Sabahları içtiğimiz o nefis kokulu kahvenin tazeliğini korumak, doğru saklama tekniklerinden geçer ancak buzdolabı söz konusu olunca dikkatli olmak gerekir. Kahve, doğası gereği higroskopik bir yapıya sahiptir, yani çevresindeki nemi ve kokuları hızla içine çeker. Buzdolabı gibi nem oranının yüksek olduğu ve farklı gıda kokularının bulunduğu bir ortam, kahvenin profiline zarar vererek bayatlama sürecini hızlandırabilir.
Buzdolabı kapaklarının sürekli açılıp kapanması, içerideki soğuk hava ile dışarıdaki oda sıcaklığının sık sık yer değiştirmesine neden olur. Bu durum, kahve paketinin içinde yoğunlaşmaya yani gözle görülmeyen su damlacıklarının oluşmasına yol açarak kahvenin nemlenmesine sebep olur. Nemle temas eden kahve çekirdekleri veya öğütülmüş kahve, içindeki kıymetli aromatik yağları kaybederek hızla oksitlenir. Sonuçta taze bir kahve yerine, nemden dolayı topaklanmış ve karakterini yitirmiş bir karışım elde edersiniz. Bu nedenle kahvenin kuruluk oranını sabit tutmak, lezzetin sürekliliği için en temel kuraldır.
Çekirdek ile öğütülmüş kahveler, yapısal olarak milyonlarca küçük gözenekten oluşur ve bu gözenekler çevrelerindeki kokuları emer. Buzdolabında bulunan peynir, soğan veya yemek kokuları, kahve paketi ne kadar sıkı kapalı olursa olsun bir süre sonra kahvenin tadına nüfuz etmeye başlar. Bir fincan kahve yudumladığınızda, o saf kahve aroması yerine mutfaktaki diğer gıdaların esintilerini hissetmek istemiyorsanız buzdolabından uzak durmalısınız. Kahvenin saflığını korumak, onu diğer aromatik besinlerden tamamen izole bir ortamda tutmakla mümkündür.
Kahveyi saklamak için en uygun yer buzdolabı değildir. Doğrudan güneş ışığı almayan, serin ve kuru bir mutfak dolabı veya kiler saklamak için idealdir. Işık, ısı, nem ve hava kahvenin tazeliğini bitiren dört temel unsurdur ve bu unsurlardan korunmuş bir köşe lezzeti garanti eder. Mutfak tezgâhının üstü yerine, fırın veya ocaktan uzak bir dolap içi, kahve çekirdeklerinin stabilitesini koruması için en ideal mikro klimayı sunar. Bu şekilde saklanan kahveler, aromatik yağlarını daha uzun süre muhafaza ederek her demlemede aynı performansı sergilemeye devam eder.
Kahve çekirdekleri ile öğütülmüş formları saklarken şeffaf cam kavanozlar yerine, ışığı geçirmeyen seramik veya metal vakumlu kapları tercih etmek büyük fark yaratır. Hava ile teması kesen valfli orijinal paketler, kahvenin karbondioksit salınımına izin verirken içeriye oksijen girmesini engelleyerek koruma kalkanı oluşturur. Paketi açtıktan sonra ağzını iyice sıkıştırıp hava almayacak şekilde bir klipsle kapatmak, bayatlama sürecini önemli ölçüde yavaşlatacaktır.
Şunlara da göz atın: