ANASAYFA LEZZET'TEN HABERLER KORONA VİRÜSLE MÜCADELE İÇİN GEREKLİ MİKRO BESİNLER

KORONA VİRÜSLE MÜCADELE İÇİN GEREKLİ MİKRO BESİNLER

Hiçbir yiyecek veya takviye COVID-19/Coronavirus’a yakalanmamızı engellemez ama yapabileceğimiz bir şey mümkün olduğunca sağlıklı beslenmektir.
Korona Virüsle Mücadele İçin Gerekli Mikro Besinler

Hiçbir yiyecek veya takviye COVID-19/Coronavirus’a yakalanmayı engellemez ama yapabileceğimiz bir şey mümkün olduğunca sağlıklı beslenmektir. Ayrıca iyi hijyen uygulamaları, enfeksiyondan kaçınmanın en iyi yollarından biridir. Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı Yıldırım, enfeksiyonla mücadele için gerekli mikro besinler hakkında bilgiler verdi.

COVID-19'a yakalanırsak, bağışıklık sistemimiz onunla savaşmaktan sorumludur. Enfeksiyonla mücadele kabiliyetimiz, vücudumuzun karmaşık katmanlı fiziksel, biyokimyasal ve hücreye özgü bariyerler sistemine bağlıdır. Bu cilt ve saç gibi dış korumamızdan, zararlı mikroplara doğrudan saldıran mikroskobik bağışıklık hücrelerine ve proteinlere kadar uzanır. Diyetinize takviye eklemenin sizi virüsten korumaya veya iyileşmeyi hızlandıracağına dair mevcut bir kanıt yoktur ancak sebzelerden, meyvelerden, tam tahıllardan ve yağsız proteinlerden beslenme, vücuda optimum sağlık için gerekli olan çok sayıda makro ve mikro besin sağlar. Araştırmalar, beslenmenin iyileştirilmesinin optimal bağışıklık fonksiyonunu desteklemeye yardımcı olduğunu göstermektedir. Bağışıklık sisteminin normal işleyişine dahil olan birçok besin öğesi vardır, bu nedenle herhangi bir yiyecek bir diğer yiyecek yerine tavsiye edilmemeli bunun yerine bağışıklık fonksiyonunu desteklemek için sağlık dengeli bir diyetin sürdürülmesi için çeşitli yiyecekler yemek teşvik edilmelidir. Enfeksiyonla mücadele için gerekli mikro besinler şunları içerir: bakır, demir, selenyum ve çinko minerali ile A, B6, B9, B12, C ve D vitamini.

Korona Virüse Karşı Korunmak İçin Hangi Vitaminler Etkilidir?

  • A vitamini: Cilt, solunum yolu ve bağırsaktaki hücrelerin yapısını korur. Enfeksiyona neden olan patojenleri nötralize eden antikorlar yapmaya yardımcı olur. A vitamini yağlı balık, yumurta sarısı, peynir, süt/yoğurt, soya peyniri, fındık, tohum, tam tahıllar ve baklagillerde bulunur. Ayrıca, sebzeler vücudunuzun A vitaminine dönüştürebildiği beta-karoten içerir. Beta-karoten yapraklı yeşil sebzelerde (ıspanak,brokoli vb.) ve bal kabağı, havuç gibi sarı ve turuncu sebzelerde bulunur.
  • B vitaminleri: Özellikle B6, B9 ve B12 bir patojeni tanıdığında vücudunuzun ilk yanıtına katkıda bulunur. Bunu doğal öldürücü hücrelerin üretimini ve aktivitesini etkileyerek yaparlar. Doğal öldürücü hücreler, enfekte olmuş hücrelerin apoptoz adı verilen bir süreç olan birikmesine neden olarak çalışır.
  • B6: tahıllar, baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler, meyve, fındık, balık, tavuk ve ette bulunur. 
  • B9 (folat): yeşil yapraklı sebzelerde, baklagiller, fındık ve tohumlarda bol miktarda bulunur ve ekmek yapımında ununa eklenir.  
  • B12 (siyanocobalamin): yumurta, et ve süt ürünleri gibi hayvansal ürünlerde ve ayrıca güçlendirilmiş soya sütünde bulunur.
  • C ve E vitamini: Vücudumuz bir enfeksiyonla savaşırken oksidatif stres dediğimiz durumla karşılaşır. Oksidatif stres, hücre duvarlarını delebilen ve içeriğin dokulara sızmasına ve iltihaplanmayı şiddetlendiren serbest radikallerin üretimine yol açar. C ve E vitamini hücrelerin oksidatif strese karşı korunmasına yardımcı olur. C vitamini ayrıca nötrofiller, lenfositler ve fagositler de dahil olmak üzere bir bağışıklık tepkisi oluşturmak için özel hücreler üreterek bu hücresel karışıklığın temizlenmesine yardımcı olur.
  • İyi C vitamini kaynakları: portakal, limon, lime, çilek/yaban mersini/ahududu vb. berry grubu meyveler, kivi, brokoli, domates ve kırmızı biber içerir.
  • E vitamini: fındık, yeşil yapraklı sebzeler ve bitkisel yağlarda bulunur.
  • D vitamini: Bazı bağışıklık hücrelerinin enfeksiyona neden olan patojenleri yok etmeye yardımcı olması için D vitaminine ihtiyacı vardır. Maruz kalmanız durumunda virüsün bulaşmasını engellemese de, hastalığın şiddetini azaltabilir ve iyileşmeyi kolaylaştırabilir. D vitaminin çoğunun geldiği yer dışarıdayken güneş ışığı ile cilt altında vücut tarafından üretilmesidir, ihtiyacınız olan tüm vitaminleri ve besinleri sağlayan sağlıklı, dengeli bir diyetin bile yeterli D vitamini sağlaması pek olası değildir. Bununla birlikte, mevcut tedbirler nedeniyle, birçoğumuz daha az sıklıkta dışarı çıkabiliyoruz veya izolasyonda olabiliriz. Pubmed’de yayınlanan 25 çalışmanın derlendiği bir makalede D vitamini takviyelerinin, özellikle de eksikliği olan kişilerde akut solunum yolu enfeksiyonlarına karşı korunmaya yardımcı olabileceği saptanmıştır. Sağlıklı bir D vitamini durumu sağlamak için, tüm yetişkinlerin ve bir yaşın üzerindeki çocukların, 10 mikrogram D vitamini içeren günlük bir takviye alması önerilmektedir. Bir yaşın altındaki tüm bebeklere de günde 500 ml'den fazla takviye edilmiş süt almıyorlarsa, günlük 8.5-10 mikrogram takviye verilmesi önerilmektedir.
  • D vitamini yönünden zengin yiyecekler: Somon, sardalya, alabalık, ringa ve uskumru gibi yağlı balıklar makul miktarda D vitamini içerir. Morina balığı karaciğeri yağı çok fazla D vitamini içerir, ancak hamileyseniz alımı önerilmez. Yumurta sarısı, et, sakatat, mantarlar ve süt az miktarda içerir, ancak bu mevsimlere göre değişkenlik gösterebilmektedir. Margarin, bazı kahvaltılık tahıllar, bebek mamaları ve bazı yoğurtlar eklenmiş D vitamini içermektedir.
  • Bakır, Demir, Çinko, Selenyum
    Bağışıklık hücrelerinin büyümesi için demir, çinko ve selenyuma ihtiyacımız vardır. Demir serbest radikallerin sayısını artırarak patojenleri öldürmeye yardımcı olur. Ayrıca bağışıklık hücrelerinin patojenleri tanıması ve hedeflemesi için gerekli olan enzim reaksiyonlarını düzenler. Çinko ve selenyum da antioksidan görevi görür ve oksidatif stresin yol açtığı bazı hasarları temizlemeye yardımcı olur. Bakır kırmızı ve beyaz kan hücrelerini üretir, vücudun etrafında oksijen taşıyan madde olan hemoglobin oluşturmak için demirin salınmasını tetikler, bağışıklık sistemi için önemlidir. 
  • Demir: Et, tavuk ve balıkta bulunur. Bitkisel demir kaynakları baklagiller, tam tahıllar ve demir ile güçlendirilmiş kahvaltılık tahılları içerir.
  • Çinko istiridye ve diğer deniz ürünlerinde, et, tavuk, kuru fasulye, tofu ve fındıkgillerde bulunur.
  • Selenyum: Fındık (özellikle Brezilya fındığı), et, tahıllar ve mantarlar iyi besin kaynaklarıdır. 
  • Bakır: Fındıkgiller, kabuklu deniz hayvanları, sakatat 

Sonuç olarak; mümkün oldukça vitamin ve mineral alımınızı artırmak için temel besin gruplarının her birinden çeşitli yiyecekler yemeye odaklanın. Genel popülasyon için vitamin ve mineral takviyeleri önerilmese de, bazı istisnalar vardır. Hamile kadınlar, kronik sağlık sorunları olan bazı insanlar ve düzgün bir şekilde yemek yiyemeyecekleri veya çok kısıtlayıcı diyetler uyguladıkları anlamına gelen rahatsızlıkları olan kişiler, belirli takviyelere ihtiyaç duyabilirler. Bu gruplarda yer alan bireylerin doktorlarına danışmaları gerekmektedir. Yüksek oranda damar yoluyla alınan A ve C vitaminleri ile ağızdan alınan yüksek oranda D vitamini baş dönmesi, bulantı ve baş ağrısı gibi ciddi yan etkilere neden olabilmektedir. Daha da endişe verici sonuçlar arasında böbrekler ve karaciğer gibi organlara verilen hasar, olası koma ve hatta ölüm bulunmaktadır.

Diyetin ötesinde koronavirüs karşısında mümkün olduğunca sağlıklı kalmak için alabileceğiniz başka önlemler de vardır. Akciğerinizin enfeksiyonla mücadele yeteneğini geliştirmek için sigara ve alkolü bırakmak, orta yoğunlukta egzersiz yapmak, yeterli uyku almak, sosyal mesafeyi uygulamak ve ellerinizi düzenli olarak sabunla yıkamak.

Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı Yıldırım

Diğer yazılarımıza da göz atın;


Yeniliklerden haberdar olun!

Lezzet’ten sürekli haberdar olmak istiyorsanız e-posta adresinizi girerek kaydolun!