Tavada nar gibi kızaran, içi hafif ve bulut gibi yumuşacık bir pankek hazırlamak zannedildiği kadar karmaşık formüller gerektirmez. Mutfakta genellikle pürüzsüz hamurların daha başarılı sonuç verdiği düşünülse de pankek hamurunda durum tam tersi bir mantıkla işler. Hamuru hazırlarken un taneciklerinin tamamen erimesi için harcanan fazla çaba, hamur içerisindeki hassas protein dengesini doğrudan etkiler. Çırpma süresi uzadıkça gelişen yapılar, pankekin pişme esnasında kabarmak yerine sertleşmesine ve yassı kalmasına yol açar. İşte tam bu noktada, hamurda bilerek bırakılan minik un topakları pişme sürecinde adeta gizli bir kurtarıcı görevi üstlenir.
Un ve sıvı bileşenler bir araya geldiğinde unun yapısındaki proteinler hızla reaksiyona girerek gluten bağlarını oluşturmaya başlar. Hamurun uzun süre ve yüksek hızda çırpılması, bu gluten bağlarının aşırı gelişmesine ve sertleşmesine neden olur. Aşırı gelişmiş gluten yapısı ise pankekin piştiğinde lastiksi, sert ve ağır bir dokuya bürünmesine yol açar. Hamuru sadece malzemeler birbirine karışana kadar hafifçe çırpmak ve topakları ellememek bu gluten ağının oluşumunu sınırlar. Böylece pankek tavada piştiğinde sertleşmek yerine hafif, yumuşak ve esnek yapısını korumayı başarır.
Pankek hamurundaki kabartma tozu ve karbonat gibi maya ajanları, sıvı ile buluştuğu andan itibaren karbondioksit gazı üretmeye başlar. Hamurun az çırpılması ve içinde küçük un topaklarının kalması, bu oluşan gaz kabarcıklarının hamur içerisinde hapsolmasına yardımcı olur. Aşırı çırpılan pürüzsüz hamurlarda ise bu kıymetli gaz kabarcıkları dışarı kaçar ve hamurun kabarma potansiyeli yok olur. Pişme sırasında o minik topakların etrafında hapsolan hava gözenekleri, pankekin tavada yukarı doğru sünger gibi yükselmesini sağlar. Mükemmel bir yükseklik ve doku için hava kabarcıklarını hamurda tutmak önem taşır.
Pankek hamurunda çiğ duran minik un topakları gözünüzü korkutmasın; çünkü bu topaklar pişme esnasında tamamen yok olur. Isınan tava ile buluşan hamurda, topakların içindeki un nemi emerek yavaşça pişer ve etrafındaki sıvı yapıyla bütünleşir. Pişme süresi boyunca bu topak noktaları pankekin iç kısımlarının nemli kalmasını destekler. Fırından veya tavadan çıkan pankeki kestiğinizde içerisinde hiçbir şekilde kuru un kalıntısına rastlanmaz. Aksine, bu yöntem sayesinde içinin hamurlaşmadan tam kıvamında ve nemli bir şekilde pişmesi garantilenmiş olur.
Kusursuz bir pankek hamuru elde etmek için mikser veya elektrikli çırpıcılar yerine basit bir spatuladan yardım almak en doğru adımdır. Kuru ve sıvı malzemeleri buluşturduktan sonra sadece 10-12 kez hafifçe altüst ederek karıştırmak yeterli olacaktır. Hamuru bu şekilde dinlenmeye bıraktığınızda un tanecikleri sıvıyı kendi kendine yavaşça bünyesine çeker. İyice kızdırılmış hafif yağlı bir tavada pişirilen bu topaklı hamur, her iki tarafı da eşit derecede altın sarısı renge ulaşana kadar pişirilir. Doğru karıştırma ve pişirme tekniğiyle kahvaltı sofralarınıza profesyonel bir şef dokunuşu taşıyabilirsiniz.
Şunlara da göz atın: