Halk arasında Trabzon hurması, Amele hurması veya bilimsel adıyla Diospyros kaki olarak bilinen cennet hurması, kış aylarının en sevilen ve vitamin deposu olarak kabul edilen meyvelerinden biridir. Turuncu rengi ve parlak kabuğuyla bir domatesi andıran bu meyve, özellikle Çin ve Japonya kökenli olup yüzyıllar boyunca şifa niyetine tüketilmiştir. Ancak bu meyveyi tüketenlerin en çok karşılaştığı durum, bazen o lokum gibi tadı yerine ağızda oluşan tuhaf, kekremsi ve "ağız buruşturan" histir.
Cennet hurması, tanen adı verilen doğal bileşikler açısından çok zengindir. Tanenler aslında bitkilerin kendilerini böceklere ve otçul hayvanlara karşı korumak için ürettiği bir savunma mekanizmasıdır. Henüz tam olgunlaşmamış bir hurmayı ısırdığınızda, meyvedeki yüksek orandaki çözülebilir tanenler ağzınızdaki tükürük proteinleriyle hızla tepkimeye girer. Bu tepkime, dil üzerindeki kayganlığı azaltır ve mukoza tabakasının büzülmesine neden olur; işte o "buruşma" hissi budur.
Meyve ağaçta durdukça veya koptuktan sonra bekletildikçe, içindeki tanenler çözülemez hale gelir ve etkisini yitirir. Aynı zamanda meyvedeki nişasta şekere dönüşerek o bildiğimiz tatlı lezzeti açığa çıkarır. Eğer meyve tam yumuşamamışsa, tanenler hala aktif ve çözülebilir durumdadır, bu da ilk ısırıkta ağzınızın buruşmasına yol açar.
Tüm cennet hurmaları aynı değildir. Bazı türler (çikolatalı hurma gibi) sertken de tatlı olabilirken, ülkemizde yaygın olan klasik türlerin çoğu tam anlamıyla jöle kıvamına gelmeden yenildiğinde şiddetli bir burukluk verir.
Şunlara da göz atın;
Cennet Hurması Buzdolabında Kaç Gün Saklanabilir?
Cennet Hurması Nasıl Yenir, Faydaları Nelerdir?
Cennet Hurması Nasıl Olgunlaşır?