Evinizde hazırladığınız kek, börek veya ekmeklerin kıvamının ve lezzetinin tam tutması doğrudan kullandığınız unun tazeliğiyle ilişkilidir. Çoğu zaman unun bozulmayan uzun ömürlü bir gıda olduğu düşünülse de yanlış saklama koşulları unun kalitesini kısa sürede düşürür. Market raflarında gördüğünüz gözenekli kağıt torbalar unun fabrikadan çıktıktan sonra nemini dışarı atması için tasarlanmış olsa da ev ortamı için koruyucu değildir. Bu ambalajlar nemi ve ortam kokularını sünger gibi çekerken, unun hava ile temas etmesini engelleyemez. Oksijenle temas eden unun içerisindeki bileşenler zamanla acılaşarak hamur işlerinizin tadını olumsuz etkilemeye başlar.
Unun satıldığı orijinal kağıt ambalajlar, havayı ve nemi doğrudan içeri geçiren son derece geçirgen bir yapıya sahiptir. Mutfak ortamında oluşan buhar, yüksek nem ve yemek kokuları bu gözenekli ambalajlardan kolayca geçerek unun yapısına işler. Nemle temas eden un taneleri zamanla topaklanmaya başlar ve tazeliğini kaybederek hamur işlerinde istenen kabarma performansını gösteremez. Ayrıca kağıt paketler, mutfaktaki diğer keskin kokulu gıdaların aromasını çekerek unun doğal tadının bozulmasına yol açar. Bu nedenle unu eve getirir getirmez kağıit torbasından çıkarmak tazeliği korumanın ilk adımıdır.
Un, sanılanın aksine içerisinde doğal yağlar barındıran hassas bir gıda maddesidir ve oksijenle temas ettikçe bu yağlar yapısını kaybetmeye başlar. Orijinal ambalajın ağzı açıldıktan sonra hava ile sürekli temas halinde kalan un kademeli olarak acılaşır. Acılaşan ve tazeliğini yitiren un ile yapılan kek ve kurabiyelerde belirgin bir tat farklılığı meydana gelir. Hava geçiren ambalajlar bu tazelik kaybını hızlandırarak unun kullanım ömrünü beklenenden çok daha kısa bir sürede tamamlamasına neden olur. Unun lezzetini ve doğallığını korumak için hava temasını tamamen kesen saklama yöntemlerine yönelmek gerekir.
Unu orijinal ambalajından çıkardıktan sonra yapılması gereken en doğru hamle, hava sızdırmaz saklama kaplarına aktarmaktır. Vakumlu kapaklara sahip cam kavanozlar veya gıdaya uygun sert plastik kaplar, unun dış ortamla olan bağını tamamen keser. Bu sayede ne nem ne de havadaki oksijen unun yapısına zarar vererek tazeliğini bozamaz. Aynı zamanda şeffaf kaplar tercih edildiğinde unun miktarı ve durumu dışarıdan kolayca kontrol edilebilir bir hale gelir. Kendi özel kabına aktarılan un, mutfakta hem hijyenik hem de uzun ömürlü bir kullanım imkanı sunar.
Unu doğru kaba aktarmak kadar o kabı mutfağın neresinde muhafaza ettiğiniz de tazelik açısından büyük önem taşır. Saklama kaplarına doldurulan unlar; fırın, ocak gibi ısı kaynaklarından uzak, doğrudan güneş ışığı almayan serin bir dolapta saklanmalıdır. Isı ve ışık, un içerisindeki bileşenlerin bozulma sürecini hızlandıran diğer temel etkenler arasında yer alır. Uzun süreli saklamalarda veya seyrek kullanım durumlarında kapalı kaplardaki unun dondurucu veya buzdolabında tutulması da tazeliği korur. Serin ve karanlık ortamda saklanan unlar, ilk günkü kalitesini ve kabarma gücünü uzun aylar boyunca muhafaza eder.
Şunlara da göz atın: