İstanbul’un en yeni İtalyanları: Terrazza ve Bellini

Sermet Severöz

Lezzet.com.tr Yazarı sermetsadi.severoz@tav.aero
Aklıma geldikçe çıldıracak gibi oluyorum. İstanbullular olarak şükür edeceğimize; ne dev markaları, ne usta şefleri sahiplenemedik de yolladık gerisin geriye.

Bice, China White, Hakkasan ve Benihana bunlar arasında ilk aklıma gelenler!


Ancak en dokunan  ise hiç şüphesiz Massimo Bottura’nın İstanbul Zorlu Center’de açtığı mekanı Ristorante Italia. 


Ünlü şefin dünyanın en iyi restoranları sıralamasında herdaim 1 ila 3 numara arasında gidip gelen Modena’daki Osteria Francescana’nın bir uzantısı olarak ülkemize kazandırdığı restoranı da yaşatamamıştık. 


El birliğiyle kapanmasına göz yummuştuk adeta.   


Bu aralar durumlar fena değil Allah’tan, hem Bodrum hem de İstanbul’a tekrar ünlü zincirler akın etmeye başladı. 


Öte yandan bu ünlü restoran zincirlerini aratmayacak kadar başarılı olan yeni mekanlarda kapılarını açmıyor değil İstanbul’da.  


Tıpkı bugün size bahsedeceğim Eataly’nin terasında açılan Terrazza Italia ve Kempinski Çırağan Sarayı’nda tekrar hizmet vermeye başlayan Bellini gibi. 




Terrazza Italia 


Geleneksel lezzetleri modern tarifleriyle harmanlayan Terrazza Italia, İtalya’nın ünlü lezzetlerini profesyonel bir bakış açısıyla yeniden yorumluyor.


Restoranın başında Eataly’nin de Executive Chef’i olan şef Claudio Chinali var. 


Chinali, İtalyan geleneğinden süzülüp gelen, Türkiye’de yerelin çeşitliliğiyle harmanladığı tariflerini müdavimleriyle buluşturuyor. 


İtalyan Büyükelçisi de bunlardan biri. 


Haftanın birkaç akşamı mutlaka mekana gelen Büyükelçi benim gittiğim gün de ailesi ile Terrazza’daydı. 




Şef Claudio; İtalya’nın ev yemeklerini, ülkemizin verimli topraklarının çevre dostu ürünleriyle, özlerine sadık kalarak yorumluyor mutfağında. 


Terrazza Italia, kendine has ekmek çeşitleri, özel kahvesi ve çocuklar için oluşturulan özel menüsüyle de fark yaratıyor.


Zorlu Center köprü katında Eataly içerisindeki ferah atmosferi ve Boğaz’a hakim konumuyla gayet keyifli bir buluşma noktası restoran.  


Yolunuzu düşürürseniz trüflü etlerini ve makarnalarını özellikle denemenizi tavsiye ederim. 




Bellini 


1990’lı yıllarda Çırağan Sarayın’nda açılan “Bellini” o yıllarda İstanbul'un ilk lüks İtalyan restoranı olarak tarihe damgasını vurmuştu. 


Hizmet ve yemek kalitesiyle kentin en gözde restoranları arasında yer alan “Bellini” uzun yıllar hizmet verdikten sonra misafirleriyle vedalaşmıştı.


Geçen ay özel bir davetle tekrar açtı kapılarını ünlü İtalyan. 


Saray’ın büyüleyici atmosferi içinde yine ihtişamlı bir restoran olarak...




İstanbul Boğazı’na hakim salonu ve Boğaz manzaralı terasıyla yine İstanbul’un en iyilerinden biri olmaya aday. 


Ne yalan söyleyeyim bir tek kusur buldum o da bu ihtişama hiç mi hiç yakışmamış ucuz düğün giydirmelerini andıran mavi beyaz kumaşla kaplanmış sandalyeleri...


Kumaşı kaldırıp baktım, yeminle sandalye çıplak haliyle çok daha yaraşır Bellini’nin genel havasına. 


Menüdeki müthiş lezzetler lezzetler 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Sicilyalı Şef Giovanni Vaccaro’nun önderliğinde hazırlanıyor.


Taze ve günlük malzemelerle hazırlanan yemekler arasında özellikle her gün için farklı carpaccio ve antipasti lezzetlerinin sunulması dikkat çekiyor mekanın mutfağında. 




Özel bir makarna odasında el yapımı olarak hazırlanan makarnalar bence mutlaka denenmeli.


Seçilen makarnalar, tercihe bağlı olarak çeşit çeşit deniz mahsulleri, etler ve vejetaryen soslarla birlikte servis ediliyor.


Bu lezzet şölenini kaçırmayın, özellikle de Bellini’nin klasik veya meyveli Bellinisini ve de Negroni ile hazırlanan kokteyllerini...

Haber Kategorileri

Mekan Rehberleri