Şerbet kısa süre kaynatılırsa sıvının yoğunluğu yeterince artmaz. Meyvelerden ve baharatlardan çıkması gereken lezzet tam alınamaz. Kaşıktan akış hızı hızlı olduğu için şerbet daha sulu hissedilir. Soğutulduğunda kıvamı ideal seviyeye ulaşamadığı gözlemlenir.
Şerbet yeterince kaynatılmazsa kıvamı istenildiği gibi yoğunlaştırılamaz. Sıvının akış hızı hızlı olur ve kaşıktan damlatıldığında ince bir tabaka bırakmaz. Bu nedenle şerbetin yoğunluğu düşük kalır ve akışkanlığı fazla olur. Kaşıkla yapılan kıvam kontrolü sonucunda şerbetin sulu olduğu fark edilir. Meyve ve baharatlar şerbete tam aromalarını veremez. Kıvamın az olması nedeniyle servis sırasında şerbet daha sulu hissedilir.
Şerbet yeterince kaynatılmadığında meyveler ve baharatlar tam aromasını veremez. Vişne, erik ve kuru üzümden çıkması gereken lezzet tam hissedilmez. Zencefil, tarçın ve karanfilin aroması şerbete yeterince geçmez. Tat dengesi sağlanamaz ve şerbet daha hafif bir tat bırakır. Tadın eksik hissedilmesi, şerbetin lezzetini zayıflatır. Bu nedenle kaynatma süresi tadın ve aromanın oluşması için kritik bir aşama olarak görülür.
Kaynatma süresi kısa tutulursa şerbet soğutulduğunda kıvamın artması beklenmez. Soğutulduktan sonra damakta yoğunluk hissi azalır. Akış hızı fazla olduğu için şerbet daha sulu kalır. Buzdolabında soğutulduğunda bile şerbetin ideal yoğunluğa ulaşması sağlanamaz. Sunum sırasında şerbetin kıvamının yetersiz olduğu fark edilir. Bu nedenle yeterli kaynatma şerbetin hem kıvamı hem de sunumu için zorunlu tutulur.
Şunlara da göz atın:
Ramazan Şerbetinin Ölçüsü Nasıl Olmalı?