Yemekleri yavaş yemek, mide ve bağırsakların daha rahat çalışmasını sağlar. Bu yöntem, fazla yemek yemenin ve ani şeker yükselmelerinin önüne geçer. Yavaş yemek, lokmaları iyice çiğneyerek besinlerin vücut tarafından daha verimli kullanılmasına yardımcı olur. Ayrıca sofrada geçirilen zamanı uzatarak yemek sırasında sohbet ve keyfi artırır.
Yavaş yemek, mide ve bağırsak sistemine yük bindirmez. Hızlı yemek yediğinizde, yiyecek yeterince çiğnenmez ve sindirim zorlaşır. İyi çiğnenmiş yiyecekler, enzimler tarafından daha kolay parçalanır. Bu da mide ağrısı ve hazımsızlık riskini azaltır. Yavaş yemek aynı zamanda mide ekşimesi ve şişkinliği önler. Sindirim sisteminiz daha verimli çalışır ve besinlerden maksimum faydayı sağlar.
Yavaş yemek, beynin tok olduğunuzu anlaması için gereken zamanı tanır. Beyin, yiyecek tüketmeye başladıktan yaklaşık 20 dakika sonra tokluk sinyali gönderir. Hızlı yemek, bu sürede fazla kalori almanıza neden olabilir. Yavaş yemek, porsiyon kontrolüne yardımcı olur. Böylece iftardan sonra kendinizi aşırı dolmuş hissetmezsiniz. Aynı zamanda kilo kontrolü açısından da faydalıdır.
Yavaş yemek, kan şekeri seviyesinin ani yükselmesini önler. Hızlı yemek, özellikle karbonhidrat ağırlıklı iftarlarda kan şekerinde hızlı artışa yol açar. Bu durum, insülin dengesini bozabilir ve enerji dalgalanmalarına neden olur. Yavaş yendiğinde şeker daha kontrollü emilir. Kan şekeri dalgalanmaları azaldığı için daha enerjik hissedersiniz. Uzun vadede diyabet riskini azaltmaya yardımcı olur.
Hızlı yemek, midede gaz ve şişkinlik oluşumunu artırır. Yavaş yemek, yiyeceklerin mideye daha yavaş ve düzenli geçmesini sağlar. Bu sayede mide ekşimesi ve reflü riski azalır. Mideye binen yük hafifler ve kaslar daha verimli çalışır. Yavaş yemek, mide mukozasının tahriş olmasını da engeller. Böylece sindirim sistemi sağlığı korunmuş olur.
Yavaş yemek, yiyeceklerin aromasını ve tadını tam olarak almanızı sağlar. Her lokmayı fark etmek, yeme deneyimini keyifli hale getirir. Hızlı yemek, tadın ve dokunun fark edilmesini engeller. Yavaş yemek, doyumsuz yeme isteğini azaltır. Bu sayede iftar sofraları daha keyifli olur. Ayrıca yiyeceklere daha fazla dikkat etmek, sağlıklı seçimler yapmayı kolaylaştırır.
Yavaş yemek, yemeğe odaklanmayı ve anın farkında olmayı sağlar. Bu mindfulness (farkındalık) yaklaşımı, ruhsal dinginlik verir. Sofrada hızlı yemek yerine sohbet etmek, aile ve arkadaş bağlarını güçlendirir. Hızlı yemek, çoğu zaman strese ve aceleye neden olur. Yavaş yemek, hem bedene hem de zihne iyi gelir. Bu alışkanlık, Ramazan’ın manevi yönünü de destekler.
Yazar: Uzman Diyetisyen Perihan Kılıç