Evde turşu veya fermente gıda hazırlarken çoğu kişinin ilk başvurduğu sirke veya limon suyu, aslında lakto fermentasyon sürecinin temel mantığından oldukça farklı bir kimyaya sahiptir. Lakto fermentasyon, sebzelerin üzerinde doğal olarak bulunan laktik asit bakterilerinin oksijensiz ortamda şekeri laktik aside dönüştürmesi esasına dayanır. Bu süreçte oluşan laktik asit, zararlı bakterilerin üremesini engellerken gıdaya kendine has o hafif ekşimsi ve ferahlatıcı lezzet profilini kazandırır. Sadece tuz, su ve sebzenin kendi gücüyle gerçekleşen bu dönüşüm, gıdadaki vitamin ve mineral emilimini de maksimum seviyeye çıkarır.
Lakto fermentasyon, adını süreçte başrolü oynayan ve gıdalara şifa katan laktik asit bakterilerinden alan tamamen doğal bir fermantasyon türüdür. Bu yöntemde sebzelerin yüzeyindeki faydalı bakteriler, oksijensiz bir ortamda sebzenin kendi şekerini tüketerek laktik asit üretmeye başlar. Üretilen bu asit ortama doğal bir ekşilik verirken, gıdayı çürütebilecek zararlı mikroorganizmaların yaşamasını imkansız hale getirir. Sirke gibi dışarıdan katılan yapay asitlendiricilere ihtiyaç duymayan bu süreç, gıdanın canlı yapısını ve enzimlerini korur. Böylece kavanozdaki sebze sadece dayanıklı hale gelmekle kalmaz, canlı probiyotiklerle dolu biyolojik bir güç deposuna dönüşür.
Lakto fermente denildiğinde akla gelen en klasik ve dünyaca ünlü örneklerin başında kıyılmış lahana ile yapılan Sauerkraut ve Kore usulü Kimchi gelir. İncecik kıyılan beyaz veya kırmızı lahananın tuzla ovularak kendi suyunu salması sağlandıktan sonra kavanoza bastırılarak sıkıştırılması bu yöntemin en temel uygulamasıdır. Lahananın kendi suyunda oksijensiz kalarak fermantasyona girmesi, ortaya bağırsak dostu ve inanılmaz lezzetli bir garnitür çıkarır. Hiç su eklemeden sadece lahana ve tuz dengesiyle kurulan bu tarif, lakto fermentasyonu evde denemek isteyenler için en garanti başlangıç adımıdır. Pişirilmeden tüketilen bu fermente lahana, kış aylarında tercih edilen muazzam bir tariftir.
Geleneksel sirkeli turşuların aksine lakto fermente yöntemiyle hazırlanan salatalık, havuç, turp ve kornişonlar çok daha yumuşak ve doğal bir ekşiliğe sahip olur. Sebzelerin içindeki çıtırlığı koruyan bu yöntemde hazırlanan %2 ila %3 oranındaki tuzlu su çözeltisi, sebzelerin tamamen suyun altında kalmasını sağlar. Sadece sebzeler değil, soyulmuş sarımsak dişleri de lakto fermente edilerek aromatik, sindirimi kolay ve keskin kokusu hafifletilmiş bir lezzet bombasına dönüştürülebilir. Kavanozun içine eklenecek tane karabiber, defne yaprağı veya taze otlar fermente sebzelerin lezzet katmanlarını zenginleştirir. Doğru ortam sıcaklığında birkaç hafta içinde olgunlaşan bu sebzeler, sofralara hem renk hem de sağlık katar.
Lakto fermentasyon tekniği sadece katı sebzelerle sınırlı kalmayıp acı biber sosları, domates püreleri ve fermente içeceklerin yapımında da sıklıkla kullanılır. Örneğin acı biberlerin sarımsak ve tuzlu suyla fermente edildikten sonra pürüzsüzce çekilmesi, derin aromalı ve mideyi yormayan gurme acı soslar elde etmenizi sağlar. Aynı zamanda şalgam suyu, pancar kvass veya fermente meyve kompostoları gibi içecekler de bu yöntemin sıvı mutfaktaki en şifalı yansımalarıdır. Salatalara, et yemeklerinin yanına garnitür olarak ya da doğrudan sandviçlerin içerisine eklenen lakto fermente ürünler, yemeklere derinlik katar. Mutfakta bu yöntemi alışkanlık haline getirmek, gıda israfını önlerken evde katkısız ve probiyotik açıdan zengin bir beslenme düzeni oluşturur.
Şunlara da göz atın:
Kara Maya Nedir, Ne İşe Yarar?