Mutfaklarımızda nesillerdir aktarılan ve özellikle Trakya bölgesinde imza lezzetlerden biri kabul edilen akıtma, akışkan kıvamlı hamuruyla en pratik kahvaltılık alternatiflerindendir. Ancak modern mutfaklarda krep ile aynı kategoriye konulması, akıtmanın kendine has o geleneksel hazırlanış yöntemlerinin unutulmasına yol açıyor. Göz göz olan arzu edilen o delikli yapının temelini maya oluşturuyor. Hamurun sıvı dengesinden tavanın sıcaklığına kadar her aşama titizlik gerektirirken, seçilen kabartma yöntemi de lezzetin finalini doğrudan belirliyor.
Gerçek ve geleneksel bir akıtma hazırlamak istiyorsanız, hamur harcına eklenecek az miktarda maya bu lezzetin asıl kimliğini oluşturur. Mayalı akıtma hamuru, sıvıların ve unun homojen bir şekilde karıştırılmasının ardından ılık bir ortamda dinlenmeye bırakılarak içeride gaz kabarcıklarının oluşmasını sağlar. Bu süreç sayesinde hamur tavaya döküldüğü an yüksek ısıyla birleşerek üzerinde minik minik delikler, yani gözler oluşturmaya başlar. Mayanın hamura kazandırdığı o hafif ekşimsi kokusu ve süngerimsi doku, akıtmayı, kreplerden ayıran en büyük farktır. Sosları ve eritilmiş tereyağını içine mükemmel bir şekilde çeken bu gözenekli yapı, kahvaltılarda lezzet yoğunluğunu en üst seviyeye taşır.
Mutfakta uzun süre bekleyecek vakti olmayanlar için karbonat veya kabartma tozuyla hazırlanan mayasız akıtma yöntemi harika bir kurtarıcıdır. Dinlenme aşamasına ihtiyaç duymadan, malzemeler çırpılır çırpılmaz doğrudan pişirme aşamasına geçilebilen bu yöntem pürüzsüz bir doku üretir. Mayasız hazırlanan hamurlar, tavada daha düz, ince ve esnek bir tabaka oluşturarak hızlıca servis edilmeye hazır hale gelir. Mayanın o karakteristik kokusundan hoşlanmayanlar ya da ani gelen misafirler için pratik bir alternatif arayanlar bu hızlı tekniği sıklıkla tercih eder. Dokusu daha sıkı olsa da, sıcak tavayla buluştuğunda yumuşaklığından ödün vermeyen bu yöntem mutfakta büyük bir pratiklik sunar.
Akıtma yaparken ister mayalı ister mayasız yöntemi seçin, başarının en büyük sırrı hamurun akışkanlık kıvamında saklıdır. Kulak memesi kıvamındaki klasik hamurların aksine, akıtma harcı tamamen sıvı, adeta boza kıvamında pürüzsüz bir yapıya sahip olmak zorundadır. Kepçeyle yukarı kaldırılıp tavanın ortasına döküldüğünde, kendi kendine hızla yayılabilecek bir esnekliğe ulaşması gerekir. Hamurun içinde un topaklarının kalmaması için çırpma işleminin tel fırçayla ya da mikserle titizlikle yapılması oldukça kritiktir. Doğru sıvı dengesi tutturulmuş bir harç, piştiğinde ne çok kalın olup hamur kalır ne de çok ince olup çevrilirken yırtılma riski taşır.
Hazırlanan pürüzsüz akıtma hamurunu pişirmek için kullanılacak tavanın önceden tamamen ısıtılmış olması dikkat edilmesi gereken kurallarının başında gelir. Genellikle döküm veya yapışmaz tabanlı tavalar tercih edilmeli ve yüzey sadece ilk aşamada hafifçe yağlanmalıdır. Isınan tavanın tam ortasına bırakılan bir kepçe hamur, tava hafifçe eğilerek dairesel hareketlerle kenarlara doğru pürüzsüzce yayılmalıdır. Üzeri tamamen göz göz olmaya başladığında ve kenarları hafifçe tavadan ayrıldığında akıtmayı ters çevirmenin zamanı gelmiş demektir. Her iki yüzünde de altın sarısı benekler oluşana kadar sabırla pişirilen akıtmalar, üst üste dizilerek ve araları hafifçe yağlanarak sıcak servis edildiğinde yumuşaklığını uzun süre korur.
Şunlara da göz atın: