Yemek pişirirken, ızgarada ya da saklama sırasında iki taraf arasında belirgin bir performans farkı bulunmaz. Parlak yüzey teorik olarak ısıyı biraz daha iyi yansıtsa da ev koşullarında bu fark hissedilir düzeyde değildir. Bu nedenle önemli olan hangi tarafın kullanıldığı değil, folyonun yemeği düzgün ve sıkı şekilde kapatılmasıdır.
Alüminyum folyonun parlak ve mat yüzeyleri üretim aşamasında oluşur. Son haddeleme işleminde iki kat folyo aynı anda preslenir. Dış yüzey parlak kalırken, iç yüzey temas nedeniyle matlaşır. Bu durum malzemenin yapısında bir farklılık oluşturmaz. Dolayısıyla yemeklerde kullanım açısından iki yüzey arasında temel bir özellik farkı yoktur. Kimyasal içerik ve dayanıklılık açısından her iki taraf da aynıdır.
Parlak yüzey teorik olarak ısıyı biraz daha fazla yansıtır. Mat yüzey ise ısıyı nispeten daha az yansıtır. Ancak ev tipi fırınlarda bu fark neredeyse hissedilmez düzeydedir. Yemeğin pişme süresi ya da lezzeti üzerinde belirgin bir etkisi olmaz. Isı dağılımı daha çok fırının çalışma prensibi, hava sirkülasyonu ve kullanılan kap ile ilgilidir. Bu yüzden pişirme performansı açısından iki taraf da rahatlıkla kullanılabilir.
Genel olarak belirli bir zorunluluk yoktur. Çoğu uzman, taraf fark etmez görüşündedir. Teorik olarak ısıyı geri yansıtmak istenirse parlak taraf dışa gelecek şekilde kullanılabilir. Ancak günlük yemeklerde bu detay pratikte belirgin bir fark yaratmaz. Önemli olan folyonun yemeği tamamen kapatması ve ısının içeride kalmasını sağlamasıdır.
Yiyecekleri buzdolabında saklarken iki taraf arasında işlevsel bir fark yoktur. Her iki yüzey de hava ve nem geçişini engeller. Tazeliği koruma konusunda performansları aynıdır. Burada belirleyici olan folyonun kalınlığı ve yiyeceğin hava almayacak şekilde sarılmasıdır. Bu nedenle saklama için hangi tarafın kullanıldığı önemli değildir.
Doğru şekilde kullanıldığında alüminyum folyo genel olarak güvenlidir. Ancak aşırı yüksek sıcaklıklarda ve özellikle asidik ya da tuzlu gıdalarla temas ettiğinde alüminyumun küçük miktarlarda gıdaya geçme ihtimali bulunmaktadır. Bazı araştırmalar, özellikle yüksek ısıda pişirme sırasında alüminyumun çok küçük parçacıklarının yiyeceğe geçebileceğini göstermektedir. Bu miktar günlük kullanımda genellikle düşük seviyededir. Ancak uzun süreli ve yoğun maruziyetin vücutta birikim riskine yol açabileceği yönünde bilimsel değerlendirmeler mevcuttur. Yüksek sıcaklık alüminyumun çözünmesini artırabilir. Özellikle domatesli, limonlu veya yoğun tuz içeren yemeklerde geçiş ihtimali artabilir. Bu nedenle bu tür yiyeceklerde cam ya da seramik kaplar tercih edilebilir. Günümüzde modern üretim teknikleri ve hijyen standartları sayesinde alüminyum folyo güvenli kullanım çerçevesinde değerlendirilmektedir. Uzmanlar, bilinçli ve kontrollü günlük kullanımda riskin minimal düzeyde olduğunu belirtmektedir. Her üründe olduğu gibi, doğru kullanım önemlidir. Çok yüksek sıcaklıklarda ve asidik gıdalarla uzun süreli temas ettirmemek, güvenli kullanım açısından dikkat edilmesi gereken temel noktadır.