Şeftali, tarladan ve ağaçtan toplandıktan sonra da olgunlaşmaya devam edebilen, klimakterik adı verilen özel bir meyve grubuna dahildir. Ancak nakliye ve depolama süreçlerinde zarar görmemesi adına üreticiler tarafından genellikle tam olgunluğa erişmeden, sertken hasat edilirler. Bu durum, eve getirdiğiniz şeftalilerin o arzuladığınız tatlı ve sulu kıvamdan uzak, ekşi ve lifli olmasına yol açar. Doğru ambalajlama ve oda sıcaklığı dengesi sayesinde, satın aldığınız en sert şeftaliyi bile kısa sürede olgunlaştırabilirsiniz.
Sert şeftalileri en doğal ve en kusursuz şekilde yumuşatmanın en etkili yolu, onları sıradan bir kahverengi kese kağıdının içine yerleştirmektir. Şeftaliler, tıpkı elma ve muzlar gibi olgunlaşma aşamasında çevrelerine doğal olarak etilen gazı salgılarlar. Meyveleri kese kağıdına koyup ağzını gevşekçe kapattığınızda, bu uçucu gaz torbanın içinde hapsolur ve şeftalinin kendi salgısıyla çok daha hızlı olgunlaşmasını tetikler. Bu işlem için asla naylon veya plastik poşet kullanmamalısınız; çünkü plastik torbalar gazın yanı sıra nemi de hapsederek meyvelerin olgunlaşmadan hızla çürümesine ve küflenmesine yol açar. Kese kağıdını oda sıcaklığında, doğrudan güneş ışığı almayan serin bir tezgah üzerinde bekletmek sürecin sağlıklı ilerlemesi için temel kuraldır.
Eğer zamanınız kısıtlıysa ve şeftalilerinizin bir gün içinde tamamen ballanıp tatlanmasını istiyorsanız, kese kağıdının gücünü bir meyve ile artırabilirsiniz. Şeftalilerin yanına torbanın içerisine olgun bir muz veya elma eklemek, ortamdaki etilen gazı miktarını bir anda zirveye çıkarır. Muz ve elma, bitkisel dünyada en agresif etilen gazı üreticileri oldukları için yanlarındaki sert şeftalilerin hücre çeperlerini hızla yumuşatarak şeker oranını artırır. Bu yöntemi uygularken torbayı her 24 saatte bir açıp kontrol etmeli, meyvelerin aşırı yumuşayarak birbirini ezmesini önlemelisiniz. Doğanın bu muazzam kimyasal dayanışması, sert meyveleri en kısa sürede mükemmel kıvama ulaştıran en profesyonel hiledir.
Şeftalilerin olgunlaşma sürecinde zarar görmemesi ve üzerinde kahverengi çürük lekelerinin oluşmaması için onları yerleştirme biçiminiz büyük önem taşır. Şeftaliler kesinlikle alt kısımları (yani sivri uçları) üzerine değil, sap kısmının bulunduğu geniş üst alan yani "omuzları" üzerine dizilmelidir. Şeftalinin omuz bölgesi, meyvenin ağırlığını en dengeli şekilde taşıyabilen ve baskı noktalarında ezilmeyi önleyen en dayanıklı kısmıdır. Ayrıca meyveleri kese kağıdında veya tezgahta saklarken birbirlerine çok sert şekilde temas etmemelerine, aralarında hafif bir nefes boşluğu kalmasına özen gösterilmelidir. Meyvelerin olgunlaşıp olgunlaşmadığını anlamak için asla parmaklarınızla sertçe sıkmamalı, sadece sap kısmından hafif bir dokunuşla esnekliğini kontrol etmelisiniz.
Kese kağıdından yükselen o baş döndürücü, tatlı şeftali kokusu meyvenizin tam olarak olgunlaştığının ve yemeye hazır olduğunun en büyük kanıtıdır. Olgunluğa ulaşan şeftalileri eğer hemen tüketmeyecekseniz, bu aşamadan sonra onları mutlaka buzdolabına aktarmanız gerekir. Buzdolabının soğuk havası, şeftalinin olgunlaşma mekanizmasına adeta bir fren uygulayarak meyvenin bozulma sürecini birkaç gün boyunca başarıyla yavaşlatır. Ancak şeftalileri buzdolabında çok uzun süre (bir haftadan fazla) tutmak, meyvenin içindeki suyun kurumasına ve dokusunun unsu (kumsu) bir hal almasına neden olur. En sonuç için buzdolabından çıkardığınız olgun şeftaliyi yemeden önce oda sıcaklığına gelmesi için 15 dakika bekletmeniz, aromaların tamamen canlanmasını sağlayacaktır.
Şunlara da göz atın:
Şeftali Yıkarken Yapılan Hata: Meğer Yıllardır Yanlış Yapıyormuşuz