Kayseri mutfak kültürünün dünyaca ünlü lezzetlerinden biri olan yağlama, hamur işi ve etin muazzam uyumunu sofralara taşıyan eşsiz bir tariftir. Şebit adı verilen ince hamurların tek tek pişirilmesi ve aralarına bol lezzetli kıymalı harç serilmesiyle hazırlanan bu yemek, damaklarda unutulmaz bir tat bırakır. Yapımında kullanılan hamurun yumuşaklığı ve iç harcın tam kararında pişmesi, orijinal lezzeti yakalamanın en temel sırları arasında yer alır. Her katına sürülen sos, şebit ekmeklerinin sosu tamamen emmesini sağlayarak benzersiz bir doku oluşturur.
Nefis bir Kayseri yağlaması hazırlamanın ilk adımı, kaliteli ve taze malzemeleri mutfak tezgahında bir araya getirmektir. Hamurun o yumuşacık yapısını elde etmek için buğday unu, tuz, kuru maya, küp şeker, ılık su, zeytinyağı ve sulu yoğurt kullanılır. Kıymalı harç için ise kaliteli kıyma, kuru soğan, domates, yeşilbiber, domates salçası, biber salçası, zeytinyağı ile karabiber, kırmızı toz biber ve tuz tercih edilir. Malzemelerin tazeliği ve uyumu, yemeğin nihai lezzetini doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alır. Doğru hazırlanmış bir malzeme listesi ile işe başlamak, adım adım kusursuz bir sonuca ulaşmanızı kolaylaştırır.
Kayseri yağlamasının temelini oluşturan o meşhur yumuşacık şebitleri hazırlamak için geniş bir kabın içerisine buğday unu alınır ve ortası havuz gibi açılır. Açılan havuza küp şeker, ılık suyla kabartılmış kuru maya, zeytinyağı, tuz ve sulu yoğurt eklenerek karıştırılır. Üzerine azar azar ılık su ilave edilerek ele yapışmayacak yumuşak bir hamur elde edilene kadar özenle yoğrulur. Kıvamını alan hamurun üzeri kapatılarak oda sıcaklığında, kendi hacminin yaklaşık iki katına çıkana kadar dinlenmeye bırakılır. Mayalanma sürecinin tamamlanmasının ardından hamur avuç içi büyüklüğünde eşit bezelere ayrılır ve üzeri bezle örtülerek bir süre daha dinlendirilir. Bu aşama, şebitlerin açılırken esnekliğini korumasını ve pişerken sertleşmemesini sağlayan en önemli püf noktasıdır.
Dinlenen hamur bezeleri hafifçe unlanmış zemin üzerinde merdane veya oklava yardımıyla teker teker incecik açılır. İdeal kalınlık ve çapta açılan yufkalar, önceden kızdırılmış sac ocakta veya büyük bir tavada yapışmayacak şekilde önlü arkalı pişirilir. Yufkaların yüzeyinde hafif kahverengi benekler oluştuğunda pişirme işlemi tamamlanmış olur; bu aşamada ekmeklerin kurumaması için pişirme süresi kısa tutulmalıdır. Kayseri mutfağında "şebit" olarak adlandırılan bu pişmiş yufkalar, sırasını beklerken yumuşaklığını kaybetmemesi için hemen nemli bir bezin altına alınır. Bez altında biriken kendi buharı, şebitlerin kıvrılabilir ve esnek kalmasını sağlar. Diğer tüm bezeler bitene kadar aynı işlem büyük bir titizlikle tekrarlanır.
Yağlamanın lezzetini zirveye taşıyan sulu kıymalı harç için derin bir tavada kıyma zeytinyağı ile hafifçe sotelenir. Ardından incecik doğranmış kuru soğanlar eklenerek kavurma işlemine devam edilir. Soğanlar yumuşayınca yeşilbiber, domates salçası ve biber salçası sırasıyla tavaya dahil edilerek kokusu çıkana kadar kavrulur. Sonrasında rendelenmiş taze domatesler, karabiber, kırmızı toz biber, tuz ve azar azar su ilave edilir. Harç kısık ateşte birkaç dakika pişirilip özleştikten sonra sos kıvamını alarak ocaktan indirilir. Harcın sulu yapıda kalması, şebit ekmeklerinin sosu tamamen çekmesi ve yumuşaması açısından kritik bir detaydır.
Geniş bir kaba serilen ilk şebit ekmeğinin üzerine hazırlanan sıcak kıymalı harçtan dökülür ve tüm yüzeye eşit şekilde yayılır. Tüm şebitler bir sıra kıymalı harç ve bir sıra şebit olacak şekilde üst üste titizlikle dizilerek yağlama kulesi oluşturulur. En üstte kalan şebitlerin kurumaması ve lezzeti eşit emmesi için alttaki ve üstteki şebitlerin yerleri nazikçe değiştirilir. İşlem tamamlandıktan sonra kat kat dizilen Kayseri yağlaması bıçakla dört eşit parçaya kesilerek üçgen dilimler haline getirilir. İsteğe göre üzerine gezdirilen sarımsaklı ya da sade yoğurt ile sıcak olarak servise sunulur.
Şunlara da göz atın: