Cezeryenin temel yapısı havucun doğal lifleri ve şekerin yoğunlaştırıcı etkisiyle oluşturulur. Bu nedenle geleneksel tariflerde nişasta ya da un eklenmesine ihtiyaç duyulmaz. Bazı kişiler daha hızlı kıvam almak için bu malzemeleri denemeyi tercih edebilir. Yine de çoğu tarifte özgün tat ve dokuya sadık kalınması önerilir.
Cezerye genellikle havuç, şeker ve ceviz gibi malzemelerle hazırlanır. Bu tarifte nişasta ve un kullanılmadan kıvam sağlanır. Geleneksel yöntemlerle pişirme süreci uzun tutulur. Karışımın yoğunluğu havucun doğal lifleriyle artırılır. Tatlının dokusu bu şekilde korunur. Yöresel tariflere bağlı kalınması tercih edilir.
Bazı modern tariflerde nişasta eklenmesi düşünülür. Kıvamın daha hızlı elde edilmesi hedeflenir. Tatlının daha pürüzsüz olması amaçlanır. Ancak bu yöntem geleneksel olarak kabul edilmez. Lezzetin doğal tadının korunması istenir. Bu nedenle nişasta genellikle dışarıda bırakılır.
Un, cezerye yapımında yaygın olarak kullanılmaz. Hamurumsu bir yapı oluşması istenmez. Tatlının yoğun ama elastik bir dokuya sahip olması beklenir. Bu doku havuç ve şekerle sağlanır. Un eklendiğinde özgün tat değiştirilebilir. Bu yüzden çoğu tarifte un tercih edilmez.
Bazı bölgelerde farklı yöntemler uygulanır. Kıvam artırıcı olarak alternatif malzemeler denenir. Nişasta veya un eklenmiş versiyonlara rastlanabilir. Ancak bu uygulamalar yerel denemeler olarak kabul edilir. Geleneksel reçeteden sapıldığı düşünülür. Bu çeşitlilik kültürel zenginlik olarak görülür.
Cezeryenin ana tarifinde nişasta ve un bulunmaz. Kıvam doğal malzemelerle elde edilir. Lezzetin saf hali korunmak istenir. Modern dokunuşlar kişisel tercihlere bırakılır. Geleneksel yöntemlere bağlı kalınması önerilir. Son seçim damak tadına göre yapılır.
Şunlara da göz atın: