Ege’nin otantik mutfak mirasını temsil eden yöresel tatlılar arasında, Menteşe yöresinin aromatik lezzetleriyle harmanlanan özel hamur işleri ayrı bir yere sahiptir. Köy evlerinin ocaklarında yüzyıllardır hazırlanan Muğla Saraylısı, kentin sosyal yaşamında unutulmaz anlamlar ve derin simgeler barındırır. Nişan törenlerinde damat tarafının sunduğu tepsinin ortasında parıldayan detay, bu eşsiz tatlının kent dilinde dönüşerek günümüzdeki adını almasını sağlamıştır. Baklava yufkasından farklı bir kalınlıkta açılan hamur ile yerli cevizin buluşması, ısı dengesinin doğru kurulduğu an tam bir lezzet şölenine dönüşür. Şerbet ve fırınlama aşamasındaki hassas zamanlama, tatlının hamurlaşmadan tam kıvamında şerbeti emmesini kolaylaştırır.
Muğla Saraylısı tatlısının mükemmel dokusunu yakalamadaki ilk kritik aşama, hazırlanan beze hamurunun doğru sürelerde dinlendirilmesidir. Belirli büyüklüklerde ayrılan hamurlar nemini kaybetmeden dinlendirildikten sonra nişastanın yardımıyla oklava kullanılarak özenle açılır. Bu aşamada hamurun klasik baklava yufkasına göre biraz daha farklı bir kalınlıkta bırakılması, pişerken katların belirgin kalmasını sağlar. Temiz bir bez üzerine serilen incecik yufka, yörenin zengin topraklarında yetişen taze cevizlerle buluşmaya hazır hale getirilir. Usta ellerde şekillenen hamurun kurutulmadan açılması tatlının kıvamı açısından büyük önem taşır.
Açılan narin yufkanın üzerine Menteşe yöresine özgü yerli ceviz içinin iri parçalar halinde serpiştirilmesi lezzetin ana odağını oluşturur. Temiz bezin kenarlarından tutularak yavaşça yuvarlanan yufka, kısa sürede pürüzsüz bir rulo şeklini alır. Hazırlanan ilk rulo kendi etrafında döndürülüp yuvarlak tepsinin tam merkezine yerleştirilerek geleneksel formun ilk adımı atılır. Diğer hamurlar da aynı titizlikle hazırlanarak merkezdeki rulo etrafında spiral şeklinde sarılmaya devam eder. Bu kıvrımlı yapı, tatlının pişerken çıtırlığını korumasına ve şerbeti eşit olarak hapsetmesine imkan tanır.
Tepsiye dairesel formda dizilen hamurların üzerine, eritilerek süzülmüş ve tüm tortularından arındırılmış bol miktarda sadeyağ gezdirilir. Yağın hamur katları arasına nüfuz etmesi ve lezzetini tamamen çekmesi için fırınlama öncesinde kısa bir süre beklenir. Tamamen yağla harmanlanan tatlı, önceden doğru ısı seviyesine ayarlanmış fırına sürülerek nar gibi kızarana kadar pişirilir. Fırınlama esnasında hamurun içindeki cevizin kokusu salınırken, dış kısımdaki çıtır katmanlar altın sarısı bir renge bürünür. Yüksek ısı kontrolü sayesinde tatlının içi yumuşak, dış yüzeyi ise tam istenen çıtırlıkta kalır.
Fırından çıkan sıcak tatlının üzerine dökülecek şerbetin kıvamı ve ısı dengesi, Muğla Saraylısı'nın başarısını belirleyen en önemli püf noktasıdır. Su, şeker ve az miktarda limon tuzu ile kaynatılan şerbetin sıcaklığı ile fırından çıkan tatlının sıcaklığının tam bir uyum içinde olması gerekir. Şerbet gezdirildikten sonra tatlının hamurlaşmaması ve aromaların iyice süzülmesi için birkaç saat boyunca dinlenmeye bırakılması önerilir. Şerbetini tamamen çeken ve dışı çıtır kalan bu asırlık lezzet, görsel şıklığıyla tüm davet sofralarının odağı olur. Geleneksel yöntemlerle hazırlanan bu nefis tatlı, unutulmaz bir lezzet deneyimi sunar.
Şunlara da göz atın: