Hemen hemen her yemeğin yanına yakışan ve sosların temelini oluşturan yoğurt, fermente yapısı nedeniyle canlı mikroorganizmalar barındıran bir gıdadır. Satın alındığı ambalajın kapağı açıldığı andan itibaren dış dünyadaki havayla temas eden yoğurtta bozulma süreci de resmen başlamış olur. Birçok tüketici yoğurdun ekşimesini ya da üzerinde su birikmesini doğal bir süreç olarak görse de, aslında bu durum yanlış saklama koşullarının doğrudan bir sonucudur. Doğru araçları kullanmak, hava geçirmeyen saklama kaplarına yönelmek ve buzdolabı içindeki ısı dalgalanmalarından yoğurdun etkilenmesini önlemek tazeliği korumanın altın anahtarıdır.
Yoğurdun ömrünü uzatmanın en temel kuralı, onun dış dünyadaki hava ile temasını minimum seviyede tutmaktır. Yoğurdu orijinal plastik kabında saklamaya devam ediyorsanız, üzerindeki ince folyoyu tamamen sıyırdıktan sonra kabın kendi plastik kapağını sıkıca kapatmaya özen göstermelisiniz. Eğer yoğurdu evde yaptıysanız daha da etkili bir yöntem olarak, yoğurdu hava sızdırmaz kapaklı cam saklama kaplarına veya kilitli cam kavanozlara aktarmak yoğurdun ekşimesini önemli ölçüde geciktirir. Cam yüzeyler gözeneksiz yapıları sayesinde buzdolabındaki diğer yemeklerin kokularının yoğurda sinmesini de tamamen engeller.
Yoğurt kaplarını buzdolabının kapak raflarında saklamak pratik görünse de, bu durum yoğurdun çok daha hızlı bozulmasına neden olur. Buzdolabı kapağı her açılıp kapandığında bu bölgedeki sıcaklık sürekli değişir ve bu sıcaklık dalgalanmaları yoğurdun içindeki bakteriyel yapıyı bozarak sulanmayı hızlandırır. Yoğurdunuzu saklamak için en ideal yer, buzdolabının orta veya alt raflarının arka kısımlarıdır; çünkü bu alanlar sıcaklığın en kararlı ve soğuk kaldığı noktalardır. Sabit ve düşük sıcaklıkta korunan yoğurtlar, yapısal formunu ve pürüzsüz kıvamını çok daha uzun süre muhafaza edebilir.
Yoğurttan her porsiyon alacağınızda kullanacağınız kaşığın cinsi ve temizliği, ürünün ömrü üzerinde doğrudan belirleyici bir rol oynar. Yoğurt kabına kesinlikle ıslak, kullanılmış veya doğrudan metal kaşık daldırmamalı, bunun yerine tamamen kuru ahşap veya plastik servis kaşıklarını tercih etmelisiniz. Metal kaşıklar yoğurdun asit dengesiyle etkileşime girerek sulanma sürecini hızlandırırken, üzerinde yemek kalıntısı olan kaşıklar ise yoğurda yabancı mikroorganizmalar taşıyarak küflenmeye zemin hazırlar. Her porsiyondan sonra yoğurt yüzeyini düzleştirmek de suyun eşit dağılmasını sağlayarak bozulmayı geciktiren basit ama etkili bir hiledir.
Yoğurt kabını açtığınızda yüzeyde biriken şeffaf sarımsı suyu kesinlikle lavaboya dökmemeli, aksine temiz bir kaşıkla yoğurdun içine geri karıştırmalısınız. Bu sıvı, yoğurdun kurumasını önleyen, kıvamını taze tutan ve besleyiciliğini koruyan son derece değerli doğal bir koruyucudur. Bu suyu dökmek yoğurdun alt katmanlarının hızla kurumasına, çatlamasına ve ekşimesine yol açarak kullanım ömrünü ciddi şekilde kısaltır. Yoğurdu tüketmeden önce kendi suyuyla homojen bir şekilde karıştırmak, yoğurdun ipeksi dokusunu ve ideal nem dengesini her kullanımda korumanızı sağlar.
Şunlara da göz atın: