Taze üzümlerin bağlardan toplanıp ayıklanmasıyla başlayan üzüm pekmezi serüveni, doğru aşamalar takip edildiğinde berraklığı ve kıvamına ulaşır. Ev ortamında pekmez yaparken karşılaşılan en büyük sorunların başında ürünün sıvı kalması, ekşimsi bir tat alması veya kısa sürede şekerlenmesidir. Üzüm suyunun berraklaşması için uygulanan kestirme işlemi, pekmezin gelecekteki dayanıklılığını ve renk kalitesini belirleyen temel taştır. Kaynatma esnasında oluşan köpüklerin düzenli olarak alınması ve karışımın savrularak havalandırılması ağdalı yapının oluşmasına yardımcı olur. Geniş tabanlı bakır veya çelik tencerelerde ağır ağır pişen pekmez, doğal şeker yapısının karamelize olmasıyla o muazzam aromasına ulaşır.
Mükemmel bir üzüm pekmezi elde etmek için sulu ve etli üzüm türlerinin tercih edilmelidir. Ezilerek suyu çıkarılan üzümlerin şırası, ince delikli tülbent veya süzgeçlerden defalarca geçirilerek tortularından tamamen temizlenir. İçerisinde parçacık kalan şıra, kaynatma esnasında dibe çökerek pekmezin yanık kokmasına ve berraklığını kaybetmesine yol açar. Berrak ve pürüzsüz bir sıvı elde etmek, pekmezin cam gibi parlak bir görünüme kavuşmasının anahtarıdır. İyice süzülen üzüm suyu, pişirme işlemi için geniş kaplara aktarılmaya hazır hale getirilir.
Üzüm şırasının doğal yapısında bulunan ekşiliği ve asiditeyi nötrlemek için kestirme adı verilen geleneksel işlem uygulanır. Ilık şıranın içerisine eklenen özel beyaz pekmez toprağı veya uygun büzüştürücü alternatifler, şıranın durulmasını ve tatlanmasını sağlar. Bu aşamada şıra bir miktar ısıtılıp dinlenmeye bırakılarak toprağın ve bulanıklık veren maddelerin dibe çökmesi beklenir. Çökelme tamamlandıktan sonra üstte kalan berrak sıvı, dipteki tortuya dokunulmadan başka bir tencereye dikkatlice süzülür. Kestirme adımı doğru atıldığında pekmez hiçbir şekilde ekşime yapmaz ve uzun ömürlü olur.
Süzülen berrak şıra, buharlaşmanın hızlı gerçekleşmesi için derin tencereler yerine geniş tabanlı yayvan kaplarda kaynatılmalıdır. Derin tencerelerde uzun süre pişen şıranın rengi kararmakta ve lezzet dengesi bozulmaktadır. Kaynama başladığı andan itibaren sıvının yüzeyinde oluşan ve 'kef' adı verilen köpükler kevgir yardımıyla kesintisiz olarak toplanmalıdır. Yüzey köpüklerinin alınması pekmezin berraklığını korur ve saklama sürecinde küflenmesini engeller. Yüksek ateşte başlayan pişirme süreci, sıvı koyulaşmaya başladıkça orta ateşe çekilerek dengelenir.
Pekmezin istenilen ağdalı ve ipeksi kıvama ulaşması için kaynama esnasında kepçe yardımıyla yüksekten dökülerek savrulması gerekir. Savurma işlemi, buharlaşmayı hızlandırırken pekmezin içerisindeki şeker yapısının homojen şekilde karamelize olmasına yardımcı olur. Kıvamın tutup tutmadığını anlamak için soğuk bir tabağa damlatılan pekmez damlasının dağılmadan durması kontrol edilir. İdeal koyuluğa ulaşan sıcak pekmez, temiz ve kuru cam kavanozlara aktarılarak sıcağıyla kapatılır. Güneş görmeyen serin bir alanda dinlendirilen pekmezler, tazeliğini ve lezzetini uzun süre muhafaza eder.
Şunlara da göz atın:
Sahanda Yumurtaya Pekmez Konur Mu?
Künefe Peynirinin İçine Pekmez Konur mu?