Klasik kek tarifleri arasında yeri her zaman ayrı olan üzümlü kek, doğru lezzet dengesi tutturulduğunda damaklarda unutulmaz bir tat bırakır. Ancak birçoğumuzun evde yaptığı keklerde kuru üzümler ya tencere ve kalıbın dibine çöker ya da pişme esnasında tüm suyunu kaybederek sertleşir. Geleneksel tariflerin en büyük sırrı, kuru üzümleri doğrudan hamura eklemek yerine önceden meyve suyunda dinlendirmektir. Meyve suyunu içine çeken kuru üzümler hem lezzet kazanır hem de pişerken kekin iç nemini koruyarak hamurun süngerimsi, yumuşacık bir kıvam almasına yardımcı olur.
Mükemmel bir üzümlü kek yapmanın en temel ve önemli sırrı, kuru üzümleri önceden lezzetli bir sıvıda bekleterek yumuşatmaktır. Yıkanıp temizlenen kuru üzümler, derin bir kaba alınarak üzerini geçecek kadar portakal veya elma suyu gibi taze meyve sularında yaklaşık 15-20 dakika dinlendirilir. Meyve suyunu sünger gibi emen kuru üzümler yeniden dolgunlaşır ve pişme esnasında kekin kendi nemini çekip hamuru kurutmaz. Bu işlem sayesinde üzümler fırın ısısında yanmaz, sertleşmez ve kekin içinde lokum kıvamında yumuşacık kalır. Aynı zamanda meyve suyunun aroması üzümlere işleyerek kekin genel lezzet profilini üst seviyeye çıkarır.
Meyve suyunda bekletilip süzülen kuru üzümlerin kek harcı içinde dibe batmaması için hafifçe unlanması gerekiyor. Üzerindeki fazla sıvısı alınan üzümlerin üzerine bir tatlı kaşığı un eklenerek tüm meyvelerin ince bir un tabakasıyla kaplanması sağlanır. Bu un kaplaması, üzümlerin hamur içerisinde tutunmasını kolaylaştırır ve pişerken kalıbın tabanına çökmesini tamamen engeller. Yumurta ve şekerin iyice köpürtüldüğü, un ve kabartma tozunun elenerek eklendiği yoğun kek harcına en son bu unlu üzümler dahil edilir. Üzümler ekledikten sonra mikser yerine spatula ile alttan üste doğru nazikçe karıştırmak hamurun sönmesini önler. Bu hassas denge sayesinde kekinizin her diliminde eşit miktarda üzüm dağılımı elde edilir.
Hazırlanan üzümlü kek harcı, yağlanmış ve hafifçe unlanmış kek kalıbına aktarılır. Fırının önceden 170-180 dereceye ısıtılmış olması, kekin aniden kabarması ve içindeki üzümlerin sabit kalması açısından kritik önem taşır. Pişme sürecinin ilk 20 dakikasında fırın kapağının kesinlikle açılmaması, hamurun çökmesini ve nem dengesinin bozulmasını engeller. Meyve suyunda bekletilen üzümler pişme esnasında dışarıya hafif bir buhar vererek kekin içinin nemli ve pamuk gibi kalmasını sağlar. Isı ile buluşan kek altın sarısı bir renk alıp üzeri hafifçe çatladığında pişme süreci başarıyla ilerliyor demektir. Kurutmadan, tam vaktinde fırından almak kekin o kadifemsi yapısını korumanın son adımıdır.
Fırından çıkan üzümlü kek, kalıptan hemen çıkarılmamalı ve oda sıcaklığında yaklaşık 10-15 dakika dinlenmeye bırakılmalıdır. İlk sıcaklığı geçen kek kalıbından kolayca ayrılır ve servis tabağına ters çevrilerek alınır. Dinlenme esnasında meyve suyundan gelen aroma ve kekin kendi iç nemi tamamen bütünleşir ve kekin dilimlenirken dağılması önlenir. Üzerine isteğe bağlı olarak hafifçe pudra şekeri serpilerek görsel bir şıklık ve lezzet dokunuşu kazandırılabilir. Dilimlendiğinde içi nemli kalan, üzümleri dibe çökmemiş ve yumuşacık dokusuyla göz dolduran bu kek çay saatlerinin yıldızı olur.
Şunlara da göz atın: