ANASAYFA SAĞLIK VE GÜZELLİK CİLDİNİZLE VE RUHUNUZLA DOST GÜL

CİLDİNİZLE VE RUHUNUZLA DOST GÜL

Kokulu Isparta gülünü bilir misiniz? İncecik pembe yaprakları olur. Yumuşacık, katmer katmer. Bu efsanevi çiçeğin cilde olan yararlarını anlatıyoruz bu ay.

Osmanlı hekimlerinin ilacı, saraylı kadınların güzellik sırrı ve aromaterapinin bir numaralı çiçeğidir gül. Bu büyüleyici çiçek kokusunun yanı sıra hem yapraklarıyla bol aromalı lezzetlere imza atmış hem de eczacıların elinde birer iksire dönüşerek çağlar boyu kadınların güzelliklerine güzellik katmış. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Deontoloji kürsüsünden Prof. Dr. Ayten Altıntaş’ın kaleminden bu büyüleyici çiçeğin sırrı: “Gülün tarihi insanlığın tarihinden çok daha eskilere dayanıyor. İnsanlığın tarihini bugün 80 bin yıl olarak düşünürsek, 80 milyon yıl önceki gül çiçeklerinin taşlar üzerindeki imzasını görebiliyoruz. İnanılmaz güzellikteki kokusuyla dünyada 18 bin çeşit gül bulunuyor. Bunların hepsi 150 çeşit “Rosa” adı verilen türden doğmuş.

Benim size anlatacağım gül ise Isparta gülü yani kokulu pembe güller. Çünkü gül deyince kokusunun beyne olan etkisinden bahsediyoruz. Bugün Isparta gülü dediğimiz gül çeşidi "Rosa damascena"dır. İlaç olarak kullanılan da bu güldür. Çünkü bu insanların en eskiden beri kullandığı bir gül çeşidi. Gül, doğası gereği serinletici özelliğe sahiptir. Su ve gül suyunu iki ayrı kap içinde buzdolabında soğuttuğunuzda gül suyunun çok daha fazla serinlik verdiğini fark edeceksiniz. Gül suyunu ısıttığınız da bile yine bir serinlik verdiğini fark edersiniz. Bu özelliğinden dolayı içkiyi fazla kaçıranları ayıltmak için birebirdir gülsuyu. Ayrıca gül reçelinin mide hazmettirici özelliği var. Osmanlı döneminde karaciğer tedavisinde gül reçelinin kullanıldığını hatta günümüzde de Hindistan’da da tedavilere dahil edildiğini görüyoruz. Osmanlı tıp kitaplarında özellikle de İbni Sina’nın kitaplarında gülün adı çok geçiyor.” Kremler, yağlar, losyonlar Gülün sağlığa olan katkısı bir yana cilde de ayrı bir güzellik katıyor. Roma döneminde gül ile yapılan kremler, yağlar dönemin kadınları tarafından çok tüketiliyor. Prof. Dr Ayten Altıntaş bu konuda sözüne şöyle devam ediyor. “Gül, suyuyla, yağıyla harika  bir çiçek. Ancak öncelikle verdiği mesaja bakmak lazım: “Sevgi ve güzellik”. Gülün bütün toplumlarda yarattığı algı bu iki kelimedir. Güzellikten hareketle kadınların tarih boyunca güzellikleri için güle çok şey borçlu olduklarını düşünüyorum. Yapraklarıyla yapılan banyolar, kokusunun büyüleyiciliği, suyuyla ve yağıyla hazırlanan kremlerin onardığı ciltler mükemmel. Saray içinde yaşayan kadınlar bir kere gülün yarattığı etkiyi çok iyi biliyor. Ayrıca bir de gülün kokusu var. Parfüm yapımında kullanılan gül kokusu o kadar çok etkiye sahip ki bu konuda birçok hikaye var. Romalılar döneminde de bütün soylu kadınlar gül kullanıyorlar. Mısır'da yetiştirilen kokulu güller gemilerle Avrupa’ya getiriliyor ve özellikle saray ve çevresinde yaşayan kadınlar bunları, banyolarında, maskelerinde kullanıyorlar. Ama gülü sürekli kullanamıyorlar. Çünkü gül yılda bir kere açıyor ve sadece 2 ay dalında kalıyor. Dolayısıyla ya kurutarak kullanılıyor ya da işleyerek saklıyorlar. Kırışıklıklara birebir Gülün damıtma yoluyla suyu ve yağı çıkarılabiliyor.

İşte bu iki madde cilde müthiş bir ışıltı katan kremlerin ana maddesi. Gülü basit ve etkili olarak maske şeklinde kullanabilirsiniz. Taze gülleriniz varsa onları parmaklarınızla ezip göz kenarlarına veya yüzünüze sürebilirsiniz. Tam bir maske uygulamak istiyorsanız o zaman ufak bir blendere ihtiyacınız olacak. Bir avuç ayıklanmış gülü blendere koyup içine bir yemek kaşığı gülsuyu ekleyip ezin. Gülsuyu ilave etmezseniz macun kıvamına getiremezsiniz. Bu macunu hemen yüzünüze sürüp kurumaya b��rakın. Ne kadar kalsa o kadar iyidir. Bu maskeyi elleriniz için de uygulayabilirsiniz. Gülleriniz kurutulmuş gül ise, bir gece önce yeteri kadar gülsuyu ile ıslatın. Ertesi sabah blenderle parçalayın ve maskeyi uygulayın. Gülleriniz macun haline gelmiyorsa, kuru gülleri gülsuyunun içinde hafifçe pişirin. Gülsuyunu biraz daha fazla koyup küçük bir tencerede ve kapağı kapalı olarak 5 dakikayı geçmeyecek şekilde pişirebilirsiniz. Sonra hemen blendere aktarıp parçalayın ve ılık ılık yüzünüze uygulayın. Göz maskesi göz çevresindeki şişlerin, kızarıklık ve onlara bağlı ağrıların geçmesi için bulunmaz bir ilaçtır. Gülsuyu ise mükemmel bir yüz temizleyicisidir. 100 cc. gülsuyunun içine 5 cc. gliserin ilave edin ve çalkalayın. İşte yüz temizleyiciniz hazır. Yüz temizliğinden sonra en iyi tonik yine gülsuyudur.

Güneşin ve yıldızların etkisi
Bir de gül yağı varki her derde deva. 1 kg organik gülü, 2 litrelik bir kavanoza doldurun. Güllerin üzerine özenle seçilmiş sızma zeytinyağı ekleyin. Yağın her daim gül yapraklarının üzerinde olması için üzerine bir taş yerleştirin. Ve kavanozun kapağını sıkıca kapattıktan sonra güneş gören bir yerde 20 gün bekletin. Kavanozun hiç kıpırdatılmaması gerekiyor. 20 günün sonunda kavanozun içindekini süzün. Yağı temiz bir kavanoza doldurup bir hafta boyunca hiç yerinden kıpırdatmayın. Yağın dibine sulu kıvamlı maddeler birikecek. Bu kısmı yağdan ayırmak gerekiyor. Burası çok önemli. Bir damla suyun dahi yağın içinde kalmaması gerekiyor. Aksi takdirde gül yağı bozulabilir. Bu yağı haftada bir kez cildinize sürüp ne kadar çok uzun süre bekletirseniz faydası çok olur. Gülün sayısız faydasını burada anlatmak çok zor. Mevsiminde bulacağınız organik güllerle yapabileceğiniz o kadar çok şey varki saymakla bitmez. Şimdilik mevsimi olan mayısa kadar beklemelisiniz. Hatta bulabiliyorsanız organik kuru güllerle de cildinize, bedeninize dost çok güzey şeyler hazırlayabilirsiniz.”


Yeniliklerden haberdar olun!

Lezzet’ten sürekli haberdar olmak istiyorsanız e-posta adresinizi girerek kaydolun!