Gaziantep gezimizin ilk lezzet durağında, şehrin simgesi haline gelen baklavayı tatma fırsatı bulduk. İncecik açılan yufkaların arasına bolca Antep fıstığı ve tereyağının eşlik ettiği bu eşsiz lezzeti, İmam Çağdaş’ta denedik. Özellikle havuç dilim baklavasıyla ön planda olan mekan, kendine has atmosferi ve sunumuyla baklava deneyimini daha da özel hale getirdi. GastroAntep yolculuğunda böyle lezzetli bir başlangıç yapmak oldukça keyifliydi.
Gaziantep deyince ilk akıllara gelen baklava; kat kat açılan yufkaların arasında nefis Antep fıstığı, tereyağı ve şerbetle buluşunca çıtır çıtır lezzete ulaşan baklava yolculuğunda durağımız İmam Çağdaş havuç dilim baklava oldu.
Baklavanın birçok çeşidi bulunuyor. Birçok kişiye sorduğumda havuç dilim baklavanın İmam Çağdaş'ta yenmesi önerildi. Bunun üzerine gittiğimizde bizi tarih kokan bir yer karşıladı; tavandaki işlemeler, altın varaklı detaylar oldukça dikkat çekiciydi.
Açık mutfağa sahip olan İmam Çağdaş'ta her ürünün binbir emekle yapıldığını, kebapların şişe dizilirken lahmacunların elle açıldığını ve taş fırından çıktığını görmek ustaların emeklerini gözler önüne seriyordu.
Yukarı kata çıktığımızda bizi daha büyük bir salon karşıladı, ortasında bir avlusu bulunuyordu. Havuç dilim baklava servis edildiğinde çatal ve bıçak yoktu; baklavanın uç kısmında elle tutmak için yağlı kâğıt benzeri bir şey bulunuyordu. Oradan elle tutup yenmesi gerektiğini, usulünün böyle olduğunu söylediler.
Havuç dilimi baklava adını, kesim şeklinin ve dilimlerin yandan görünümünün havuca benzemesinden alır. Klasik baklavada tatlı eşkenar dörtgen (rombus) şeklinde kesilirken, havuç diliminde tepsi daha büyük ve uzun, sivri uçlu üçgen dilimlere ayrılır. Şerbeti, fıstığı ve tereyağı tam yerinde; keşfedilmesi gereken en özel tatlılardan biri olarak yer alıyor.