Ramazan sofralarının baş tacı güllaç, bol sütlü ve incecik yapısıyla iftar sonrası en çok tercih edilen hafif tatlıların başında geliyor. Ancak genellikle büyük tepsilerde hazırlanan bu lezzet, her zaman aynı öğünde bitirilemeyebiliyor. Bu noktada israf etmemek adına saklama koşulları da öne çıkıyor. Süt ve mısır nişastası bazlı güllacı saklamak için diğer hamur işlerinden oldukça farklı bir teknik gerekiyor. Doğru yöntem uygulanmadığında tatlının sütü kesilebiliyor veya yapraklar lapa bir kıvama dönüşebiliyor. Peki, güllaç buzluğa konur mu?
Güllaç, doğası gereği yüksek oranda süt içerdiği için buzluğa girmeye en az uygun tatlılar arasında yer alır. Sütün içindeki su molekülleri donarken genleşir ve çözünme aşamasında tatlının dokusunu tamamen değiştirerek hamurlaşmasına neden olur. Güllacı buzluğa koymak, o meşhur hafif ve kat kat ayrılan yapısını kaybetmesine yol açacaktır. Üzeri ceviz, fındık ya da nar ile süslenen güllaçta donma sonrası görsel deformasyon da yaşanır. Özellikle nar taneleri çözülme sırasında renk salar ve tatlıyı sulandırır. Tekrar tüketilebilir olsa da ilk günkü hafif ve ferah lezzeti kaybolur. Bu nedenle dondurma işlemi lezzet açısından önerilmez. Eğer mutlaka saklamanız gerekiyorsa, dondurmak yerine hava almayan kaplarda buzdolabının normal rafında tutmak en sağlıklı seçenektir. Yine de çok zorunlu kalındığında uygulanabilecek özel yöntemler mevcuttur. Tüketeceğiniz kadarını porsiyonlayarak ayrı ayrı kaplara koymakla işe başlamak, lezzet kaybını minimize etmenin ilk kuralıdır.
Buzdolabında saklanan güllaç, genellikle 2-3 gün boyunca tazeliğini koruyabilir. Ancak içerisindeki sütün taze olması ve üzerine eklenen meyvelerin (özellikle nar) bekledikçe asitlenip sütü ekşitmemesi kritik bir detaydır. Eğer güllacın üzerinde sarılaşma, tadında ekşime veya sütün kokusunda bir keskinlik hissediyorsanız, tatlınız bozulmaya başlamış demektir. Saklama aşamasında üzerine mutlaka streç film çekilmeli veya kapaklı cam kaplar tercih edilmelidir. Aksi halde güllaç, buzdolabındaki diğer yemeklerin kokusunu hızla içine çeker. Uzun süreli saklamalarda sütün pirinç ve mısır nişastası tarafından tamamen emilerek tatlının kuruyabileceği de unutulmamalıdır. Eğer artan miktar fazlaysa, en geç 48 saat içinde tüketilmesi tavsiye edilir.
Buzlukta veya buzdolabında bekleyen güllaç, zamanla sütünü çektiği için ilk anki yumuşaklığını kaybeder ve sertleşir. Bu durumu düzeltmek için dondurucuya girmiş veya kurumuş güllacın üzerine bir miktar ılık şekerli süt gezdirerek tatlıyı yeniden "canlandırmak" mümkündür. Ilık süt, güllaç yapraklarının arasına sızarak dokuyu yumuşatır ve tazelik hissini geri kazandırır. Ancak bu işlem sırasında sütün çok sıcak olmamasına dikkat edilmelidir, aksi takdirde tatlı tamamen hamur kıvamına gelir. Servis öncesi yapılan bu küçük müdahale, misafirlerinize yeni yapılmış gibi bir lezzet sunmanızı sağlar. Süslemeleri ise (ceviz, fıstık, meyve) mutlaka servis anında taze olarak eklemelisiniz.
Şunlara da göz atın:
Gelenekten Günümüze Ramazan Tatlıları: Güllaçtan Hurmalı Tatlara