ANASAYFA SÖYLEŞİLER ALKALİ YAŞAM

ALKALİ YAŞAM

Alkali yaşamı bilmek ve yaşamak...

Kariyer hayatına besleme üzerine deneyim ve aldığı eğitimlerle farklı bir kulvarda devam etme kararı alan Miyase Bülbül, insan ömrünü artıran ve sağlıklı yaşamın formülü olarak kabul edilen yaşam ve alkali mutfağı kalıcı bir kaynakta okuyucuyla buluşturdu.

Yeme içme kültürüne yönelik yazılmış kaynakların çok dışında bir kitap içeriğiniz var. Kitabı yazma sürecinizi sizden dinleyebilir miyiz?
Gerçekten uzun ve sancılı bir süreçti. Her şeyden önce kitap tüm sorulara cevap vermeliydi. Bunun içinde soruları ve sorunları iyi bilmek gerekti. Kitabı yazarken ben okuyor olsam hangi sorulara cevap arardım acaba? diye çok düşündüm. Etrafımdaki kişilere ve uzmanlara danıştım. Nerelerde tıkandıklarını bulmaya çalıştım. Yeni bir konu olduğu için yaşanmış, deneyleri içermeli ve herkesin kendinden bir parça bulmasını sağlayacak sıcaklıkta olmalı, sadece bir bilgi kitabı olmanın ötesinde kendine özgü esprisi olmalıydı. Gerek kendim gerekse etrafımda ki birçok kişinin yaşamları boyunca uğraşmak zorunda kaldıkları kilo verme ve doğru beslenme çabaları, gözlemlerim, uyguladığımız diyetlerin olumlu ve olumsuz sonuçları, beslenme konusunda aldığım eğitimler bu detayları verebilmemi sağladı.

Kitabınızın bir diyet kitabı olmadığını söylüyorsunuz. Ama beslenme önerileri aslında form tutmanın da destekleyicisi diyebilir miyiz?
Evet, bir diyet kitabı yazmadım. Bunu altını çizerek söylüyorum. Zira diyete inanmıyorum. Bir diyette, diyetteyim diye sevdiğimiz şeylerden uzak kalmamıza, yoksun bırakılmamıza karşıyım. Doğru beslenmenin ve sağlıklı yaşamın bir yaşam tarzı olarak benimsenmesinden, sevdiğimiz yiyecekleri başka formda aynı tat ve görüntüde ancak daha sağlıklı, daha az kalorili olmasının yanındayım. Örneğin brownie, puding, çikolatalı pastayı, çikolatayı herkes sever. Ancak bu tür besinler zararlı ve çok kalorili muzur yiyeceklerdir. İşlenmiş karbonhidratlar, beyaz şeker içerdikleri için asit yükleri fazla yani vücudun asit- alkali dengesi açısında zararlıdırlar. Vücudun tamponlayabileceğinden fazla asit yağ hücrelerinde depolanır. Yani fazla kilo olarak bize geri döner. Üstelik yüksek ısıda pişirildikleri için enzimleri kaybolmuş, vitaminlerinin yüzde 80’i minerallerinin en az yüzde 60’ı yitirilmiş ölü gıdalardır. Ölü gıdalar sindirim zorluklarına vücudumuzun ihtiyaç duyduğu depolanmış enzimlerin yok olmasına, hücrelerin ve organların fazla mesaiye kalmalarına, gereğinden çok çalışıp yıpranmalarına dolayısı ile erken yaşlanmaya sebep olur. Oysa ben size bunları un, tereyağı, yumurta, beyaz şeker kullanmadan ve pişirmeden aynı tat ve görüntüde yapabilirsiniz diyorum.

Alkali yaşamı bir de sizden dinleyebilir miyiz günlük yaşamdaki en pratik haliyle nasıl uygulayabiliriz?
Alkali yaşam, beden, ruh ve zihin olarak dengede, sağlıklı olma halidir. Evrende her şeyin bir iç dengesi vardır. Her canlı dış etkenlerden gelen bozulmaya karşı kendini dengelemekle programlanmıştır. Dengeleyemediğinde, hastalıklar, rahatsızlıklar, ruhsal bozukluklar, yorgunluk, sinirlilik, unutkanlık, depresyon baş gösterir. İşte bu aşamada alkali yaşam ve alkali beslenme karşı devreye girer. En pratik haliyle sabah kahvaltısında yenecek yumurta beyazı, keçi peyniri, bol yeşillik, taze biber, taze domates, zeytin, ceviz, badem, yulaf kepeği, öğle yemeğinde bol salata, sebze, mercimek, nohut, bulgur v.b. gibi ara öğün 1-2 mevsim meyvesi akşam yemeği haşlama et, deniz balığı, bol salata ve buharda ya da haşlama sebze beslenme biçimini destekler.


"Hangi diyet size çikolatalı pasta, brownie, çikolata yiyebilirsiniz der oysa ben diyorum".


Yeniliklerden haberdar olun!

Lezzet’ten sürekli haberdar olmak istiyorsanız e-posta adresinizi girerek kaydolun!