Kış aylarında her ürüne ulaşabilmek mümkün olsa da bu durum her zaman çevre dostu değildir. Ocak ayında satılan bazı meyve ve sebzeler, doğal yetişme dönemleri dışında üretildiği ya da çok uzak ülkelerden getirildiği için doğaya ek yük oluşturur. Uzun taşıma mesafeleri ve yoğun kaynak kullanımı, bu ürünlerin ekolojik etkisini artırır. Daha sürdürülebilir bir beslenme için mevsimine uygun, yerel veya dondurulmuş ürünleri tercih etmek en doğru seçimdir.
Yaban mersini yıl boyunca sevilen ve sıkça tüketilen bir meyvedir. Özellikle yoğurt, yulaf ve müsli ile birlikte tercih edilir. Ancak Ocak ayında satın alınan yaban mersinleri genellikle yerel üretim değildir. Bu dönemde marketlerde bulunan ürünlerin büyük bölümü Peru gibi uzak ülkelerden ithal edilir. Uzun mesafelerden taşınmaları hem karbon salınımını artırır hem de çevreye zarar verir. Bu nedenle kış aylarında taze yerine dondurulmuş yaban mersinleri daha çevreci bir seçenektir.
Çilek denildiğinde akla yaz ayları gelse de kışın da raflarda bulunabilmektedir. Ancak Ocak ayında tüketilen çilekler doğal yetişme koşullarında üretilmez. Çoğunlukla İspanya gibi daha sıcak ülkelerden ithal edilirler. Bu üretim sürecinde yüksek miktarda su kullanılması çevresel açıdan olumsuzdur. Ayrıca uzun taşıma süreci, çileğin karbon ayak izini büyütür. Çilek tüketmek isteyenler için en iyi çözüm, yazın dondurulan çilekleri kışın kullanmaktır.
Kuşkonmaz aslında bahar aylarına özgü bir sebzedir. Doğal hasat dönemi Nisan veya Mayıs aylarında başlar. Buna rağmen Ocak ayında da marketlerde kuşkonmaz görmek mümkündür. Bunun nedeni Peru ve Çin gibi uzak ülkelerden yapılan ithalattır. Bu ülkelerde üretim sırasında yoğun su tüketimi yapılır ve ürünler çok uzun mesafeler taşınır. Kış aylarında kuşkonmaz yerine salsify gibi mevsime uygun alternatifler tercih edilebilir.
Kaynak: Chip.de