ANASAYFA LEZZETLİ HABERLER SÖYLEŞİLER GALATAPORT, PEMBE TAVŞANI İLE ÇOK RENKLİ!

GALATAPORT, PEMBE TAVŞANI İLE ÇOK RENKLİ!

İstanbul’un en yeni ve trend mekanlarından Vandal’dan bahsedeceğim size.
Galataport, pembe tavşanı ile çok renkli!

Vandal, özellikle New York sokaklarından esinlenen grafitileri ve birçok sanat eserini aynı çatı altında eğlence ve lezzetle harmanlayan bir restoran bar. 


Amerika’dan sonra Türkiye’ye giriş yapan Vandal’da dekorasyondan menüye hemen her şey sokak kültürüne özgü ve oldukça orijinal.  


Mekan içerisinde devasa bir pembe tavşan heykeli kullanan markanın mottosu da oldukça ilginç; “follow the pink rabbit” (pembe tavşanı takip et)! 


Markanın iddiası ise “pembe tavşan neredeyse iyi yemek, eğlence ve keyif oradadır”


İstanbul’un en prestijli lokasyonlarından biri olarak gösterilen Galataport’ta bulunan şubesinde ağırladığı ünlü isimlerle adını sıkça duyuran Vandal’ın popülerliği her geçen gün artıyor. 


Şef Murat Bozok tarafından güncellenerek lokal damak tadımıza uyumlu hale getirilmiş “New York” menüsü mutlaka tadılmalı. 




Biz ortaya paylaşımlık Dynamite shrimp, Chicken wings, Kaburgalı bun, Nachos chili con carne, Keçi peynir pancar salatası, Pizza şarküteri, Churros, ve San Sebastian cheescake istedik.


Hepsinden de gayet memnun kaldık. 


Marjinal dekorasyonu ve samimi çalışanlarıyla dikkat çeken Vandal’ı en kısa zamanda ziyaret etmenizi öneririm.




İstanbul’un ikonu 29’un eşsiz lezzetlerine rafine dokunuş 


40 yıldan beri İstanbul Boğazı’nın benzersiz manzarasında gastronomik bir yolculuğun kapılarını aralayan 29’un mönüsüne şef Mustafa Otar yenilikçi yorumlar getirdi bu sezon. 


Otar’ın liderliğinde, şef Fırat Yakut ve Mesut Uysal’ın dokunuşları eşsiz bir serüvene dönüşüyor 29’da yenen bir yemeğin keyfini. 


Haute Cuisine’ konseptinde boğazın taptaze lezzetlerini, en iyi malzemelerle, en özenli tekniklerle bir araya getirerek, kusursuz bir deneyime dönüştüren şefler; özellikle Rockefeller Oysters, Tereyağlı Ilık Kereviz, Dana Bonfile Tartar, Trüflü Polente, İstanbul Deniz Mahsülleri Tabağı, Özel Sunumuyla Tandırda Uzun Pişmiş Dana Kaburga gibi alışılmış tatların yepyeni versiyonlarıyla oldukça iddialılar.  




Ufak bir masa başı sohbeti yaptığımız şef Otar; “Mix & Match felsefesinden aldığımız ilham ile 29 menüsüne eşsiz bir yorum getirdik. 


Lokal içerikleri yüksek mutfak teknikleriyle buluşturarak evrensel lezzetleri yerelleştirdik ve ortaya sıra dışı, içinde yaşadığımız çağı kucaklayan bir menü çıktı.


İstanbul Boğazı’nın baş döndürücü manzarasında rafine lezzetlerimizi misafirlerimizle buluşturmak için çok heyecanlıyız.”diye özetledi bu yeni oluşumlarını.




Veni. Vidi. Amavi


Geçen hafta sonu Türkiye’nin en iyi otellerinden biri olan Alaçatı’daki Alavya’da yer alan Amavi restoranın açılışı vardı. 


Yaratıcısı Mert Beyin deyimiyle Akdeniz’in tüm limanlarını dolaşıp Ege’ye demir atmış bir balıkçının güncesini, dar bir patikanın ardından varılan denizlerin engin semalarını temsil eden bir sembol gibi adeta Amavi!


Zeytin ağaçlarının arasında yer alan Amavi, Ege ve Akdeniz’in doğasından, binlerce yıllık deniz kültüründen, zengin lezzetlerden ilham alarak hayalleri süsleyen masaları kuruyor.


Amavi, doğanın, denizin, toprağın verdiği her ürünü özveriyle ve saygıyla işleyerek, bazen aylar süren bekleyişlerin ardından, bazen dalından, tarladan, denizden sofraya direkt ulaşan bir deneyim sunuyor.


Restoranın mutfağının en çok dikkat çeken özelliklerinden biri de dry-aged yani “kuru ve dinlendilirilmiş” balıklar. 


Dry-aged balık tekniğini Türkiye’de ilk kez kullanan mutfak olan Amavi, normal şartlarda %40’ı çöpe giden balıkları en doğru şekilde değerlendiriyor.