Akdeniz mutfağının vazgeçilmezi olan fesleğen, keskin kokusu ve ferahlatıcı tadıyla sofraların en sevilen baharatları arasında yer alıyor. Ancak fesleğenin kullanım alanı sadece soslarla sınırlı değil. Çoğu evde saksıda yetişen bu bitkiyi en verimli şekilde değerlendirmek için yapraklarının ne zaman ve nasıl toplandığı büyük önem taşıyor. Özellikle taze fesleğen yapraklarının ısıya maruz kalmadan, servis aşamasında eklenmesi aromasını korumanın en temel sırrıdır. Peki, fesleğen nasıl kullanılır?
Fesleğen denilince akla gelen ilk kullanım yöntemi, dünyaca ünlü İtalyan sosu olan Pesto’dur. Taze fesleğen yapraklarını sarımsak, çam fıstığı, zeytinyağı ve parmesan peyniri ile birleştirerek muazzam bir lezzet bombası hazırlayabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken en önemli nokta, fesleğenleri metal bıçakla doğramak yerine elinizle kopararak veya havanda döverek kullanmaktır. Bu sayede yapraklar kararmaz ve o kendine has yeşil rengini korumaya devam eder. Hazırladığınız bu sosu sadece makarnalarda değil, sandviçlerde ve et yemeklerinin yanında da keyifle tüketebilirsiniz. Taze fesleğen, yemeğin pişme süreci bittikten hemen sonra eklenirse aromasını en üst perdeden hissettirir.
Fesleğenin sakinleştirici etkisinden yararlanmak isteyenler için fesleğen çayı en ideal alternatiflerden biridir. Bir fincan sıcak suyun içerisine 5-6 adet taze fesleğen yaprağı atarak 5-10 dakika demlenmesini beklemeniz yeterlidir. İçerisine bir dilim limon veya bir çay kaşığı bal ekleyerek hem lezzetini artırabilirsiniz. Limonata ya da soğuk detoks içeceklerine eklenen fesleğen farklı bir tat profili oluşturur. Ancak miktar abartılmamalıdır çünkü yoğun aroma baskın gelebilir. Fesleğen yaprakları hafif ezilerek kullanıldığında kokusu daha belirgin hale gelir. Böylece hem görsel hem aromatik açıdan zengin bir sunum elde edilir.
Fesleğen en sık salatalarda ve soğuk tariflerde kullanılır. Taze yapraklar doğranmadan, elle koparılarak eklendiğinde aromasını daha iyi korur. Özellikle domatesli salatalarda ve zeytinyağlı tariflerde güçlü bir lezzet dengesi oluşturur. İnce kıyıldığında soslara tazelik katar. Fesleğen, limon ve zeytinyağı ile birleştiğinde ferah bir aroma ortaya çıkarır. Ancak uzun süre bekletilen salatalarda kararma yapabileceği için servis öncesi eklenmesi önerilir. Böylece hem görüntü hem de lezzet korunur.
Fesleğen sıcak yemeklerde kullanılacaksa pişirme sürecinin sonunda eklenmelidir. Uzun süre yüksek ısıya maruz kaldığında aroması zayıflar. Özellikle makarna sosları, çorbalar ve sebze yemeklerinde ocaktan almaya yakın eklenmesi tavsiye edilir. Kuru fesleğen ise pişirme sırasında kullanılabilir ancak miktar kontrollü olmalıdır. Taze fesleğen, yemeğe hem koku hem de hafif tatlımsı bir aroma kazandırır. Doğru zamanda eklenen fesleğen yemeğin karakterini tamamen değiştirebilir.
Şunlara da göz atın: