ANASAYFA SAĞLIK VE GÜZELLİK HİJYENE DİKKAT, BAKTERİ VE MİKROPLARA SON.

HİJYENE DİKKAT, BAKTERİ VE MİKROPLARA SON.

Sağlıklı bir yaşam için bakterilerin en fazla yoğunlaştığı yer olan mutfağımızın çok temiz olması, yiyeceklerin hazırlanmasında belli kurallara uyulması şart. İşte hijyen konusunda bilmeniz gerekenler

Geçtiğimiz on sene içinde enfeksiyon kaynaklı hastalıklardan ölenlerin sayısı dünya çapında büyük oranda artışlar göstermiştir. Hastalık yapıcı mikroorganizmalar vücudumuza gözlerimiz, deri, solunum ve sindirim yoluyla girebiliyor. Bir başka deyişle, her nefes aldığımızda veya ağzımıza attığımız her lokmada küçük de olsa gözardı edilemeyecek derecede hastalık yapıcı bir organizmaya maruz kalma riski ile karşı karşıyayız.

Üretimden tüketime uzanan süreçte hava, su, hayvanlar, insanlar ve kullanılan araç gereçler yoluyla gıdalara bulaşabilen organizmaların tümü zararlı olmayabilir. Bu nedenle gıdalarda oluşan ya da dışarıdan bulaşan organizmaları, hastalık yapanlar ve gıdalarda bozulmaya neden olanlar diye sınıflandırabiliriz.

Hastalıkların başlıca nedenleri arasında; bakteriler (tifo, kolera, basilli dizanteri, brusella), küfler; hepatit, çocuk felci ve deli dana hastalığına yol açan virüsler; amipli dizanteri, giyardiya, bağırsak solucanlarını oluşturan parazitler; deterjan, katkı maddeleri, bitki ilaçlamasında kullanılan kimyasal maddeler ve hayvansal etmenler sayılabilir. Ve bunlar çoğunlukla ağız yoluyla veya temas yoluyla bulaşmaktadırlar. Hasta bir kişiyle sağlıklı insan arasında direkt bir ilişki olmadığında içme suyu da dahil olmak üzere çeşitli besin maddeleri, havadaki tozlar, sinek, böcek gibi hayvansal etkenler hastalık yapıcıların potansiyel taşıyıcıları olabilirler.

Genel olarak temizliğe önem vermek, ellerin sık sık ve doğru şekilde yıkanması hastalık riskini azaltabilir. Etkenin bizzat kendisi (enfeksiyon) veya bulunduğu ortamda ürettiği zararlı maddelerin oluşabilmesi için mikroorganizma ve toksinlerin tüketilen gıdalarda belli bir düzeyle olması gerekir. Çoğu kez pişirme ile bakteriler ve bazı toksinler yok edilebilirler; ancak bazıları sıcağa dayanıklı olduklarından pişirme yöntemi de yeterli olmayacaktır.


İshale dikkat!

Gıdalar yoluyla bulaşan hastalıkların çoğunda ishal vakaları görülür. İshal, genellikle dışkının normalden daha sulu ve günde 3 defadan fazla yapılması halidir. İshalli hastada bağırsak hareketleri artmış, emilim azalmış, dışkı miktarı artmış ve kıvamı bozulmuştur. Aslında ishal zararlı mikropları vücuttan uzaklaştırmak için vücudun kullandığı bir savunma yöntemidir. Genellikle ishale, bulantı, kusma, ateş, karın ağrısı, baş dönmesi, iştahsızlık, halsizlik gibi belirtiler eşlik eder. Bulgular bazen birkaç saat veya birkaç gün içinde düzeldiği gibi, bazen haftalar ya da aylarca sürebilir; hatta ölümle bile sonuçlanan vakalar oluşabilir.

 
Market, kasap, manav, lokanta, pastane ve fabrika gibi yiyeceklerle ilişkisi olan yerlerin ve burada çalışanların hijyen kurallarına uymaları, kontrollerinin ve sağlık taramalarının yapılması son derece önemlidir. Bunun yanı sıra evlerde gıdaların hazırlandığı ve saklandığı yer olarak mutfak, gıda kaynaklı hastalıkların yayılması için ideal bir ortamdır. Hastalık yapan organizmalar taze süt ve çiğ et gibi evde bulanan birçok gıda maddelerinde tespit edilmiştir. Yemek hazırlayan kişilerin yetersiz hijyen uygulamaları, yeterli pişirmeme, yanlış gıda saklama koşulları ya da gıdaların yanlış yöntemlerle hazırlanması, gıda kaynaklı hastalıkların evde yaşayan kişiler arasında yayılmasında en önemli etkenlerin başında gelir. Bu nedenle hepimizin üzerine düşen bazı sorumluluklar ve görevler olduğu inancıyla Dünya Sağlık Örgütü'nce (WHO) gıdalardan kaynaklanan hastalıkları azaltmak, aile-toplum sağlığını korumak amacıyla yayınlanan ve 'tüketicilere altın kurallar' olarak tanımlanan önlemleri sıralayalım.

Altın Kurallar

  • Evimizin her tarafı olduğu gibi mutfağımız da temiz, aydınlık ve havadar olmalı; böcek, sinek vb. zararlıların olmamasına dikkat edilmelidir.
  • Meyve ve sebze gibi gıdaların doğal haliyle tüketilmesi en iyi seçimdir. Ancak, temizliğine ve tazeliğine dikkat edilmelidir. Yapraklı sebzelerin ve salataların dış yapraklarını kullanmayın, yaprakları tek tek yıkayın. Diğer gıdaların ise belli bir işlem uygulamasından sonra tüketimi daha doğrudur. Örneğin çiğ süt yerine pastörize sütün seçilmesi gibi.
  • Besinlerin soğutucuda bile bazı bakterileri üretebileceğini aklınızdan çıkarmayın. Soğutucu ve derin donduruculardan çıkarılan yiyeceklerin son kullanma tarihlerini dikkate alın.
  • Yemek pişirmeden önce mutfakta kullandığınız aletleri, kapları, kesme tahtasını ve mutfak tezgahını sıcak sabunlu su ile yıkayıp durulayın.
  • Pişirilecek gıdalarda pişirme işlemini tam ve kusursuz uygulayın. Mikroorganizmaların ölmesi için gıdanın tüm yüzeyleri en az 70 santigrat derece sıcaklıkta pişirilmelidir.
  • Donmuş et, balık ve tavuğun pişirilmeden önce tamamen çözülmesi sağlanmalıdır. Etleri çözülmesi için asla oda sıcaklığında bırakmayın. Çünkü bakteriler oda sıcaklığında üremek için ideal ortamı bulurlar.
  • Mümkünse buzdolabında, mikrodalga fırında veya soğuk musluk suyu altında çözdürün. Donmuş yiyecekleri buzdolabında çözdürürken, et sularının başka yiyeceklerin üzerine veya buzdolabının raflarına damlamamasına özen gösterin. Bir tabak içinde çözülmeye bıraktığınız yiyeceğin altına fazla suları emmesi için bir kağıt havlu yerleştirin.
  • Gıdaları pişirdikten sonra bekletmeden tüketin.Pişirilmiş gıda oda sıcaklığında bekletildiğinde mikroorganizmaların sayısı artmaya başlar, uzun süreli bekletmelerde bu risk daha da artar. Pişirme sonrası gıdaları hemen tüketmeyecekseniz 60 santigrat derecenin üzerinde veya 10 santigratın altındaki koşullarda saklayın. Sıkça görülen bir yanlış da gıdaların tam olarak soğumadan buzdolabına konmasıdır. Bu durumda gıda gerektiği kadar hızla soğuyamaz ve mikroorganizmalar için de uygun bir ortam oluşturur.
  • Yiyecekleri tekrar tekrar ısıtmak gerekirse yiyeceğiniz oranda yemeği ısıtmaya özen gösterin. Çünkü bakterilerin dayanıklı şekli olan sporlar, pişirme sırasında açılır ve tekrarlanan ısıtıp, soğutma işlemleri sırasında aktif şekle dönüşerek gıda zehirlenmelerine yol açarlar.
  • Düdüklü tencereyle pişirmek hem besin değerinin korunması hem ısı tasarrufu, hem de mikropların ölmesi açısından önemlidir.
  • Çapraz bulaşma denilen riski ortadan kaldırmak için çiğ ve pişmiş gıdaların birbiriyle temas etmemesine dikkat edin. Çiğ gıdaların temas ettiği yüzeyler, bıçaklar ve diğer aletleri iyice temizlemeden pişmiş gıdalarda kullanmayın.
  • Mutfak tezâhları bakterilerin üreyip yayılması için uygun yerlerdir. Bunu önlemek amacıyla tezgâh üstlerini sık sık sabunlu sıcak su ile temizleyip kullandığınız bezleri her gün yıkayıp kaynatın. Mutfak bezleri ve havlular hastalık yapıcı mikropların yaşaması ve büyümesi için ideal bir ortam yarattıklarından, mümkünse bez yerine kağıt havlu kullanın.
  • Gıdaları hazırlarken içme suyu niteliğinde temiz su kullanın. Su ile ilgili kuşkularınız varsa kesinlikle kaynatmadan kullanmayın.
  • Gördüğünüz gibi besinlerin satın alınmasından tüketilmesine kadar olan aşamada bir dizi tedbir var. Elbette en önemlisi direkt temasla bulaşma olduğundan tuvalet ve banyoların da temizliğine dikkat etmelisiniz. Banyolardaki yüksek nem oranı hastalık yapıcı organizmaların yaşaması için ideal bir ortam oluşturur. Banyodaki yüzeylerin sık sık dezenfektanla silinmesi ve kağıt havluyla kurulanması bakterilerin üremesi ve yayılmasını önlemek açısından önemlidir. Bunun yanı sıra kapı kolları, musluklar, anahtarlar, para, toplu taşıma araçlarından ellerimizle bulaşan mikroplar önemli hastalıklara yol açtığından eller sık sık yıkanmalı, ortak havlu yerine kağıt havlu kullanılmalıdır.

 

 


Yeniliklerden haberdar olun!

Lezzet’ten sürekli haberdar olmak istiyorsanız e-posta adresinizi girerek kaydolun!