Ramazan ayının o ilk heyecanıyla kurulan iftar sofraları, uzun süreli açlığın ardından vücudu yeniden besinlerle buluşturmanın en hassas olduğu andır. İlk iftarda gözümüzün her şeyi araması çok normal olsa da, yaklaşık 14-15 saat dinlenmiş bir mideye aniden yüklenmek sindirim sorunlarına ve bitkinliğe yol açabilir. Bu nedenle ilk iftar, sadece karnı doyurmak değil, vücudun biyolojik dengesini nazikçe uyandırmak üzerine planlanmalıdır. İftar sofrasında "hızlı" değil, "akıllı" hareket etmek Ramazan'ın geri kalanını daha konforlu geçirmenizi sağlar.
Orucu bir bardak ılık su ve 1-2 adet hurma ile açmak sünnet olmasının yanı sıra bilimsel olarak da en doğru yöntemdir. Hurma, gün boyu düşen kan şekerini doğal yollarla dengelerken, su ise hücrelerin nemlenmesini sağlar. Bu aşamadan sonra mideye "hazırlan" mesajı vermek için 2-3 dakika beklemek idealdir.
İlk iftarda mideyi katı gıdalardan önce sıvı ve sıcak bir başlangıçla uyarmak gerekir. Mercimek, tarhana veya sebze çorbası gibi hafif bir seçenekten sonra mümkünse 10-15 dakikalık bir ara verilmelidir. Bu mola, beynin "doydum" sinyalini almasına yardımcı olur ve ana yemekte aşırıya kaçmanızı engeller.
Ana yemekte ağır salçalı, çok yağlı veya kızartılmış ürünler yerine; fırın, haşlama veya ızgara yöntemleriyle pişmiş yemekler tercih edilmelidir. Tavuk, balık veya az yağlı kırmızı etin yanına mutlaka bolca zeytinyağlı sebze yemeği veya taze bir salata eklenmelidir. Lifli gıdalar, proteinlerin sindirimini kolaylaştırır.
İlk günün heyecanıyla sofraya konan aşırı baharatlı yemekler, asitli içecekler ve ağır şerbetli tatlılar mide yanması ve şişkinliğin baş sorumlusudur. İftardan hemen sonra tatlı yemek yerine, bir-iki saat bekleyip meyve veya hafif bir sütlü tatlı (güllaç gibi) tercih etmek çok daha sağlıklıdır.
Şunlara da göz atın;
Oruç Hurmayla Mı Açılır Zeytinle Mi?