Son 10 yıldır adaya yapılan aralıklı seyahatlerim boyunca, bu sezon içinde gastronominin daha da ön plana çıktığını görüyorum. Artık Bozcaada, bir Urla, bir Alaçatı gibi gastronomik açıdan menüsüne önem veren mekânların adından söz ettirdiği bir adres haline de geliyor. Bu durum gastronomi ödülleri dağıtan grupların da hoşuna gidecek. Bu yazımın esas konusu da elbette Bozcaada’da damağıma iz bırakan yerler olacak. Çünkü ada, yıllar yılı hem göze, hem ruha hitap ederken artık hem de damağa dokunarak tüm hafızalarımızda yer etmeye başladı.
Sezonunun kısa olduğu ve genel olarak eylül sonunda sezon kapatan Bozcaada, bence en güzel dönemini de eylül ayında yaşıyor. Benim gibi adaya eylül ayında gitmeyi sevenler ve ilk adaya gitmeyi düşünenler için bendeki Bozcaada mekânlarını sıralıyorum:
Bu sezon altıncı sezonu içinde yer alan In Vino, adanın öne çıkan restoranlarından biri. Adanın köklü ailelerinden Talay’lardan Hülya Koloğlu ile çocukları Ada Koloğlu ve Dilara Koloğlu Selçuk’un menüsünden işletme yönetimine kadar başında yer aldığı marka, Akdeniz mutfağından İtalyan ve İspanyol lezzetlerinin ağırlıkta olduğu bir menüye sahip. Menüdeki lezzetler, Bozcaada ve Çanakkale ile Kuzey Ege bölgesine ait yerel ürünlerle hazırlanıyor. Menüde özellikle Türkiye sınırları içinde en başarılı paellalardan birini tadabilirsiniz. Paella, ada sularından çıkan taze ve mevsimsel deniz mahsullerinden hazırlanıyor. Bununla birlikte sizi menüde adanın kendi ahtapotundan carpaccio, parmigiana di melanzane, rezeneli kuzu incik, levrek ceviche ve finalde de harikulade tatlılar bekliyor.
Adada meyhane kültürü olmazsa olmazlardan. Geçmişte Rumların da çoğunlukta yaşadığı adada, şimdi onlardan miras kalan meze ve ara sıcakları yapan birkaç mekânla yaşıyor desek sanırım yanılıyor olmayız. Biz Meyhane de bu kültürü yaşatanlardan. Adada bu yıl üçüncü sezonunda bulunan Biz Meyhane, 35 yıldır hizmet sektöründe yer alan ve bunun 20 yılını da Bozcaada’da geçiren Tayfun Selçuk önderliğinde, ortağı Serkan Özdemir ve eşi Dilara Kuloğlu Selçuk tarafından işletiliyor. Menüde mezelerden skordalia, kabak çiçeği dolması, adanın asma yapraklarından dolma, geyve; ara sıcaklardan asma yaprağında keçi peyniri, Girit böreği, sıcak ada otları ve ana yemeklerde yine asma yaprağında mevsiminde sardalye dikkat çekiyor. Biz Meyhane’nin en önemli özelliklerinden biri de kendine ait geniş bir bahçesinin de yer alması.
Bozcaada’nın ilk yeni nesil kahve dükkanı olan Coffee Shelter, Can Görsev ve Mehmet Uşar tarafından, 2016 yılında kuruldu. Bulunduğu sokak ve mimarisiyle adanın ikonik mekânlarının başında gelen Shelter, yerli ve yabancı turistlerinden uğrak noktalarından biri. Kahvesini kendi kavuran Coffee Shelter’in menüsünde espresso bazlı kahveler, demleme çeşitleri, soğuk kahveler ve Türk kahvesi gibi seçenekler yer alıyor. Yaz aylarının en favori çeşitlerinin başında da soğuk bir kahve çeşidi olan cold brew geliyor.
Bozcaada’nın eski mekânlarından biri Asma6. Adanın köklü ailesi Talay’lardan Esra Talay ve Mehmet Talay’ın işletmesi olan Asma6, adanın denize kıyısı olan nadir mekânlarından biri. Menü deniz mahsulleri ağırlıklı. Mekâna bu sezon İstanbul’dan tanıdığımız ve sevdiğimiz Şef Alp Çekici danışmanlık veriyor. Mekânın klasik lezzetleri ve Şef Alp Çekici’nin imza dokunuşları, Mehmet Talay’ın deniz mahsullerine olan özel ilgisi ve Esra Talay’ın iletişimiyle Asma6 yine bu sezon da adından söz ettirmeye devam ediyor. Menüde Ezine, tarama, ahtapot söğüş, çıtır sübye, sarpa çiroz, Asma6 sahan mantı, deniz mahsullü içli köfte, soslu akivades, karasakızdan ahtapot gibi özel lezzetleri denemelisiniz.
Bozcaada, sadece akşamlar değil gündüzler de gastronomi açısından keyifli. Bunlardan biri de yaz sezonu başında kapılarını açan ve yaz sezonu boyunca da adından fazlasıyla söz ettiren, adanın ilk “foccacia/ekşi mayalı bakery” konseptli mekânı Di Mari. İletişim sektöründen gelen Nihal Kılıç’ın kurucusu olduğu mekânın mutfağında Şef Sibel Çamalan yer alıyor. Sabah erken saatlerde kapısını açan Di Mari’nin menüsünde foccacia çeşitleri, yine foccacia sandviçler, ekşi mayalı ekmekler ve rustik hamur işleri yer alıyor. Güne mutlaka Di Mari’yle başlayın.
Yine adanın en yeni mekânlarından biriyle devam ediyorum: Bozca9. İstanbul’da iyi bir müdavim kitlesine sahip Taksim9’un işletmecisi Ümit Bektaş ve şefi Şebnem Genç’in bir araya gelip açtığı ve menüsünün genelini de Taksim9’da yer alan lezzetlerden oluşan bir meyhane Bozca9. Yaz dönemi boyunca yoğun ilgi gören Bozca9’un menüsünde Bektaşi mezesi, kuru domatesli avokadolu ahtapot, fava, dinamit enginar, fasulye pilaki, deniz börülcesi, Kale biberli atom, kadayıfa sarılı keçi peyniri, Girit böreği, dinamit enginar, sıcak fava topları, balıktan ada kebap gibi özel lezzetler yer alıyor. Mekân, kendine ait bahçesiyle de dikkat çekiyor.
Bu yazımın finalinde yine adanın en ikonik mekânlarından birine yer vermeden edemeyeceğim. Salhane, konumu ve mimarisiyle adaya gelecek olanların mutlaka ziyaret ettiği ve de bolca fotoğraf çektirdiği bir yer. Genel olarak denize girecek olanların tercih ettiği Salhane, gün boyu vakit geçirecek olanlara menüsünde içecek çeşitleri ve lezzetli atıştırmalıklarla karşılık veriyor. Aynı zamanda konser ve sanatsal etkinliklere de ev sahipliği yapıyor.
Yazımda son olarak önerim, adaya ziyarete gelecek olanlara Bozcaada’ya dair genel kültürden tarihe, ulaşımdan konaklamaya, yeme-içmeden kültürel-sosyal faaliyetlere kadar bilgi alabileceği BozcaadaApp uygulaması sizlere rehberlik edecektir.