ANASAYFA LEZZET'TEN HABERLER KORONAVİRÜS GEÇİREN KİŞİLER NASIL BESLENMELİ? KORONAVİRÜS SONRASI İÇİN BESLENME ÖNERİLERİ

KORONAVİRÜS GEÇİREN KİŞİLER NASIL BESLENMELİ? KORONAVİRÜS SONRASI İÇİN BESLENME ÖNERİLERİ

Korona virüs geçiren kişiler sonrasında nasıl beslenmeli? Koronayı atlatan kişiler ne yemeli, ne yememeli? Koronavirüsü atlatan kişiler bağışıklığı güçlendirmek için neler yapmalı? Koronavirüs sonrası için beslenme rehberi:
Koronavirüs geçiren kişiler nasıl beslenmeli? Koronavirüs sonrası için beslenme önerileri

Korona virüsü atlatan kişiler nasıl beslenmeli? Korona virüs sonrası beslenme nasıl olmalı? Korona sonrasında neler yapmalı, ne yemeli, ne yememeli? Koronavirüsü atlatan kişiler bağışıklığını güçlendirmek için nasıl beslenmeli? Memorial Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü'nden Uz. Dyt. Aslıhan Altuntaş Koronavirüs sonrasına ilişkin tüm soruları cevapladı. İşte, korona sonrası için beslenme önerileri:


Koronavirüs Hastalığı Sonrası Beslenme 

Koronavirüs hastalığını atlatan bir kişi eski hayatına dönebilmek, kuvvet kazanmak ve hastalıklardan korunabilmek adına beslenmesinde neleri değiştirmelidir? 

Artık koronavirüse yakalanan birinin tekrardan hasta olabileceğini biliyoruz. Dolayısıyla herkesin koşul ne olursa olsun bulaşı yollarına dikkat etmesi ve bağışıklık sistemini güçlendirmesi gerekmektedir. Koronavirüse yakalanıp atlatan kişilerde özellikle akciğerde nem tutabilmek için günlük sıvı tüketiminin minimum 2.5 litre olması çok önemlidir. Diğer sıvılar suyun yerine geçmeyeceği için ve telafisi başka sıvılarla yapılamadığı için sıvı alımını yalnızca su ile yapmak önemlidir. Tekrardan kuvvet kazanabilmek için de bağışıklık sistemini güçlü tutmak gerekmektedir. Bunun dışında bağışıklığı güçlendirmek adına mevsim meyve ve sebzelerinden faydalanmak da zaten hepimizin bildiği en önemli bağışıklık destekleyici beslenme yöntemidir. 


Koronavirüsü yenmiş kişi, neleri tüketmelidir? 

Özellikle bu dönemde tezgâhlarda gördüğümüz bağışıklık açısından oldukça önemli meyve ve sebzeler bulunmaktadır. Bunların başında rengi mor olanlar gelir. Örneğin pancar mucize besin olarak adlandırdığımız en önemli sebzelerimizden biridir. Pancarın içeriğindeki mor rengi veren antosiyaninlerin fazla olması, aynı zamanda folik asidin yüksek değerde bulunması bağışıklık sisteminde ve yaşam döngüsü dediğimiz metilasyon döngüsünde yer aldığı için çok değerlidir. Hazır tezgâhlara geldiği bu dönemde pancar tüketimi çok önemsenmelidir. Çok hafif haşlayarak daha çiğ olarak salatalarda kullanılabilir. Turşusu yapılabilir. “Pancar kvass” adı verilen tarifle günlük sıvı şeklinde şalgam suyuna benzer bir şekilde tüketilebilir. Ancak muhakkak haftada en az 4 gün, mümkünse her gün pancarı sofralarımızda bulundurmalıyız. Bununla birlikte mor havuçlar da tıpkı pancar gibi güçlü antioksidan etkisi olan sebzelerdir. Mor havucu da yine ara öğün olarak normal havuç gibi yiyebilmek mümkün. Salatalara eklenebilir. Tuz miktarı doğru ayarlanarak şalgama çevirip tüketilebilir. Yemeklerin yanında değil de ara öğünlerde tüketilmesini de özellikle tavsiye ediyoruz. 


Koronavirüsü yenmiş kişi neleri tüketmemeli veya uzak durmalıdır? Beslenme alışkanlığı olarak ve besin bazında da önerileriniz neler olur? 

Uzak durulması gereken besinler olarak eğer günlük beslenmemizde basit karbonhidrat dediğimiz; şeker, tatlı, pirinç, beyaz undan yapılan hamur işleri var ise bunları haftada en fazla 3 kere ile sınırlandırmak gerekmektedir.  


Özellikle belirli bir besin grubundan öneriniz olur mu beslenme düzenine katılması açısından? Mesela örnek veriyorum, lifli gıdalar gibi…  

Beslenmeye eklenmesi gereken en önemli besin grubu demek yerine tüm besin gruplarının dengeli alınması önemlidir demek doğru olacaktır. Unutulmaması gerekenler ise probiyotik içeriği zengin olan besinlerdir. Yani yoğurt, kefir ve turşuların tüketimine önem verilmelidir. Örneğin pancar kvassı günlük 1 çay fincanı kadar tüketmek günlük probiyotik ihtiyacını almayı sağlayacaktır. Günlük 1 su bardağı kadar yoğurt ve 1 su bardağı kadar kefiri de günlük beslenmemizde bulundurmak hem kalsiyum-protein dengesine destek açısından hem de içerdiği probiyotiklerin bağışıklığı güçlendirmesi açısından çok değerlidir. Tüm besin gruplarını 4 şekilde ayırarak ilk başta bol renkli ve çeşitli sebze tüketmek, günde 2 porsiyonu aşmayacak şekilde farklı renkte meyveleri tüketmek gerekir. Tahıl grubunda beyaz unlar değil tam tahıllı unlar olması önemlidir. Protein gruplarında günlük ihtiyaç eğer hala enfeksiyon devam ediyorsa yüksektir. Ancak enfeksiyon geçtiyse normal günlük tüketilmesi gereken proteini tüketmek yeterlidir. Protein grubu olarak ise balık önceliktir. Sonrasında hindi eti gelir. Kırmızı et ise haftada en fazla 4 öğünle sınırlandırılmalıdır. Yoğurt ve kefirden de protein desteği alınması gerektiği unutulmalıdır. Son olarak ise en dikkat edilmesi gereken grup yağlar ve şekerlerdir. Yağ olarak özellikle ceviz, fındık, fıstık, zeytinyağı gibi besinlerde sağlıklı yağlar bulunur ve bunlar E vitamini yönünden zengindir. E vitamini de çok kuvvetli bir antioksidandır. Günlük 1 avuç kadar, ortalama 40-50 gramı geçmeyecek şekilde kuruyemiş tüketilebilir. Bunun daha fazlasının ne kadar sağlıklı yağlar da olsa yağ olduğu unutulmamalıdır. Şekerli gıdalarda da her ne kadar pekmezin, balın en doğalı olsa da bu besinlerin basit şeker olduğu unutulmamalı, herhangi bir kronik hastalık yok ise günlük 1 kaşığı miktarı aşılmamalıdır. Ancak genellikle en fazla haftada 2-3 kere kahvaltıda 1’er tatlı kaşığı şeklinde sınırlandırılması gerekir. Tatlı tüketimi seviliyor ise basit şeker tüketmemek ve daha kaliteli besin ögesi almak adına meyveli smoothieler tüketilebilir.  


Koronavirüsü atlatmış bir kişinin enerji verici gıdalara ihtiyacı olduğunu siz de doğrular mısınız? Bu bağlamda enerji verici hangi gıdaları önerirsiniz? Örneğin protein önerir misiniz? Önerdiğiniz gıdaların günlük minimum veya maksimum tüketim oranıyla ilgili sınırlamanız olur mu? 

Enerji verici gıdalar olarak algılanması gerekenler kesinlikle şeker, bal, pekmez, tatlı gibi basit karbonhidratlar değildir. Genel olarak vücutta bir enfeksiyon varsa, halihazırda enfeksiyon sürecinde isek vücudun enerji ihtiyacı artar. Ancak bu enerji ihtiyacının artması demek istediğimiz kadar yemeli ve tüm besinlerden bu enerjiyi karşılamalıyız demek değildir. Burada artması gereken en önemli besin grubu sebzelerdir. Örneğin daha fazla salata tüketilmelidir. 3 öğüne de farklı renkleri içeren sebzelerin koyulması mutlaka gerekir. Meyveler antioksidan lif, vitamin ve mineral açısından çok değerlidir. Ancak aynı zamanda şeker içerdikleri unutulmamalıdır. Meyveler, günde 2 ya da en fazla 3 porsiyon şeklinde (erkeklerde 3, kadınlarda 2 porsiyon gibi…) tüketim limitinde önerilmektedir. Dolayısıyla burada beslenme ihtiyacını artırırken tüketilecek besinler şekerli gıdalar, beyaz undan yapılmış besinler olmamalıdır. Sıvı tüketimini artırmak için şekerli bir komposto gibi şerbetli sıvılar tüketilmemelidir. Protein ihtiyacı enfeksiyon sürecinde artar ancak enfeksiyon atlatıldıysa günlük alınması gereken besin tüketimi yeterli olacaktır. Eğer enfeksiyon sürecinde isek ve halihazırda enerji düşük ise o zaman günde ortalama tüketilmesi gereken örneğin 2 dilim peynir ise, enfeksiyon sürecinde bu miktar 4 dilime çıkabilir. Ya da günlük ortalama kadınlar için 3, erkekler için 5 köfte yeterlidir. Ancak enfeksiyon sürecinde 6-7 köfte miktarına çıkarılabilir. Protein alımı 1-2 porsiyon artırılabilir. En önemli protein kaynakları balık, kefir, yoğurt gibi protein kaynaklarıdır. Kırmızı eti sınırlı tutmakta fayda vardır.  


Koronavirüse karşı C vitamini kullanımını yurt dışında uygulayan uzmanlar olmuştu. Sizin de C vitamini kullanımı öneriniz olur mu? C vitaminini en etkili hangi besinlerden alabilir kişiler?  Günlük tüketim sınırlandırmanız olur mu? 

Koronavirüste en önemli vitaminin D vitamini olduğunu biliyoruz. D vitamini düzeylerinin mutlaka kontrol ettirilerek, düşüklük var ise bunun giderilmesi için gerekli replasman tedavisinin yapılması gerekmektedir. Normal aralıkta ise bile kilogram başına hesaplanacak şekilde D vitamininin takviyesi diyetisyen ya da hekimlere danışılarak muhakkak alınmalıdır. D vitaminini maalesef besinlerden çok fazla alamıyoruz, güneşten alabiliyoruz. Güneşten tabii ki faydalanılabilir ancak çok ciddi bir düşüklük varsa mutlaka hekim kontrolünde takviye yapılması gerekmektedir. C vitamini takviyesi tabii ki önemlidir. Ancak C vitamininde günlük alım düzeyinin üzerine çıkmamak önemlidir. Günlük alım düzeyi ise ortalama 500 miligramdır. Bu miktar günlük sebze ve meyveler düzenli tüketildiğinde zaten alınmaktadır. C vitamininde ise en etkili besinler daha çok turunçgiller diye bilinir ancak yeşil sivri biberin C vitamini içeriği turunçgillerden daha fazladır. Bu nedenle günlük olarak yeşil sivri biberlerden ya da kırmızı acı biberlerden tercih edilebilir.  Gündemdeki diğer takviyeler ise nar kabuğu ekstresi, resveratrol ekstresi ya da çekirdek tozu halinde tüketilmesi ve çinkodur. Ancak bu ürünlerin mutlaka hekime danışılarak, hekim yönlendirmesi ile tüketilmesi önemlidir.  


Koronavirüsü atlatan bir kişi kemik, kas güçlenmesi için neleri tüketmeli?  

Koronavirüs enfeksiyonu sırasında ve sonrasında kas ve eklem ağrıları görülebilmektedir. Bu nedenle bunun için magnezyum desteği düşünülebilir. Ancak en önemli yardımcı yine D vitaminidir. Günlük yoğurt, kefir ve peynir tüketimi unutulmamalıdır. Bu besinler kalsiyum içerikleri yüksek olduğundan kasların kendini toplamasına yardımcı olacaktır. Bununla birlikte günlük protein ve sebze-meyve dengesi doğru sağlanırsa magnezyum içeriği gayet yeterli bir günlük alım yapılmış olur ve kasların toparlanmasını desteklenmiş olur. 


Egzersiz öneriniz olur mu? 

Hastalık sırasında egzersiz yapmak çok önerilmez. Ancak eğer harekete ihtiyaç duyuluyorsa ve ciddi bir kırgınlık yok ise belki günlük 30-40 dakika arası sakin tempolu bir yürüyüş yapılabilir. Kalbi hafif ritme sokacak bir yürüyüş olmalıdır.  


Koronavirüs ile kaybolan tat alma duyusunu tatmin etme için internette çokça aramalar yapılmakta. Ağız tadını getirmek için tetikleyici tarifler, besinler araştırılmakta. Bununla ilgili neler söylemek istersiniz? 

Tat alma duyusunun kaybolması durumu tamamen reseptörlerin kapanması ve iletimin azalmasıyla alakalıdır. Yani aşırı yoğun tat içeren gıdalar tüketildiği zaman bu hissin düzelmesi söz konusu değildir. Hastalık iyileştikçe yavaş yavaş reseptörler düzelecektir. Bu nedenle aromatik şeyler yemeye çalışırken şeker tüketimini yükseltmemekte fayda vardır. Ancak en faydalısı bol sıvı tüketmek ve ağız temizliğine ekstra dikkat etmek olacaktır.


Şunlara da göz atın;


Yeniliklerden haberdar olun!

Lezzet’ten sürekli haberdar olmak istiyorsanız e-posta adresinizi girerek kaydolun!