Lahmacun yapımı, malzemelerin birbiriyle olan hassas dengesine dayanan bir zanaattır. Kıymanın yağından sebzenin suyuna kadar her bileşen, fırından çıkan o çıtır sonucun kalitesini belirler. Bu bileşenler arasında belki de en çok tartışılanı, harca eklenen salçanın bir hile mi yoksa bir lezzet sırrı mı olduğudur.
Geleneksel bir lahmacun harcında asıl olan, malzemelerin kendi sularıyla pişmesidir. Ancak salça, hem doku hem de tat dengesi açısından önemli rolleri üstlenir.
Sadece domates salçası kullanıldığında, özellikle domatesler mevsim dışı ve soluksa, lahmacun piştiğinde grimsi bir renk alabilir. Biber salçası (özellikle Antep ve Urfa usulünde) lahmacuna o iştah açıcı koyu kırmızı rengi verir. Ancak domates mevsimindeyken, biber salçasına az miktarda domates salçası eklemek daha canlı bir renk elde etmenizi sağlar.
Domates salçası daha çok asidik ve tatlı bir not katarken, biber salçası (acı veya tatlı) harca közlenmiş gibi isli bir derinlik katar. Özellikle Şanlıurfa usulünde biber salçası ve isotun birlikteliği karakteristiktir. Ancak çok acı bir lahmacun hazırlamak istemiyorsanız, domates ve biber salçasını dengeli kullanmaya dikkat edin.
İnce kıyılmış sebzeler ve kıyma bazen birbirinden kopuk durabilir. Az miktarda kullanılan salça, harcın hamur üzerine daha iyi yayılmasını sağlayan bir "tutkal" görevi görür. Salçanın çok sulu tarafını kullanmak yerine, daha koyu kıvamlı kısımlarını kullanmak en iyi sonucu elde etmenizi sağlar.
Eğer yaz aylarındaysanız ve güneşle olgunlaşmış tarla domatesleriniz varsa, birçok usta salça kullanımını minimuma indirmeyi veya hiç kullanmamayı önerir. Çünkü taze domatesin suyu hamuru yumuşatmadan pişmesini sağlayan en doğal nem kaynağıdır. Kışın yapılan lahmacunlarda domateslerin aroması zayıf olduğu için hem lezzeti hem de rengi desteklemek amacıyla mutlaka bir miktar biber ve domates salçası karışımı eklenir.
Şunlara da göz atın;