ANASAYFA LEZZETLİ HABERLER MALZEME REHBERİ ÇİKOLATANIN FAYDALARI VE ZARARLARI NELERDİR?

ÇİKOLATANIN FAYDALARI VE ZARARLARI NELERDİR?

Çikolatanın tarihçesi nedir? Çikolatanın faydaları nelerdir, ne işe yarar? Çikolatanın sağlık açısından zararı var mıdır? İşte, çikolatanın tarihçesi, faydaları ve zararları:
Çikolatanın tarihi, yararları ve zararları

Çikolata olağanüstü bir aroma... Peki çikolatanın tarihi hakkında ne kadar bilgiye sahipsiniz? Çikolatanın ham maddesi nedir? Zararları ve yararları nelerdir? Çikolatanın yapım aşamaları, içinde neler olduğu ve tüm detaylı bilgiyi anlatıyoruz. Tatlı yapımında ihtiyaç duyacağınız çikolata temperleme nasıl yapılır yazımıza da mutlaka göz atın.

İnsana en fazla mutluluk veren yiyeceklerin başında gelen çikolata, sıcakken çevreye yaydığı o muhteşem kokuyla büyülüyor. Aşık olma duygusuna benzer bir duygu veren bu tat, efsanevi Maya kültürünün bir mirası. 



Çikolatanın Faydaları Nelerdir?

  • Kakao, içeriğindeki ‘anandamine’ adlı madde sayesinde sinir sistemini uyararak gevşeme ve rahatlama sağlıyor, pozitif düşünmeye yönlendiriyor.
  • Ayrıca aşık olduğumuz zaman beynin salgıladığı moleküle çok benzeyen bir madde üreterek, mutluluk veriyor. 
  • Çikolatanın ana maddesi olan kakao, flavonoid kaynağı. Antioksidan etkili  bu madde, yaşlanmayı geciktiriyor.
  • Çikolatada bulunan bir madde damarlardaki duvar içi sertleşmeyi önleyerek damar tıkanıklığını en aza indirgiyor.
  • Diyet uzmanlarının yaptığı bir araştırmaya göre günde 16 gram çikolata yemek bu hastalıklara yakalanma riskini ortadan kaldırıyor.
  • Çikolatanın içeriğindeki kateşin adlı madde güçlü antioksidanlar içeriyor. Harvard Üniversitesi araştırmacılarına göre çok sık çikolata yiyenler, yemeyenlere oranla ortalama bir yıl daha fazla yaşıyor.
  • Çikolatada bulunan tanin, flor ve fosfat gibi maddeler dişlerin çürümesini önlüyor. Japonya’da Osaka Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre kakao, diş çürüklerini önlemede en yetenekli diş macunlarından bile daha etkili.
  • Çikolata potasyum ile tansiyonu dengeliyor, fosfor ile sinir sistemini uyarıyor, demir ile anemi riskini azaltıyor.
  • Çikolatada bulunan bioflavonoid adlı madde kan dolaşımını hızlandırarak damar içi duvarlarının elastik olmasını sağlıyor ve kılcal damarların çatlamasını önlüyor.
  • Çikolatada bulunan az miktar kolesterol, sağlığımız için zararlı değil. Aksine kakao yağı kötü kolesterolü düşürüyor. Bitter çikolata kolesterol içermiyor.
  • Çikolatanın insana moral vermesinin, insanı mutlu etmesinin bir başka nedeni de, ‘endorfinler’in salgılanmasına neden olması. ‘Endorfinler’, beyinde bulunan doğal uyutuculardır. Dolayısıyla ağrıyı da azaltma etkisi var.
  • Çikolata depresyonu hafifleten mutluluk hormonu ‘serotonin’in düzeyini de yükseltiyor. Adet dönemine yakın, kadınlarda ‘serotonin’ hormonunun düzeyi oldukça düşüyor. Çikolata bu hormonun düzeyini yükselttiği için depresyona da iyi geliyor. Bu nedenle doktorların reçetelerinde de yer alıyor. 



Çikolatanın Tarihçesi

7’ den 70’e hemen herkeste tutku derecesinde bir yeme isteği uyandıran  çikolatanın yolculuğu balta girmemiş tropik ormanlarda başlıyor. Çikolatanın hammaddesi olan kakao ağacı, boğucu sıcakların ve nemli ortamlarda büyüyen ağaçların gölgesinde, denizden 500-800 metre yükseklikteki yerlerde yetişiyor. Yenilebilir çikolatayı kimin bulduğu bilinmiyor. Ancak 1848 yılında J.S. Fry adlı birinin ‘chocolat delicieux e manager’ markasıyla piyasaya bugünkü çikolatanın ilk örneğini çıkardığı biliniyor. İsviçreli fabrikatörler Daniel ve Henry Nestle ilk sütlü çikolatayı ise bundan 25 yıl sonra üretti.


Kaliteli bir çikolatanın içeriğinde en az % 30 kakao bulunmalı. Bu miktar yükseldikçe çikolatanın da kalitesi artıyor. 100 gr bitter çikolata 515 kalori, sütlü çikolata 545 kalori, fındıklı çikolata 543 kalori, beyaz çikolata (içeriğinde kakao bulunmuyor, sadece kakao yağı içeriyor) 537 kalori içeriyor. 100 gr sütlü çikolata 262 mg kalsiyum içeriyor. Aynı miktar bitter çikolatada 300 magnezyum ve 10 gramında 3,3 gr yağ bulunuyor. Sütlü çikolatanın yüzde 44.5’i şeker, yüzde 22’si süt tozu, yüzde 15’i kakao kütlesi, 18’i kakao yağı, yüzde 0.47’si lesitin, yüzde 0.03’ü ise etil vanilindir. 

Çikolata Zararlı Mı?

Uzun yıllar içerdiği yağ miktarı ile kilo aldırdığı, kalp-damar hastalıklarına davetiye çıkardığı şeklinde suçlanan çikolata artık aklandı. Bilim adamlarının mutluluk aşılayan besin olarak adlandırdıkları bu çok sevilen lezzet, sağlığımıza sağlık katıyor.

  • Daima iyi marka çikolataları tüketin.
  • Satın aldığınız çikolatanın etiketini mutlaka okuyun.
  • Çikolatayı ısı ve ışıktan uzak tutmak için daima alüminyum folyoya sararak koruyun.
  • Sütlü çikolatanın dayanma süresi 6-8 ay, bitter çikolatanın ki ise 18 aydır.



Kakao Çekirdekleri Nasıl Çikolataya Dönüşür?

Kakao çekirdeği toplandıktan sonra özenle temizlenip kurutuluyor. Uygun sıcaklıktaki tablalarda kavrulan çekirdekler kırılıp kabuklarından ayrılıyor. Bu aşamadan sonra kakao çekirdekleri 2 kez öğütülüyor. Elde edilen kakao kitlesi, çikolata, kakao yağı ve toz kakao için ayrılıyor. Toz kakao işlemi için tekrar bir öğütme işlemi gerçekleşiyor. Kakao yağı için presleme işlemi yapılıp yağ, kakao zerreciklerinden ayrılıyor. Çikolata yapımı için ayrılan kakao ise öncelikle diğer kakao çeşitleri ile harmanlanıyor. Ardından tekrar öğütülüp inceltiliyor. Çeşidine göre ekstra malzemelerle karıştırılıp kalıplara dökülüyor. Katılaştırıldıktan sonra paketleniyor. 


Eski Dünya‘ya kakao çekirdeklerini Hernando Cortez adında bir İspanyol getirmiş. 1519 yılında Meksika‘ya geldiğinde Aztek Kralı 2. Montezuma ona ‘Xocoltl’ adını verdikleri bir içecek ikram etmiş. Güzel kokulu ancak zehir gibi acı olan bu içeceği Avrupa‘ya götürmüş. Avrupalılar başlangıçta bu içeceği pek sevmemiş. Gerçi tatma şansına sahip olanlar saray mensupları ve saraya yakın olan kimseler. Çok daha sonraları kakaodan hazırladıkları bu içeceği süt, vanilya, tarçın ve balla tatlandırarak farklı bir içecek hazırlamışlar. Bu formülü ilk bulanlar ise keşişler. Uzun yıllar bunun formüllerini sır gibi sakladılar. Ancak iş bilir tüccarlar, Yeni Dünya‘dan getirdikleri kakaoyu Avrupa‘ya yaymak için seferber oldu. 


Çikolata dükkanları açılıp çoğalmaya başladı. Bunlardan ilki 1657 yılında Londra‘da açıldı. Onu kısa sürede Avrupa‘nın belli başlı merkezlerindeki benzerleri izledi. Bugün bildiğimiz çikolata ise Avrupa‘da endüstri devrimiyle birlikte, kakao çekirdeklerini öğüten makinelerin bulunmasından sonra üretilmeye başlandı. Hollandalı Van Houten firması 1828 yılında çekirdeklerden kakao yağını çıkarıp, hoş kokulu, tadı sert olmayan bir içecek yapmayı başardığında, çikolata konusunda gerçek bir devrim gerçekleşmiş oldu. 

Kuvertür Çikolata Yenir Mi?

Kuvertür çikolata, yüksek oranda kakao içeren ve genellikle profesyonel olarak tariflerde kullanılan bir çikolata türüdür. Ancak kuvertür çikolatayı diğer çikolatalar gibi yemek de mümkündür.

Tarihi Geçmiş Çikolata Yenir Mi?

Genellikle sütlü çikolatalar 1 yıl, bitter çikolata 2 yıl, yüksek oranda kakao içeren dark çikolatalar ise 5 yıla kadar tazeliğini korur. Son kullanma tarihinin geçmiş olması, çoğu zaman çikolatanın bozulduğu anlamına gelmez. Eğer tadında ve görünümünde değişiklik yoksa, tarihi geçmiş çikolata yenebilir. Ancak tadında farklılar varsa, yapısı bozulduysa kesinlikte tüketilmemelidir. 


Şunlara da göz atın;


Yeniliklerden haberdar olun!

Lezzet’ten sürekli haberdar olmak istiyorsanız e-posta adresinizi girerek kaydolun!