Kek yaparken unun temel görevi yapı oluşturmak ve malzemeleri bir arada tutmaktır. Ancak bu görevi üstlenebilecek pek çok farklı doğal içerik mevcuttur. Geleneksel tariflerin dışına çıkmak isteyenler için un yerine kullanılan alternatifler, kekin dokusunu tamamen değiştirerek daha gurme bir sonuç elde edilmesini sağlar. Özellikle meyve püreleri veya öğütülmüş yemişlerle hazırlanan kekler, fırından çıktığında çok daha aromatik ve yumuşak bir forma kavuşur.
Kurutulmuş dutların mutfak robotunda un haline getirilmesiyle elde edilen dut kurusu unu, keki sadece bir arada tutmakla kalmaz, aynı zamanda içine eklenen şeker miktarını azaltmanıza da olanak tanır. Kendine has karamelize aromasıyla keke derinlik katan bu un alternatifi, piştiğinde kekin hafif nemli ve iştah açıcı bir renkte olmasını sağlar. Özellikle elmalı, tarçınlı veya havuçlu kek tariflerinde dut kurusu unu, unun yerini birebir doldurabilen en doğal seçeneklerden biridir. Toz haline getirirken içine bir miktar nişasta eklemek, kekin daha homojen bir dokuya sahip olmasına yardımcı olur. Meyvenin kendi lif yapısı, kekin fırında sönmesini engelleyerek tok bir duruş sergilemesini sağlar.
Kek yapımında unun en kaliteli ve lezzetli alternatiflerinden biri, ince öğütülmüş badem veya fındık tozudur. Kuruyemişlerin içindeki doğal yağlar, keke unun veremeyeceği bir nemlilik ve zengin bir aroma katarak kekin kurumasını engeller. Badem unu kullanıldığında kekin yapısı daha yoğun ve ağızda dağılan bir form kazanırken, fırın kokusu tüm evi sarar. Özellikle çikolatalı keklerde fındık tozu kullanımı, yemeğe dünyaca ünlü butik pastanelerin özel tarifleri gibi bir hava katar. Un yerine birebir ölçüde veya tarifin dengesine göre karıştırılarak kullanılan bu yöntem, kek dünyasında lüks bir dokunuş olarak kabul edilir.
Evde un bulunmadığında yulaf ezmesini mutfak robotundan geçirerek kendi ununuzu saniyeler içinde hazırlayabilirsiniz. Yulaf, keke hafif bir çiğnenebilirlik ve rustik bir doku kazandırarak klasik keklerden daha farklı bir deneyim sunar. Sıvı malzemeleri çekme gücü yüksek olduğu için yulaf unuyla yapılan keklerin iç dokusu oldukça tok ve nemli kalır. Tarçın, elma veya havuç gibi malzemelerle birleştiğinde yulafın hafif fındıksı tadı kekin lezzetini ikiye katlar. Karışımı hazırladıktan sonra yulafın sıvıyı iyice çekmesi için birkaç dakika beklemek, kekin fırında daha güzel kabarmasını sağlayan küçük bir mutfak sırrıdır.
Hindistan cevizi unu, buğday ununa göre çok daha fazla sıvı emme özelliğine sahip olduğu için az miktarda kullanımı bile keki toplamak için yeterli olur. Kekin içine kattığı hafif tropikal esinti ve süngerimsi doku, özellikle meyveli ve beyaz çikolatalı tariflerde harika sonuçlar verir. Kullanırken tarifteki sıvı miktarını biraz artırmak veya yumurta sayısını çoğaltmak, Hindistan cevizi ununun o yoğun yapısını dengeleyecektir. Fırından çıkan kek, unsuz olduğuna inanılması güç, oldukça hafif ve ipeksi bir dokuya sahip olur. Az malzeme ile çok hacim almak isteyenler için Hindistan cevizi unu mutfaktaki en pratik jokerdir.
Kulağa ilk başta sıra dışı gelse de haşlanmış ve püre haline getirilmiş kuru fasulye veya nohut, keklerde unun yerini alabilir. Baklagillerin nötr tadı, kakao ve şekerle birleştiğinde tamamen kaybolur ve geriye sadece keke yapı kazandıran yumuşak bir doku kalır. Bu yöntemle hazırlanan kekler, "brownie" kıvamında, içi ıslak ve oldukça hacimli bir yapıya sahip olur. Pürenin pürüzsüz olması, kekin içinde herhangi bir parçacık kalmaması adına en önemli adımdır. Misafirlerinize içinde un olmadığını söylediğinizde inanmakta güçlük çekecekleri bu yöntem, mutfaktaki en yaratıcı unsuz çözümlerden biridir.
Eğer kekinizde daha baskın ve fındıksı bir tat arıyorsanız, karabuğday veya kinoa unu unsuz tariflerin en güçlü adaylarıdır. Bu unlar, kekin yapısını çok iyi destekler ve fırında geleneksel kekler gibi kusursuz bir şekilde yükselmesini sağlar. Karabuğday ununun kendine has koyu rengi ve aroması, özellikle pekmez veya bal ile hazırlanan tariflere çok yakışır. Kinoa unu ise daha hafif bir doku sunarak kekin gözenekli yapısını korur. Her iki alternatif de mutfakta unun yokluğunu hissettirmeyecek kadar güçlü birer bağlayıcıdır ve modern mutfakların vazgeçilmezidir.
Şunlara da göz atın: