Bu yöntemle artan pilavın değerlendirilerek atıştırmalık bir lezzete dönüştürüldüğü görülür. İnce tabaka halinde yayılan pilavın, pişirme sürecinde daha çıtır bir yapı kazandığı ifade edilir. Yağ ve baharat dengesinin sağlanmasıyla hafif ama aromatik bir sonuç elde edildiği kabul edilir. Sunumdan önce kısa süre dinlendirildiğinde dokunun daha iyi hale geldiği belirtilir.
Artan pilavın çok sulu olmaması çıtır bir sonuç için önemli kabul edilir. Eğer pilav nemliyse kağıt havlu üzerinde birkaç dakika bekletilmesi önerilir. Bu yöntemle fazla nemin alınması sağlanır. Pirinç tanelerinin birbirinden ayrılmış olması da dikkat edilen bir detaydır. Lapa kıvamda olan pilavın cips formunu bozduğu görülür. Bu nedenle pilavın kullanımdan önce hafifçe havalandırılması tercih edilir.
Pilavın tepsi ya da yağlı kağıt üzerine ince bir tabaka halinde yayılması gerekir. Daha ince yayılan pilavdan daha çıtır bir doku elde edildiği bilinir. Kaşık ya da spatula ile bastırılarak eşit bir kalınlık sağlanır. Kenarların çok kalın olmamasına özellikle dikkat edilir. Yuvarlak ya da kare formların daha estetik bir görünüm sunduğu düşünülür. Bu sayede sunumun daha eğlenceli bir hale getirildiği görülür.
Altın rengi bir görünüm için az miktarda yağın yeterli olduğu kabul edilir. Fazla yağ kullanıldığında cipslerin daha ağır ve yumuşak bir yapıya sahip olduğu gözlemlenir. Zeytinyağı ya da ayçiçek yağı tercih edilen seçenekler arasında yer alır. Yağın bir fırça yardımıyla pilavın üzerine eşit şekilde dağıtılması sağlanır. Bu yöntemle her parçanın aynı oranda kızarması mümkün olur. Aynı zamanda daha hafif bir lezzet elde edildiği belirtilir.
Pilav cipslerinin sade haliyle de keyifle tüketildiği bilinir. Tuz, karabiber ve toz biberin klasik bir başlangıç sunduğu kabul edilir. Sarımsak tozu ya da kekik ile farklı bir aroma kazandırıldığı görülür. Baharatların pişirme öncesinde eklenmesinin daha iyi sonuç verdiği ifade edilir. Bu sayede tatların pilavın içine işlemesi sağlanır. Her lokmada dengeli bir lezzet elde edilir.
Fırının önceden ısıtılmasının önemli olduğu vurgulanır. Soğuk fırında eşit bir pişme sağlanamadığı bilinir. Pilavların orta rafta yerleştirilmesinin daha iyi sonuç verdiği görülür. Pişirme süresinin yarısında tepsinin yönünün değiştirilmesiyle her tarafın kızarması sağlanır. Çok koyu bir renk oluştuğunda yanma riskinin arttığı belirtilir. Bu noktada çıtır dokunun korunması hedeflenir.
Cipslerin fırından çıktıktan hemen sonra tam çıtırlık göstermediği fark edilir. Oda sıcaklığında birkaç dakika bekletildiğinde dokunun daha iyi hale geldiği görülür. Soğudukça sertleşerek gerçek cips kıvamına ulaşıldığı ifade edilir. Servis öncesinde kağıt havlu üzerine alınarak fazla yağın emilmesi sağlanır. Bu yöntemle daha hafif bir sonuç elde edilir. Yanında yoğurtlu sos veya acı bir dip ile sunumun zenginleştirildiği bilinir.