Aşılagelmişin aksine, market reyonundan kıyma alırken en pahalı ya da en yağsız seçeneğe yönelmek her zaman en iyi sonucu vermez. Hazırlayacağınız yemeğin türü, fırında mı yoksa tavada mı pişeceği gibi detaylar almanız gereken kıymanın yapısını tamamen değiştirir. Birçok tüketici ambalaj içerisindeki kıymanın rengine odaklanırken, ambalajın koruyuculuk türü ve yapısı gözden kaçırılan en büyük hatalardan biridir. Bunun yanı sıra etikette yer alan et-yağ oranları, pişen yemeğin lezzet lezzetini ve sululuğunu belirleyen en temel kimyasal dengeyi sunar. Reyonda doğru kararı vermek, sadece yemeğin tadını yükseltmekle kalmaz, aynı zamanda bütçenizi ve mutfaktaki zamanınızı da korur.
Hazır kıyma satın alırken dikkat edilmesi gereken ilk ipucu, etikette yer alan yağ ve et oranını pişirilecek yemeğe göre belirlemektir. Izgara köfte veya burger yaparken yağ oranı daha yüksek (örneğin %80 et, %20 yağ) kıymalar tercih edilmelidir; çünkü pişme esnasında eriyen yağ etin kurumasını önleyerek sulu kalmasını sağlar. Ancak kıymayı bir tavada kavurarak sos, taco veya kıymalı makarna yapacaksanız %90 et ve %10 yağ oranına sahip daha az yağlı seçenekler çok daha idealdir. Tavadaki biriken fazla yağı süzmekle uğraşmamak ve yemeğin ağırlaşmasını engellemek için kullanım amacına uygun yağ oranını seçmek ilk adımdır. Bu basit oran takibi, pişirme sonrasında elde edeceğiniz dokuyu tamamen kontrol etmenize yardımcı olur.
Marketlerde kıymalar genellikle strafor tabaklı streç ambalajlarda veya vakumlu şeffaf paketlerde satışa sunulur. Strafor tabakta satılan kıymalar hava ile daha çok temas ettiği ve hava geçirmez olmadığı için kısa sürede tüketilmeli ya da vakit kaybetmeden dondurucuya kaldırılmalıdır. Vakumlu paketler ise hava almadığı için daha uzun bir raf ömrü sunar ancak genellikle büyük miktarlarda satıldığı için tek seferde pişirme ya da porsiyonlayarak dondurma planı gerektirir. Küçük porsiyonlu günlük yemekler için tabaklı paketler pratiklik sağlarken, toplu alışverişlerde vakumlu paketler bütçe tasarrufu sunar. Paketin ambalaj bütünlüğünü kontrol etmek ve yırtık ya da sızıntı olan paketlerden uzak durmak da tazelik açısından bir diğer önemli adımdır.
Paketli kıyma alırken tüketicilerin en çok dikkat ettiği detay renktir; ancak etin rengi her zaman bozulma belirtisi anlamına gelmez. Oksijenle temas eden kıymanın dış yüzeyi canlı parlak bir kırmızı renkte görünürken, paketin iç kısımları oksijensiz kaldığı için daha koyu veya kahverengimsi bir ton alabilir. Bu durum tamamen doğal bir kimyasal reaksiyondur ve etin bozulduğu anlamına gelmez. Ancak paket üzerindeki son tüketim tarihini kontrol etmek ve ette aşırı grileşme ya da yapışkan/sümüksü bir doku oluşup oluşmadığını gözlemlemek tazelikten emin olmanın en garantili yoludur.
Marketlerde veya kasap reyonlarında hazır sunulan kıymaların çekim kalitesi ve etin hangi kısımdan elde edildiği lezzeti doğrudan etkiler. Çok ince çekilmiş kıymalar hamurlaşmaya meyilliyken, orta veya iri çekim kıymalar piştiğinde ağza gelen daha zengin bir et dokusu bırakır. İmkan dahilinde reyon görevlisine veya kasaba kıymanın çekim tarihini ve hangi parça etlerden harmanlandığını sormak en kaliteli ürüne ulaşmanızı sağlar. Taze çekilmiş ve paketlenme tarihi en yakın olan kıymayı seçmek, buzdolabındaki saklama sürenizi de güvenli bir şekilde uzatır.
Şunlara da göz atın:
Sulu Hamburger Köftesi İçin Kıymaya Bir Yemek Kaşığı Eklemek Yetiyor