Kahvenin sert tadının yumuşatılması için tuzdan yararlanılır. Bir tutam eklendiğinde acı bileşenlerin algılanışı azaltılır. Böylece kahvenin doğal aromalarının öne çıkarılması sağlanır. Dengeli bir kullanım ile içim daha pürüzsüz ve hoş bir deneyime dönüştürülür.
Tuz eklendiğinde dildeki acı tat reseptörleri baskılanır. Bu baskılama sayesinde acılık daha az algılanır. Tat sinyallerinin beyne iletilme biçimi değiştirilir. Acı uyarılarının yoğunluğu azaltılır. Aroma notalarının öne çıkması sağlanır. Kahvenin genel tadı daha dengeli hale getirilir.
Kahvedeki bileşenler tuzla etkileşime sokulur. Bu etkileşim sonucunda acı bileşiklerin etkisi zayıflatılır. Tat profili daha yumuşak bir hale dönüştürülür. Asidik ve acı tatlar dengelenir. Kimyasal bağların algılanma biçimi farklılaştırılır. Sonuç olarak içim daha rahat bir hale getirilir.
Tuz sayesinde kahvenin aroması daha belirgin algılanır. Kokusal notaların baskılanmadan hissedilmesi sağlanır. Tat katmanları arasındaki geçişler yumuşatılır. Aroma bileşenlerinin algısı güçlendirilir. Acılığın geri planda kalması sağlanır. Kahve deneyimi daha zengin bir hale getirilir.
Dil üzerindeki tat algısı yeniden yönlendirilir. Acı hissi yerine dengeli bir tat hissi oluşturulur. Duyusal denge tuz yardımıyla sağlanır. Tüketim sırasında rahatsız edici tatlar azaltılır. Ağızda kalan tat daha hoş bir biçimde bırakılır. İçim keyfi artırılmış olur.
Tuzun çok az miktarda eklenmesi önerilir. Aşırı kullanımda tat dengesinin bozulduğu gözlemlenir. Doğru ölçüyle acılık başarılı şekilde bastırılır. Kahvenin doğal karakteri korunur. Tatlılık eklenmeden yumuşaklık sağlanır. Sonuçta ideal bir tat profili elde edilir.
Şeker eklendiğinde tatlılık artırılır. Süt veya krema kullanıldığında yumuşaklık sağlanır. Ancak acı tat doğrudan tuzla bastırılır. Bu nedenle tuzun etkisi daha belirgin kabul edilir. Diğer malzemelerle sadece tat dengesi değiştirilir. Tuzla ise acılığın algısı doğrudan azaltılır.