Geleneksel Türk mutfağının düğün ve ziyafet sofralarını süsleyen en görkemli çorbalarından yüksük çorbası, hamurunun kıvamı ve iç harcının lezzetiyle aslında bir başlangıçtan çok daha fazlasıdır. Çorba tenceresinde uzun süre kaynamasına rağmen dağılmayan, kıymasını dışarı salmayan ve yapısını muhafaza eden bir mantı hazırlamak tam bir ustalık gerektirir. Klasik mantı hamurlarına kıyasla biraz daha sıkı ve az nemli yoğrulması gereken bu özel hamur, dinlendirme aşamasında ideal esnekliğe ulaşarak kolayca merdaneyle açılır. İncecik kesilen karelerin içine yerleştirilen baharatlı kıyma harcı, yüksük şeklini alacak biçimde kapatılarak doğrudan çorba suyuna bırakılır. Mantının pişerken suyunu emip aşırı yumuşamasını engellemek için hamurun un kalitesi, yumurta dengesi ve dinlenme süresi büyük bir titizlikle ayarlanmalıdır.
Mükemmel bir yüksük çorbası mantısı hazırlamanın temeli, unun ortasını havuz şeklinde açarak içine yumurta, tuz ve ılık su eklemekle başlar. Hamurun çorba tenceresinde dağılmaması için suyun kademeli olarak eklenmesi ve hamurun kulak memesinden oldukça sert bir kıvamda tutulması gerekir. Yumurtanın bağlayıcı proteini, hamurun kaynar çorba suyuna girdiğinde dağılmasını engellerken tuz ise elastikiyet kazandırır. Homojen bir karışım elde edene kadar yoğrulan ve ardından nemli bez altında dinlendirilen bu sert hamur tabanı, lezzetli ve formunu koruyan mantıların oluşmasının ilk adımıdır.
Dinlenen hamur bezeleri hafifçe unlanmış tezgah üzerinde oklava veya merdane yardımıyla merkezden dışa doğru eşit baskıyla açılır. Yüksük çorbası mantısının hamuru, böreklik yufka kadar ince olmamalı; çorba içinde erimemesi için hafif dişe gelir bir kalınlıkta bırakılmalıdır. Çok kalın açılan hamurlar pişerken ağırlaşırken, çok ince açılanlar ise kaynar çorba suyunda yırtılıp kıymalı harcı dışarı sızdırabilir. Bütün tezgah boyunca eşit kalınlıkta açılan yufka, kesim aşamasına geçmeden önce üzerindeki fazla undan hafifçe arındırılır.
Açılan yufkayı bıçakla minik kareler halinde kesip kıymalı harcı yerleştirmek esastır. Açılan mantı yufkası, keskin bir bıçak yardımıyla dikey ve yatay şeritler halinde yaklaşık 1 santimetrelik minik karelere bölünür. Yüksük çorbasının belirgin özelliği mantılarının oldukça küçük boyutlarda olması gerektiğinden, karelerin küçük tutulması geleneksel kaşık ölçüsünü yakalamak açısından önemlidir. Kesilen minik karelerin tam ortasına soğan, karabiber ve tuz ile yoğrulmuş kıyma harcından küçük parçalar koyulur. Birbirine yapışmaması için hafifçe unlanan bu kareler, hamurun sıkı yapısı sayesinde iç harcı güvenle taşımaya hazır hale gelir.
İç harcı konulan karelerin karşı karşıya gelen uçları yukarıda birleştirilip parmak ucuyla bastırılarak klasik yüksük formu verilir. İsteğe göre hafifçe fırında pembeleştirilerek kurutulan ya da taze haliyle bırakılan mantılar, salçalı, koruk sulu, tereyağlı ve haşlanmış nohutlu aromatik çorba suyuna atılır. Hamurun sıkı dokusu sayesinde çorbanın berrak suyu bulanmaz ve mantılar lezzetli ekşili suyu bünyesine çekerek ipeksi bir kıvam kazanır. Dumanı üstünde tüten yüksük çorbası, üzerindeki naneli kızgın tereyağı dokunuşuyla sofraların en görkemli tencere lezzeti olarak servise sunulur.
Şunlara da göz atın:
Yüksük Çorbası Yapmanın Püf Noktaları