ANASAYFA SÖYLEŞİLER KÜÇÜK DOKUNUŞLAR BÜYÜK MUTLULUKLAR

KÜÇÜK DOKUNUŞLAR BÜYÜK MUTLULUKLAR

Dünyada, neredeyse yüz yılı aşkın bir süredir bilinen ve kategorisinde öncü marka Knorr, çeşnileri, sosları, harçları, yemek yardımcıları, yenilenen lezzetli çorbaları ve pratik ürünleriyle hayatımızı

Behiye Ersin Arsan Unilever'e bağlı Knorr'un ürün müdürü. Almanya'nın Heilbronn kentinde 1938 yılında doğan Knorr, bugün ilk ve tek olan pek çok ürünüyle pazarın kurucusu durumunda. 2000 yılından bu yana, Unilever'in Knorr markasının yeni sahibi olmasıyla, çorbaları ve bulyonlarıyla tanıdığımız marka, zengin ürün yelpazesiyle mutfakta harcanan toplam süreyi olabildiğince keyifli hale getiriyor. Behiye Hanım'la Knorr'un ilginç başlangıç hikâyesini, Türkiye'deki atılımlarını, ürün çeşitlerini ve sürprizli ürünlerini konuştuk.

"Knorr'un hikayesi nasıl, dünyada ve Türkiye'de?

Dünyada 100 yılı aşkın bir süredir var Knorr markası. Almanya?da doğmuş. Kurucusu Knorr ailesinin soyadını almış. Knorr çorba üretmek amaçlı çıkmamış piyasaya. Endüstrileşme döneminde fabrika işçilerinin sağlıklı beslenmesi için çorbanın iyi bir yemek olacağı düşünülmüş. Çorbaların ortaya çıkışından 7-8 yıl sonra marketlerde paket çorba halinde satılmaya başlanmış. Pek çok ülkede Knorr?un İsviçre menşeli olduğu sanılır. Oysa ki, İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya?daki karışıklık sebebiyle sadece bir süre için İsviçre?de üretim yapılmış ve merkez ofis oraya taşınmış. Sonradan yeniden Almanya?ya dönülmüş.

 

Türkiye'de?

Unilever, Knorr'u 2000 yılında aldı. Ve 2001 yılından itibaren üretmeye başlıyor. Türkiye'de ilk kez, hazır çorba ve bulyon ürünleriyle piyasadaydı. Yaklaşık 25 senedir Türk piyasasında bulunuyor. 2002 yılında ilk köfte harcıyla, harçlar kategorisini başlattı. Hemen arkasından çıtır pane, pane harçları, ızgara harcı, beşamel sos, patates püresi gibi yeni ürünlerle o aile genişlemeye başladı. 2002'nin Temmuz-Ağustos aylarında çeşniler çıktı piyasaya. Böylece bir anda dört alt kategoride çalışmaya başlamış oldu Knorr. Bu arada çorba ve bulyon ana kategorileri hiçbir zaman ihmal edilmedi. Oradaki büyümeler hep devam etti. Diğer kategorilerle ise yeni bir kan, heyecan, markanın yeni duruşuyla ilgili açılımlar oluşmuş oldu.

 
Hangi kategorilerde hangi ürünler var şimdi?

Yemek harçları dediğimiz bir kategori var. Bu kategoride soslar var. Makarna sosu, salata sosu, beşamel sos... Köfte harcı, ızgara harcı, çıtır pane, pane... Bunlar sos değil artık. Yemek yardımcıları diyebileceğimiz bir grup. Çünkü bunları elinizdeki malzemelerle birleştirince tam bir yemeğe ulaşıyorsunuz. Köfte harcı zaten dört çeşit oldu. Sadece bildiğimiz köfte harcı vardı. Buna kadınbudu, İnegöl ve sucuk eklendi. Dolma harçlarımız var. Hem zeytinyağlı hem etli dolma yapmak için... Izgara harcı var. Bulyonlar zaten ikiye ayrılıyor. Tablet ve toz olarak... Çeşnilerde ise dört çeşidimiz vardı. Yeni bir tane eklendi; pastırmalı çeşni. Onunla birlikte şu anda beş ürünümüz var.

2002 yılından itibaren ürün çeşidinin bu denli çoğalmasının bir nedeni var mı?

Knorr'un da piyasada 20 yıldır varlığı ve ürünlerinin piyasadakilerin içinde en iyilerinden biri olmasıyla birlikte, farklı ihtiyaçlar oluşmaya başladı. Daha yenilikçi bir imaj, daha genç, dinamik, tüketiciye yakın bir imaj.... Ve tüketicinin ihtiyaçları artmaya başladı. Bu ihtiyaçların içinde kısa sürede zahmetsizce hazırlanan ama aynı zamanda ev yapımı lezzetine yakın, en yakın, hatta daha bile iyi olduğunu düşündüğümüz ürünlerimiz var. Kadınların hayattan keyif almaları bizim için çok önemli. Bunu sağlamanın farklı yolları var. Bazen onların kolayca hazırlayabilecekleri ama çok lezzetli ürünler sunuyoruz. Bazen de kendilerinin hazırlamalarının mümkün olmadığı sürprizler hazırlıyoruz. Böylece onların yerine yaratıcılığı biz üstlenmiş oluyoruz.


Yeni ürünleri neye göre belirliyorsunuz?

Tüketiciye gidip yeni bir üründen bahsetmelerini isterseniz, daha çok size bildikleri dünyadan bahsedeceklerdir. Oysa ki biz sürpriz yaratmaya çalışıyoruz. Ancak tabii ki bunlar onların da kabul edebileceği şeyler oluyor. Onun için neler yapabiliriz onları gözlüyoruz, dinliyoruz. Satır aralarında çok şey söylüyorlar aslında. Farklı ihtiyaçlarından bahsediyorlar. Bunlar da yeni ürün fikirleri için ışık yakıyor. Her görüşmeden sonra mutlaka bir şey çıkmıyor ama hepsinin sonrasında bir şeyler yakalıyorsunuz. Ve böylece birçok fikir çıkıyor ortaya. Yani direk olarak fikirlerini sormuyoruz belki ama onlardan ilham alarak fikir yaratıp, yine onlara dönüyoruz.

 

Yola yemek yapmaktan çıktınız?

Türkiye?de yemek yapmak bir aşk zaten. Herkes çok seviyor. Yemek yediğinizde bir anda kendinizi mutlu hissediyorsunuz. Ruh hali hemen değişiveriyor. Kadınlar içinse bu, takdir edilmenin ön şartı. Bu yüzden yemeğe çok önem veriliyor. Çocukların, eşlerin onlara güzel bir şey söylemeleri çok önemli. Bizim ürünlerimizden köfte harcı örneğin, onunla o kadar çok şey yaptırıyoruz ki... Tüketicilere farklı kanallarla ulaşıyoruz. Gerçekten köfte yapmanın çok bir esprisi yok ama onu harçla yaptığınızda yaratıcılık için zaman kalıyor. Onları yaratma fırsatı bulunca, mutfak çok keyifli bir hale geliyor.

 

Piyasaya yeni çıkacak ürünleriniz neler?

Şimdi de hanımların evde yapamayacakları ama denemek isteyecekleri çeşitleri piyasaya çıkarıyoruz. Geçen yıl bu seriye saray çorbalarıyla başladık. Gerçekten Osmanlı sarayında padişahın içtiği çorbalardı bunlar. Bu yıl da Anadolu'daki zengin çorba kültürümüzden ilham aldık. Dört bölgemizden en hoş dört çorbamızı aldık. Bu aydan itibaren, Ege'den Kekikli fesleğenli domates çorbası, Güneydoğu'dan Pırtike çorbası, Doğu Anadolu'dan Tutmaç çorbası, Karadeniz'den ise Kara lahana çorbasını seçtik.?


Yeniliklerden haberdar olun!

Lezzet’ten sürekli haberdar olmak istiyorsanız e-posta adresinizi girerek kaydolun!