Pırasa, zambakgiller ailesinden gelen, soğan ve sarımsağın en yakın akrabası olan kışlık bir sebzedir. Mutfakta genellikle "zeytinyağlıların şahı" olarak bilinse de aslında böreklerden çorbalara kadar geniş bir kullanım alanı vardır. Pırasayı diğer soğanlılardan ayıran en büyük fark, yumru oluşturmak yerine uzun, beyaz bir gövde ve geniş yeşil yapraklar üretmesidir.
En belirgin belirtidir. Pırasanın o sert yapısı gidip eline yumuşak, süngerimsi veya dokununca yapışkan (sümüksü) bir his geliyorsa o pırasa vedalaşma vaktine gelmiştir.
Beyaz kısımların sararması veya kahverengileşmesi, yeşil yaprakların ise pörsüyüp koyu kahverengi/siyah bir hal alması bozulma işaretidir.
Taze pırasanın hafif, soğan benzeri ferah bir kokusu vardır. Eğer ekşi, keskin veya çürümüş sebze gibi ağır bir koku geliyorsa kesinlikle tüketmemelisin. Pırasayı kestiğinde katmanların arasından koyu renkli veya yapışkan bir sıvı çıkıyorsa bu, bakteriyel bozulmanın başladığını gösterir.
Bazen dışarıdan sağlam görünse de pırasanın ortası kurumuş veya içi boşalmış olabilir. Bu genellikle bayatlamış olduğunu gösterir; lezzeti kaçmıştır ancak sağlığa zararlı olmayabilir. Yine de dokusu kötüleşmiştir.
Şunlara da göz atın;
Pırasa Hangi Mevsimde Yetişir?