Gerçek bir baklavanın kalitesini belirleyen en önemli kriter, yufkaların inceliği ve üst üste dizildiğinde bile şeffaflığını koruyabilmesidir. Evde baklava yaparken yufkaların kalın kalması, tatlının şerbeti emmesini zorlaştırırken hamursu bir doku oluşmasına da neden olabilir. Oysa ki doğru un seçimi ve hamura eklenen küçük ama etkili malzemelerle yufka açma sürecini çok daha zahmetsiz bir hale getirmek mümkündür. Hamuru açarken kullanılan nişastanın türünden, bezelerin büyüklüğüne kadar her hamle, sizi o kusursuz sonuca bir adım daha yaklaştırır.
İnce bir yufkanın temeli, hamurun içindeki asit ve protein dengesinde saklıdır. Hamura eklenecek bir miktar sirke veya birkaç damla limon suyu, glüten yapısını yumuşatarak yufkanın açılırken yırtılmadan genişlemesine ve incelmesine yardımcı olur. Kullanılan unun mutlaka yüksek proteinli, "baklavalık-böreklik" özel un olması, hamurun elastikiyet kazanması açısından kritik bir öneme sahiptir. Hamurunuzu hazırlarken ne kadar iyi yoğurursanız, içindeki hava kabarcıkları o kadar azalır ve bu da yufkanın pürüzsüz bir şekilde açılmasını sağlar. Yumuşak ama ele yapışmayan bir hamur kıvamı, incelik yolculuğunun ilk ve en önemli adımıdır.
Hamuru yoğurduktan sonra hemen açmaya çalışmak, yufkanın sürekli toplanmasına ve kalın kalmasına neden olan en yaygın hatalardan biridir. Hazırlanan bezelerin oda sıcaklığında, üzerleri nemli bir bezle örtülerek mutlaka uzun süre dinlendirilmesi gerekir; bu süreç hamurun "kendini salmasını" ve açarken direnç göstermemesini sağlar. Bezelerin ceviz büyüklüğünde ve eşit parçalar halinde hazırlanması, açma esnasında her yufkanın aynı standartta incelmesini kolaylaştırır. Dinlenen hamur, oklava altında adeta kendiliğinden kayarak genişler ve zorlanmadan istenilen şeffaflığa ulaşır. Dinlenme süresine sadık kalmak, yufkanın hamurlaşmadan kağıt formuna gelmesini sağlar.
Yufkaları açarken un yerine nişasta kullanmak, hamurun birbirine yapışmasını önlerken çok daha ince bir yapıya kavuşmasını sağlar. Bu aşamada özellikle mısır nişastası yerine daha ince yapılı olan buğday nişastasının tercih edilmesi, yufkanın dokusunun pürüzsüz kalmasına yardımcı olur. Nişastayı sadece ilk aşamalarda bolca kullanıp, yufka büyüdükçe miktarı azaltmak, tatlının piştikten sonra ağızda nişasta tadı bırakmasını engeller. Oklavayı merkezden dışa doğru hafif hareketlerle sürmek ve yufkanın sürekli yönünü değiştirmek, kenarların kalın kalmasını önleyen en etkili tekniktir. Şeffaflaşan yufkanın altındaki zeminin deseni net bir şekilde görünmeye başladığında, ideal inceliğe ulaştığınızı anlayabilirsiniz.
Açılan incecik yufkalar havayla temas ettiğinde çok çabuk kuruyup kırılabilir; bu yüzden açma işlemi sırasında hızlı hareket etmek ve açılan yufkaları korumak gerekir. İnce yufkaların arasına çok az nişasta serperek üst üste dizmek, hem yapışmalarını önler hem de tepsiye yerleştirirken kolaylık sağlar. Kenarlarda kalan olası kalınlıkları bir bıçak veya rulet yardımıyla kesip çıkarmak, baklavanın her yerinde eşit bir pişme ve çıtırlık dengesi yakalamanıza olanak tanır. Her katın arasına sürülen eritilmiş ve tortusu alınmış sade yağ, bu ince katmanların pişerken tek tek ayrılmasını ve havada asılı kalmış gibi görünmesini sağlar. Bu titiz hazırlık süreci, fırından çıkan baklavanın gerçek bir tatlıya dönüşmesini garantileyen son dokunuştur.
Şunlara da göz atın:
Baklava Şerbeti Ne Kadar Sürede Çeker?