Tereyağı tavada ısındığında içindeki nem hareketlenir ve bu nem yukarı doğru çıkarak yüzeyde köpüklü bir görüntü oluşturur. Isının etkisiyle süt katıları da bu hareketi takip eder ve köpüğün daha belirgin hale gelmesini sağlar. Bu aşama, tereyağının henüz yanma noktasına ulaşmadığını gösteren doğal bir işarettir. Köpük azaldığında yağın rengi koyulaşmaya ve yanık aroması ortaya çıkmaya başlar.
Tereyağı aslında sadece yağdan oluşmaz. İçinde belirli bir miktar su bulunur. Isıtıldığında bu su buharlaşmaya başlar. Buharlaşan su yüzeye doğru çıkar. Yüzeye çıkarken küçük baloncuklar oluşturur. Bu baloncuklar da köpük olarak görünür.
Tereyağında süt proteinleri yer alır. Isı arttıkça bu proteinler hareketlenir. Yüzeye doğru yükselirler. Yükselirken hava ve su buharıyla birleşirler. Bu birleşme köpük oluşmasına neden olur. Bu yüzden köpük genellikle açık renkli görünür.
Tavada tereyağı ısındıkça sıcaklık hızla yükselir. İçindeki su kaynama noktasına ulaşır. Kaynayan su gaz haline dönüşür. Gaz haline gelen su yüzeye çıkar. Çıkarken köpük tabakası oluşturur. Bu aşama yanmadan hemen önceki evredir.
Isı, tereyağındaki yağ ve suyu birbirinden ayırır. Su yukarı doğru çıkar. Yağ ise tavada kalır. Bu ayrışma sırasında köpük meydana gelir. Köpük genellikle yüzeyde bir tabaka gibi durur. Bu tabaka yanma sürecinden önceki uyarı gibidir.
Köpük aslında bir koruyucu tabaka oluşturur. Yağın doğrudan yüksek ısıyla temasını biraz azaltır. Bu da yanmayı kısa süreliğine geciktirir. Ancak bu durum kalıcı değildir. Isı artmaya devam ederse köpük kaybolur. Sonrasında tereyağı hızla yanmaya başlar.
Köpük tamamen kaybolduğunda su büyük ölçüde buharlaşmış demektir. Geriye saf yağ kalır. Saf yağ çok daha hızlı yanar. Rengi koyulaşmaya başlar. Yanık kokusu ortaya çıkar. Bu aşama yemeğin tadını olumsuz etkileyebilir.
Şunlara da göz atın: