Taylan Kümeli, sahura kalkmanın gün içindeki kan şekeri dengesini korumak açısından büyük önem taşıdığını belirtiyor: “Sahura kalktığınız zaman çok daha dengeli bir gün geçirirsiniz. Bu sene sahur vakti neredeyse kahvaltı vaktiyle aynı. Dolayısıyla sahura kalkmak hem metabolizma hem de genel sağlık açısından daha doğru bir yaklaşım.” Sahur yapılmadığında kan şekeri daha hızlı düşüyor; buna bağlı olarak halsizlik, baş ağrısı ve konsantrasyon kaybı görülebiliyor. Ayrıca tüm besinleri tek öğünde tüketmek sindirim sistemini zorlayabiliyor ve mide rahatsızlıklarına yol açabiliyor.
Kümeli, sahurun mutlaka kahvaltı gibi planlanması gerektiğini vurguluyor. Ağır, yağlı ve hamur işi yiyecekler yerine; protein, lif ve sağlıklı yağ içeren dengeli bir tabak tercih edilmeli.
Örnek Sahur Menüsü
Yatmadan hemen önce 1 bardak kefir öneriliyor. Kefirin içine ekşi bir meyve (örneğin dondurulmuş vişne) eklenerek blenderdan geçirilebilir ve yavaş yavaş tüketilebilir.
Kümeli şu uyarıyı yapıyor:
“Sahurda hamur işi, börek, kızartma ya da ağır yemekler tüketmek gün içinde ciddi rahatsızlık oluşturur. Mümkün olduğu kadar hafif ama kaliteli besinler tercih edilmeli.”
Ramazan’da en sık yapılan hataların başında sahurun atlanması geliyor. Bunun yanı sıra şu yanlışlar da öne çıkıyor:
Sahurdan sonra tekrar uyunacaksa, kısa bir yürüyüş ya da ev içinde hafif hareketler yapmak sindirimi destekliyor ve mide problemlerini azaltıyor.
Gün boyu süren açlığın ardından yapılan en büyük hata, iftarda hızlı ve aşırı yemek yemek. Taylan Kümeli, akşam öğününün kademeli şekilde yapılmasını öneriyor.
Doğru İftar Sıralaması
Ana yemeğe geçmeden önce birkaç dakika beklemek sindirim sistemini rahatlatıyor.
Bu rotasyon, sindirimi kolaylaştırırken metabolik dengeyi korumaya yardımcı oluyor.
Gün boyu boş kalan mideye ağır ve şerbetli tatlılar yüklemek, kan şekerinin hızla yükselip düşmesine neden oluyor. Bu durum hem mideyi hem de genel sağlığı olumsuz etkileyebiliyor.
Kümeli’nin önerisi net: “Tatlı ihtiyacı varsa, akşam yemeğinden sonra çayın yanında bir adet hurma en makul seçimdir.”
Ramazan dönemi, beslenme düzeninin değiştiği özel bir süreç. Bu dönemde bilinçli tercihler yapmak; kan şekerini dengede tutar, sindirim sistemini korur ve gün içinde enerji kaybını azaltır. Doğru planlanmış bir sahur ve kontrollü bir akşam öğünü sayesinde hem metabolizma korunur hem de süreç daha konforlu geçirilir. Dengeli, sade ve ölçülü bir beslenme yaklaşımı bu dönemin en önemli anahtarıdır.