetini artırır. Bu sayede simit pişirme sırasında yayılmaz, şeklini korur ve iç kısmı dengeli şekilde gözeneklenir. Sokak simidinin tok ve doyurucu yapısı bu unlarla elde edilir.
Düşük proteinli pastalık ya da keklik unlar, simit hamuru için yeterli gluten yapısını oluşturamaz. Bu durum, simidin yumuşak, sönük ve ekmek benzeri olmasına yol açar. Öte yandan çok sert ve aşırı yüksek proteinli unlar ise simidin fazla çiğnenen, lastiksi bir dokuya sahip olmasına neden olabilir. Bu nedenle simit için un seçerken protein dengesine özellikle dikkat edilmelidir.
Profesyonel simit ustaları, daha dengeli ve standart bir sonuç elde edebilmek için tek tip un yerine un karışımları kullanmayı tercih eder. Evde simit yapmak isteyenler için de bu yöntem oldukça pratiktir. En yaygın kullanılan oranlardan biri şudur:
Bu karışım sayesinde simidin dışı daha iyi kızar ve çıtırlaşır, iç dokusu ise sertleşmeden kolay parçalanan bir yapı kazanır. Doğru un kullanıldığında üzüm pekmezi banyosu simide daha iyi tutunur, kavrulmuş susam ise aromasını çok daha belirgin şekilde ortaya koyar.
Şunlara da göz atın: