Mantarın kabuğu soyulmadan tüketilmesinin pratik bir yöntem olduğu düşünülmektedir. Kabuğun korunmasıyla hazırlık süresinin kısaltıldığı ve mutfakta zaman kazandırıldığı ifade edilmektedir. Dış yüzeyin pişirme sırasında mantarın dokusunu daha yumuşak tuttuğu gözlemlenmektedir. Bu nedenle kabuğun soyulmasının genellikle kişisel tercihe bağlı olduğu vurgulanmaktadır.
Mantarın kabuğu soyulmadan yenebilir olarak kabul edilmektedir. Dış yüzeyin doğal bir yapı taşıdığı ve besin değerini koruduğu bilinmektedir. Kabuğun soyulmasıyla bazı vitamin ve minerallerin kaybedildiği ifade edilmektedir. Temiz bir şekilde yıkandığında kabuk üzerindeki kir ve kalıntıların giderildiği görülmektedir. Bu nedenle çoğu tarifte kabuğun soyulmasına gerek olmadığı belirtilmektedir. Ancak tüketim öncesinde mantarın taze ve sağlam olduğundan emin olunması önerilmektedir.
Mantarın kabuğunda lif ve antioksidan maddelerin bulunduğu söylenmektedir. Bu maddelerin sindirim sistemine katkı sağladığı bilinmektedir. Kabuğun korunmasıyla daha yoğun bir aroma elde edildiği ifade edilmektedir. Özellikle sote ve ızgara tariflerinde kabuğun lezzeti artırdığı gözlemlenmektedir. Kabuğun soyulmasının genellikle görsel bir tercih olarak yapıldığı belirtilmektedir. Sağlık açısından zorunlu bir işlem olarak görülmediği vurgulanmaktadır.
Mantarın kabuğu soyulmadan tüketildiğinde hazırlık süresinin kısaltıldığı düşünülmektedir. Bu sayede mutfakta zaman kazandırıldığı fark edilmektedir. Kabuğun üzerinde bulunan doğal nem tabakasının pişirme sırasında mantarın kurumamasına yardımcı olduğu belirtilmektedir. Böylece daha yumuşak bir doku elde edildiği ifade edilmektedir. Yalnızca kabuğu zarar görmüş veya lekeli mantarların ayıklanması gerektiği söylenmektedir. Genel olarak temizlenmiş mantarın kabuğuyla birlikte güvenle tüketilebileceği kabul edilmektedir.
Şunlara da göz atın: